2026 Davos Zirvesi'nde jeopolitik gerilimler ve Grönland krizi gibi küresel konular öne çıksa da, *kripto para* gündeme güçlü şekilde geri döndü. Özellikle Başkan Trump’ın ABD’nin kripto stratejisine vurgu yapması, ülkeler arası ‘kripto liderliği’ yarışını yeni bir evreye taşıdı.
Başkan Trump çarşamba günkü konuşmasında, Amerika’yı dünya çapında *kripto merkezi* haline getireceği mesajını bir kez daha verdi. “CLARITY” adlı düzenleyici yasa tasarısını onaylamak istediğini belirtirken, bu yasanın ABD kripto piyasası için netlik sağlayacağını savundu. Tasarının geçtiğimiz hafta ABD Senatosu’nda oylanması bekleniyordu ancak Coinbase gibi büyük şirketlerin desteğini çekmesiyle ertelendi.
Trump, *kripto regülasyonunu* jeopolitik bir strateji olarak değerlendirdi. Çin’in bu alanda üstünlük kurmasından önce ABD’nin liderliği ele geçirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, özel sektör inovasyonunu teşvik eden “GENIUS” yasasına da atıfta bulunarak kriptodaki yaklaşımın bu vizyonla örtüştüğünü belirtti. Trump’ın 1 saatlik konuşmasında kriptoya sadece birkaç dakika ayrılmış olsa da, bu mesajlar ABD'nin açıkça *piyasa yanlısı* yaklaşıma bağlı kaldığını gösterdi.
Aynı gün düzenlenen bir panelde, Coinbase CEO’su Brian Armstrong ile Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau arasında gerçekleşen tartışma dikkat çekti. Konu ise *parasal egemenlik* üzerindeydi. Villeroy, tokenizasyon ve stabil kriptoparaların finansal altyapıyı dönüştürebileceğini kabul etti ancak bu yatırımların ulusal egemenliği tehdit ettiğini söyledi. “Para, egemenlikten ayrı düşünülemez” diyerek, para politikasının özel platformlara devredilmesine karşı çıktı.
Buna karşılık Armstrong, Bitcoin(BTC)’i modern altın standardı olarak tanımladı. Devletin mali disiplinsizliğine karşı *alternatif denetim aracı* oluşturduğunu belirtti. “Bitcoin devlet para biriminden daha merkeziyetsiz” ifadeleriyle, yeni sistemin rekabeti artıracağını savundu. Villeroy’un bu yoruma gülümseyerek yanıt vermesi ise dikkat çekti.
Villeroy, faiz üreten stabil kriptoparalara da karşı çıktı. Bu modellerin mevcut sistemi istikrarsızlaştırabileceğini dile getirdi. Buna karşın ABD’li şirket temsilcileri, Çin’in merkez bankası dijital parası (CBDC) karşısında rekabet edebilmek için faizli stabil paraların şart olduğunu savundu.
Öte yandan Binance’in eş CEO’su Richard Teng, Davos’ta CNBC’ye verdiği röportajda “ABD pazarına dönüş ihtimalini dışlamıyoruz” diyerek dikkat çekti. Her ne kadar net bir taahhütte bulunmasa da, Ripple CEO’su Brad Garlinghouse “Binance’in ABD’ye döneceğine eminim” dedi.
Binance, 2019’da ABD’ye özel Binance.US platformunu kurmuştu. Ancak 2023’te ABD Adalet Bakanlığı, şirketin bazı VIP müşterilerle olan ilişkilerini sürdürdüğü gerekçesiyle yaptırım uygulamıştı. Bu süreç sonunda CEO Changpeng Zhao suçunu kabul etmiş ve hapse girerek daha sonra Başkan Trump’ın affına mazhar olmuştu. Zhao da Davos’a katılarak, “Kripto artık kalıcı” mesajı verdi. Kripto piyasasının geleceğini “tokenizasyonda” gördüğünü belirten Zhao, 12’den fazla hükümetle kamu varlıklarının tokenleştirilmesi üzerine görüşmeler yürüttüklerini aktardı. Bu yaklaşım, Fransa Merkez Bankası'nın tokenizasyon vurgusuyla örtüşüyor.
Circle CEO’su Jeremy Allaire ise başka bir panelde, stabil kriptoparaların finansal kriz riski oluşturduğu yönündeki iddialara kesin bir dille karşı çıktı. “Banka kaosu yaratır” iddiasını *tamamen gerçek dışı* olarak tanımlayan Allaire, faiz ödemelerinin sadece müşteri cazibesi için kullanıldığını vurguladı. 11 trilyon dolarlık para piyasası fonlarını örnek gösteren Allaire, bu fonların bugüne dek bankacılığı çökertmediğini ifade etti. Ona göre, kredi akışları zaten bankacılıktan özel kredi ve sermaye piyasalarına kaymış durumda. Bu nedenle sorun, *kripto paralar*da değil, mevcut finansal yapının dönüşümünde yatıyor.
Şu anda stabil kriptopara piyasasının büyüklüğü 300 milyar dolar (yaklaşık 440 trilyon TL) seviyesine ulaşmış durumda.
2022’de TerraUSD(UST) kriziyle büyük darbe alan stabil kriptoparalar, 2026 Davos Zirvesi’nde yeniden *kamu politikalarının odağı* haline geldi. Merkez bankası yetkililerinin çoğu halen temkinli olsa da, en azından *tokenizasyon* ve *stabil kriptoparalar* artık küresel düzeyde tartışılan kavramlara dönüşmüş durumda.
Bu yılki Davos teması, ABD ve Avrupa’nın kriptoya olan yaklaşımının felsefi olarak nasıl ayrıştığını açıkça gösterdi. ABD, regülasyonu rekabet aracı olarak kurgularken, özel sektörü odak noktası haline getiriyor. Avrupa ise mali istikrarı önceleyip daha kuralcı bir tutum sergiliyor. Ancak her iki tarafta da iç siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle düzenleyici ilerleme yavaş seyrediyor.
Davos, *kripto paraların* artık yalnızca teknolojik değil, ekonomik strateji ve mali egemenlik gibi temel düzeyde tartışıldığını açıkça ortaya koydu.
Yorum 0