Trump, Grönland çıkışıyla ilgili geri adım attıktan sonra Bitcoin(BTC) hafifçe yükseldi ancak piyasalardaki belirsizlik algısı devam ediyor. Uzmanlar, jeopolitik kaygıların ve ABD-AB arasındaki gerginliğin tam anlamıyla çözülmemesi nedeniyle yatırımcıların ‘risk iştahı’nın zayıf kaldığını değerlendiriyor.
24’ünde (yerel saatle), Trump Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu konuşmasında Grönland’ın ABD için ‘ulusal güvenlik’ açısından önemli olduğunu söyledi ancak ‘askeri güç kullanılmayacağını’ da vurguladı. Bu açıklama, bağımsız bir özerk bölge olan Grönland’a olası askeri müdahale sonucu Danimarka’yla çatışma ve NATO içi bölünme riski iddialarının ardından geldi. Ayrıca Trump, müttefik ülkelerin planlarına katılmaması hâlinde yüksek gümrük tarifeleri uygulama tehdidinden de vazgeçti.
Bu gelişmelerin ardından Bitcoin, yaklaşık 87.000 dolar seviyesinden 90.000 dolara çıkarak sınırlı bir toparlanma gösterdi. Ancak bu yükseliş güçlü bir ralliye dönüşmedi. Bitcoin, kasım başında 110.000 dolardan düşüşe geçmiş ve kısa süre önce 88.000 doları test etmişti. Şimdiye dek bu seviyeyi tam anlamıyla toparlayamadı.
Bazı analistlere göre kripto paralar, tekrar eden kriz anlarında henüz 'güvenli liman' olma kimliğini kazanamadı. IG firmasının kıdemli piyasa analisti Chris Beauchamp, “Trump’ın açıklamaları sonrası küresel borsa satışları görülürken, kripto para piyasaları da bir sığınak işlevi görmedi” yorumunu yaptı. Beauchamp, Bitcoin’in geçen hafta 100.000 dolar direncini aşamaması ve toparlanmanın duraklaması üzerine, ABD merkezli kripto borsası Coinbase’in yasa tasarısı desteğini geri çekmesinin de piyasayı olumsuz etkilediğini belirtti.
AB tarafında da temkinli açıklamalar geldi. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, “Askeri operasyon planlarının iptali ve ticaret savaşı tehditlerinin geri çekilmesi olumlu ama ABD’nin Arktik bölge güvenliği kaygılarını bizim ‘kırmızı çizgimiz’le uyumlayacak çözümler gerekiyor” dedi.
Yine de piyasadaki belirsizlik ortadan kalkmış değil. DeVere Group CEO’su Nigel Green şu değerlendirmeyi yaptı: “Müzakereler dursa da güç dengesinin sarsıldığı bir ortamda piyasa halen diken üstünde. Ticaret gerilimi tedarik zinciri güvenini zedeleyerek yatırım kararlarını, döviz kurlarını ve diplomatik ilişkileri dahi etkiliyor.”
Tüm bu ‘gerilim yumuşaması’ mesajlarına rağmen Avrupa Birliği tarafı geri adım atmıyor. 21 Ocak’ta Avrupa Parlamentosu, ‘Turnberry Anlaşması’ olarak bilinen ABD ile yapılan ticaret uzlaşmasını tamamen askıya aldı. Anlaşma, ABD ürünlerinin ithalatını artırmayı ve bazı tarife indirimlerini kapsıyordu. Ancak Trump’ın son gümrük tarife açıklamaları sonrası uzlaşmadan vazgeçildiği görüldü.
Bu ortamda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB’nin ‘Ticaret Bazukası’ olarak tanınan ‘Anti-Zorlayıcı Araç’ı (ACI) devreye alabileceğini duyurdu. ACI’nın aktif hale gelmesi için en az altı ay gerekse de, bu mekanizma ABD’li şirketlere milyarlarca dolarlık zarar verebilecek ağır bir ticari yaptırım aracı olarak biliniyor.
Bitcoin finans şirketi Swan’ın CEO’su Cory Klippsten, “Geçen sene Bitcoin’i baskılayan en büyük etkenlerden biri doğrudan tarifelerdi” dedi. Klippsten’a göre, “Trump ne kadar kripto yanlısı bir profil çizse de, sadece ticaret politikaları bile yatırımcıların ‘riskli varlık’ alma isteğini kırıyor.”
Piyasa analisti Kshitij Kapoor ise, “Likidite daralması, makroekonomik riskler ve gümrük vergisi baskısı Bitcoin’i köşeye sıkıştırdı” yorumunu yaptı. Kapoor, “Sonuçta, varlık fiyatlarını belirleyen şey sadece inanç değil; likidite durumu, pozisyonlanma ve büyük resimdir” dedi.
Bitcoin geçtiğimiz yıl birçok ülkede benimsenme oranında artış gösterdi ancak finansal sistem içindeki rolü büyüdükçe küresel politikalar ve jeopolitik gelişmelere olan duyarlılığı da artmış oldu. Yaşanan son olaylar bu kırılgan yapının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Yorum 0