DePIN sektörü 10 trilyon won eşiğini aştı: Gelirler büyüyor ama token fiyatları yerinde sayıyor
Merkeziyetsiz fiziksel altyapı ağı olarak bilinen DePIN sektörü, uzun süredir devam eden deneysel aşamanın ardından hızla yükselişe geçti. 2025 yılına yönelik olarak yayımlanan Messari’nin “DePIN Raporu”na göre, bu alan artık doğrudan kullanım temelli gelir oluştururken pazardaki konumunu da güçlendiriyor. Ancak dikkat çeken nokta, bu ekonomik büyümeye rağmen *token* fiyatlarının büyük oranda geri planda kalması.
2025 yılı itibarıyla DePIN sektörünün toplam büyüklüğü 10 milyar dolar (yaklaşık 14,5 trilyon won) olarak tahmin ediliyor. Aynı yıl içinde elde edilen *on-chain* gelirler de 72 milyon dolara (yaklaşık 1.045 milyar won) ulaştı. Bu rakamlar, DePIN projelerinin teknik prototip aşamasını aşıp gerçek altyapı hizmetlerine dönüşmeye başladığını gösteriyor. Raporda bu durum, “DePIN artık sadece bir teknoloji değil; gelir üreten bir iş modeli” şeklinde tanımlanıyor. Ayrıca, bazı projelerin ayı piyasası koşullarında bile sabit kazançlar sağladığı ve bu yönüyle *merkeziyetsiz finans (DeFi)* ya da birinci katman blokzincirlerinden daha iyi performans gösterdiği vurgulanıyor.
Ancak sektör büyümesine rağmen, bir ‘fiyat-gelir ayrışması’ yaşanıyor. Çoğu DePIN projesinin *token* fiyatı 2025 boyunca düşüş gösterirken, birkaç işlevsel proje gelirlerini sürekli artırmayı başardı. Şu anda önde gelen projeler, yıllık gelir bazında 10 ila 25 kat arası bir değerlemeye sahip. Bu oran 2021 yılındaki *boğa sezonu* sırasında görülen 1.000 kat gibi abartılı seviyelere göre oldukça makul seviyelerde seyrediyor.
Bilgi işlem, bant genişliği ve enerji kategorileri öne çıkıyor
DePIN sektörü kendi içinde üç ana alana ayrılıyor: bilgi işlem, bant genişliği ve enerji. Her biri kendi dinamiklerine sahip ve rekabet koşulları da ciddi şekilde farklılaşıyor.
Bilgi işlem tarafında 50’den fazla proje yer alıyor ve *giriş bariyerinin* düşük olması nedeniyle yoğun rekabet yaşanıyor. Bant genişliği alanında ise, büyük ölçekli yayılmanın zor olması projelerin daha kolay ayırt edilebilmesini sağlıyor ve bu da önemli bir rekabet avantajı getiriyor. Diğer yandan, enerji projeleri yüksek başlangıç sermayesine ihtiyaç duysa da genellikle daha sağlam gelir akışları elde edebiliyor.
Messari’ye göre DePIN ekosisteminin sürdürülebilir büyüme rotası üç temel stratejiyle şekillenebilir: 1) *DeFi*-tabanlı altyapı finansmanı (*InfraFi*), 2) düşük maliyetli erken gelir üretim modeli ve 3) *boğa piyasası* dönemlerinde gelen spekülatif sermayeyle desteklenen büyüme modeli.
Özellikle *InfraFi*, *stablecoin* likiditeleri aracılığıyla gerçek dünyadaki altyapı projelerine finansman sağlama potansiyeli sunuyor. Halen 175 milyar dolarlık (*yaklaşık 254 trilyon won*) *stablecoin* likiditesi bulunuyor. Ancak bu model henüz emekleme aşamasında ve kredi riski, zamanlama zorlukları ve regülasyon engelleri gibi faktörlerle karşı karşıya.
Yatırımcı ilgisi sürüyor, kurumlar piyasaya yön veriyor
DePIN *token* fiyatları halka açık piyasalarda baskı altında olsa da, özellikle girişim sermayesi tarafında güçlü bir destek devam ediyor. Messari’nin verilerine göre 2025 yılı boyunca DePIN projeleri, ağırlıklı olarak *tohum* ve *A Serisi* aşamalarda olmak üzere toplamda yaklaşık 1 milyar dolar yatırım aldı. Bu durum, kurumsal yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli potansiyele odaklandığını ortaya koyuyor.
Sektöre dair bazı yorumlara göre, DePIN’in olgunlaşması blockchain teknolojisi ile fiziksel dünyayı birbirine bağlayan yeni bir köprü yaratıyor. Gerçek dünyada kullanılabilen bant genişliği, enerji ve bilgi işlem kaynaklarının *merkeziyetsiz* ağlar üzerinden gelire dönüştürülmesi, blockchain’in sınırlarını fiziksel ekonomi sahasına taşıyor.
DePIN kavramı hâlâ yeni sayılabilir, ancak uzun vadede ‘*token*’laştırılmış altyapı’ olarak yeni bir yatırım kategorisinin doğmasına yol açabilir. Gelir artışıyla birlikte düzenleyici netliğin sağlanması halinde, büyük kurumsal fonların bu alana daha etkin biçimde yönelmesi beklenebilir.
Yorum 0