ABD’de geleneksel banka sektörü, kripto para şirketlerine yönelik ‘özel ayrıcalık’ niteliğinde düzenlemeler yapıldığı gerekçesiyle baskıyı artırıyor. ABD Para Birimi Denetleme Ofisi(OCC) son dönemde kripto şirketlerine art arda federal düzeyde banka lisansı verince, büyük banka lobileri hukuki adım seçeneğini masaya koymuş durumda. Böylece kripto şirketlerinin ‘federal banka lisansı’ alması, bankalar ile regülatör arasında sert bir bilek güreşine dönüşüyor.
Guardian’ın 9’unda (yerel saatle) aktardığına göre, ABD Banka Politikası Enstitüsü(BPI) OCC’ye karşı dava açıp açmama konusunu resmen değerlendiriyor. BPI, OCC’nin federal lisans kurallarını yeniden yorumlama sürecinde, geleneksel *banka sektörü* ve *eyalet bazlı regülatörlerin* birçok kez uyarıda bulunduğunu, ancak bu uyarıların karar mekanizmasına yeterince yansımadığını savunuyor.
Trump döneminden bu yana OCC’nin, kripto şirketleri ve fintech girişimlerinin ‘National Bank trust charter’ adı verilen ulusal banka tröst lisansını alıp faaliyete geçme süreçlerini belirgin biçimde basitleştirdiği biliniyor. Bu lisans, 50 eyaletin tamamında müşteriyle çalışabilme imkânı tanıdığı için ‘pazar erişimi’ açısından son derece kritik.
Bu çerçevede geçen yıl aralık ayında Ripple(XRP), Circle(USDC), BitGo, Paxos(PAXOS) ve Fidelity(FIS) gibi beş büyük şirket, ‘şartlı’ banka lisansı onayı aldı. Ancak geleneksel bankalar, bu modelin kripto şirketlerini geniş finansal sistemin içine ‘hızla soktuğunu’, buna karşın tam lisanslı bankaların tabi olduğu seviyede sıkı denetim, iç kontrol ve sermaye yeterliliği kurallarının aynı sertlikte uygulanmadığını düşünüyor.
BPI, geçen yıl ekim ayında da OCC’ye açık bir çağrı yaparak Circle(USDC), Ripple(XRP) ve Londra merkezli ödeme şirketi Wise(WISE) gibi büyük kripto ve blokzincir girişimlerinin lisans başvurularının kabul edilmemesini istemişti. Kuruluşa göre ‘banka benzeri hizmetler’ sunan şirketlere ‘daha hafif bir regülasyon çerçevesi’ sağlanması, ‘banka’ kavramının sınırlarını bulanıklaştırıyor; bu da hem sistemik riskleri büyütebilir hem de ulusal banka lisans sistemine duyulan güveni zedeleyebilir.
BPI yönetim kurulunda JPMorgan(JPM) CEO’su Jamie Dimon(Jamie Dimon), Bank of America(BAC) CEO’su Brian Moynihan(Brian Moynihan) ve Goldman Sachs(GS) CEO’su David Solomon(David Solomon) gibi büyük banka patronları yer alıyor. Etki gücü yüksek bir lobi grubunun ‘dava seçeneğini’ dahi açıkça konuşmaya başlaması, OCC’nin kripto lisans politikasına yönelik çatışmanın önümüzdeki dönemde daha da sertleşebileceğine işaret ediyor. ‘yorum: Büyük bankalar kripto şirketlere tanınan bu yeni lisans rejimini, kendi iş modellerine yönelik uzun vadeli tehdit olarak okuyor.’
Tepki yalnızca büyük bankalarla sınırlı değil. Guardian’a göre, orta ve küçük ölçekli bankaları temsil eden kuruluşlar ile eyalet bazlı regülatörler de OCC’nin kripto lisans hamlelerine ardı ardına itiraz yöneltiyor.
ABD’de 50 eyaletin regülatörlerini temsil eden *Eyalet Banka Denetçileri Konferansı*(CSBS), geçen ay OCC’ye gönderdiği bir mektupta, kripto ve ödeme şirketlerine yönelik regülasyon onaylarının ‘rekabet ortamını’, ‘tüketici korumasını’ ve ‘finansal istikrarı’ bozabileceğini ileri sürdü. Yaklaşık 5 bin civarındaki küçük ve bölgesel bankayı temsil eden *Bağımsız Toplum Bankaları Birliği*(ICBA) de benzer kaygılar dile getirerek, mevcut lisans süreçlerinin temel banka regülasyonunda ‘açıklar(‘loophole’)’ yarattığını, bunun da tüketici güvenliği ile finansal hizmetler sektörünün genel istikrarı açısından ciddi bir kamu politikası sorunu doğurabileceğini vurguladı.
Bu tartışma, yalnızca birkaç kripto şirketinin lisans alıp almaması meselesini aşıyor. Asıl kavga, ‘federal lisans’ şemsiyesi altında piyasaya kimlerin, hangi regülasyon koşullarıyla girebileceğini belirleyen temel kurallar etrafında şekilleniyor. BPI’nin gerçekten dava açması durumunda, kripto para şirketlerinin geleneksel finans sistemine giriş hızı ve OCC’nin lisans kurallarını yorumlama yetkisi yargı önünde masaya yatırılacak. Uzmanlar, bu olası hukuki mücadelenin finans piyasalarında *belirsizliği* artırabilecek, kripto şirketlerinin büyüme planlarını ve bankaların rekabet pozisyonlarını yeniden şekillendirebilecek bir faktör olabileceğine dikkat çekiyor.
Yorum 0