Avrupa Birliği’nin bu yıl yürürlüğe giren yeni kripto vergi raporlama kılavuzu DAC8, merkeziyetsiz finans sistemlerini (DeFi) şimdilik kapsam dışında tuttu. Ancak uzmanlar, düzenleyici kurumların DeFi üzerinde denetim yetkilerini netleştirmek için ‘kara para aklamayı önleme’ (AML) gibi alternatif yollarla kontrol arayışlarını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) eski danışmanlarından ve şu anda Taxbit’in küresel yönetişim direktörü olan Colby Mangles’e göre, DAC8 düzenlemesi esas olarak gerçek kişi teyidi yapılabilen saklama hizmetleri ve kripto borsalarını raporlama yükümlüsü olarak tanımlıyor. Bu kurumlar, OECD'nin geliştirdiği ‘Kripto Varlık Raporlama Standardı (CARF)’ çerçevesinde kullanıcı verilerini toplamak ve yetkili kurumlara bildirmek zorundalar.
Ancak merkeziyetsiz protokoller şu anda bu yükümlülüğün dışında yer alıyor. Mangles, *“Şimdilik DeFi dışında bırakılmış olsa da, gelecekte Sanal Varlık Hizmet Sağlayıcısı (VASP) olarak sınıflandırılmaları için adımlar atılacaktır”* dedi. Ayrıca AML düzenlemelerinin bu sınıflandırmayı yorumlamak için daha sık kullanılmaya başlandığını belirtti.
Diğer yandan, Rootstock Labs ile Animoca Brands Japan, Bitcoin(BTC) tabanlı DeFi çözümlerini Japon kurumsal yatırımcılara sunmak için stratejik ortaklık kurduklarını duyurdu. Amaç, Japon şirketlerin Bitcoin'i aktif bir mali varlık olarak değerlendirme taleplerine karşılık vermek. Rootstock ağı üzerine inşa edilecek araçlarla Japonya’daki firmalara yalnızca saklama hizmeti değil, aynı zamanda *aktif likidite yönetimi* imkanları da sunulacak.
ABD’de ise uzun süredir ertelenen ‘Dijital Varlık Komisyoncusu Yasası (DCIA)’nda yapılan düzenleme çalışmaları devam ederken, merkeziyetsiz finansın kapsanması konusunun önemli bir tartışma başlığı haline geldiği görülüyor. Bu yasa, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) arasındaki yetki sınırlarını netleştirmeyi hedefliyor. Ancak yasa yapıcılar ve sektör temsilcileri, DeFi protokollerine nasıl uygulanması gerektiği konusunda çekincelerini sürdürüyorlar.
DeFi alanındaki bir diğer gelişme ise ‘gerçek dünya’ altyapı ile bağlantılı merkeziyetsiz ağlar olan DePIN’lerin sessiz ama istikrarlı büyümesi. Messari ve Escape Velocity tarafından yayımlanan 2025 DePIN raporuna göre, 2023 yılı içinde bu ağlar 72 milyon dolar (yaklaşık 1.043 milyar TL) tutarında zincir üstü gelir elde etti. Toplam piyasa büyüklüğü ise 10 milyar dolara (yaklaşık 13 trilyon TL) ulaştı. Analizlere göre; bant genişliği, hesaplama gücü, enerji ve sensör verisi gibi alanlarda gelir üreten bu projeler, klasik DeFi protokollerinden çok daha sağlam performans sergiliyorlar. Messari, *“DePIN modelleri, artık geleneksel altyapı şirketleri gibi gerçek kullanım ve gelir odaklı yapılanmalara dönüşüyor”* yorumunda bulundu.
Bu hafta öne çıkan teknolojik gelişmelerden biri de Bitcoin tabanlı rollup platformu Citrea’nın, yeni ZK rollup ana ağını devreye alması oldu. Citrea, Bitcoin’i yalnızca bir değer deposu değil, aynı zamanda borç verme, yapılandırılmış ürünler ve ctUSD adında sabit coin işlemlerinde kullanılabilir hale getirmeyi hedefliyor. Yaklaşık 50 milyon dolarlık başlangıç likiditesi bekleniyor. Ancak bu gelişme, Bitcoin blok alanının başka kullanımlar için tahsis edilip edilemeyeceği yönündeki uzun süredir devam eden *karmaşıklaşma tartışmalarını* yeniden gündeme getirdi.
Bunların yanı sıra, piyasalarda genel bir düşüş yaşandı. Cointelegraph Markets Pro ve TradingView’in verilerine göre; piyasa değeri en yüksek 100 kripto para birimi arasında çoğu hafta boyunca değer kaybetti. Özellikle CLO (Yeah Finance) %58, SKR (Seeker) ise %55 düşüşle dikkat çekti. DeFi protokollerine kilitlenen toplam değer (TVL) de düşüş göstermeye devam etti. Bu durum, *yatırımcıların likiditeyi geri çekmeye yöneldiğine* ve daha sağlam projelere yönelim artışına işaret ediyor.
Genel bir değerlendirme yapıldığında; bu hafta DeFi piyasasında hem düzenleyici çerçevelerin değişimi hem de altyapı genişlemesi ön plana çıktı. AB’nin, merkeziyetsiz finansı kural dışı bırakması, bu alandaki hukuki tanımların hala netleşmediğini ortaya koyarken; farklı ülkelerdeki düzenleyici kurumların DeFi’yi sistem içine dahil etme yollarını dikkatle izlemek gerekiyor. Öte yandan, DePIN ve Bitcoin rollup gibi somut fayda ve gelir odaklı projelerin öne çıkması, DeFi dünyasının gelecekte alacağı yön konusunda önemli bir gösterge olabilir.
Yorum 0