ABD Hazine Bakanlığı, *dijital varlıkları* kullanarak yapılan yasa dışı finansal faaliyetleri tespit edip engellemeye yönelik kapsamlı bir teknoloji raporunu Kongre’ye sundu. Raporda, artan ‘dijital varlık suçları’na karşı *yapay zeka(AI)* ve *blokzincir analitiği* gibi yeni nesil teknolojilerin daha geniş ölçekte kullanılması gerektiği vurgulandı.
Bu rapor, 2025 Temmuz’unda yürürlüğe giren *‘GENIUS Yasası’* kapsamında hazırlandı. Söz konusu yasa, ABD içinde *stablecoin* ve dijital varlık inovasyonunu teşvik ederken, aynı anda bu varlıkların suç amaçlı kullanım riskini azaltacak politika çerçevesinin oluşturulmasını Hazine’ye görev olarak yüklüyor.
Hazine Bakanlığı, son birkaç yıl içinde *dijital varlık tabanlı finansal suçların* hızla arttığını belirtti. Özellikle yatırım dolandırıcılığı, borsa ve cüzdan hack’leri ile fidye yazılımı saldırıları yoluyla oluşan zararların yaygınlaştığına dikkat çekildi.
ABD Federal Soruşturma Bürosu(FBI) verilerine göre 2024 boyunca bildirilen *dijital varlık dolandırıcılığı* kaynaklı kayıplar 9 milyar doların(≈ 13,2 trilyon won) üzerine çıktı.
Bu tutarın içinde en büyük kalemi, 5,8 milyar dolar(≈ 8,5 trilyon won) ile *yatırım dolandırıcılığı* oluşturdu. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %47 artışa işaret ediyor. ‘Sahte yatırım platformları’ ve ‘uydurma kripto projeleri’ üzerinden yürütülen suçların patlama yaşadığı yorumu yapılıyor. "yorum"
Siber suçlar da dijital varlık ekosistemi için temel tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Kuzey Kore bağlantılı hacker gruplarının 2024 Ocak ile 2025 Eylül arasında en az 2,8 milyar dolar(≈ 4,1 trilyon won) değerinde dijital varlık çaldığı tahmin ediliyor. Bu rakama, 2025 Şubat’ında kripto para borsası Bybit(Bybit) üzerinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 1,5 milyar dolarlık varlığın ele geçirildiği büyük ölçekli saldırı da dahil.
Fidye yazılımları(*ransomware*) da hâlâ ciddi bir sorun. 2024’te fidye ödemeleri için gönderilen tutarın yaklaşık 734 milyon dolara(≈ 1,08 trilyon won) ulaştığı, ödemelerin ezici çoğunluğunun *dijital varlıklarla* yapıldığı raporda yer aldı. Bu durum, saldırganlar için kriptonun hâlâ tercih edilen ödeme aracı olduğunu gösteriyor. "yorum"
Hazine’nin raporunda ayrıca, kripto para *mixing* hizmetleri gibi ‘anonimleştirici araçların’ yasa dışı para aklama faaliyetlerinde kritik rol oynadığına vurgu yapıldı.
2020–2025 dönemi arasında büyük *cross-chain köprüler*e giren fonların yaklaşık 1,6 milyar dolarlık(≈ 2,35 trilyon won) bölümünün *mixing servislerinden* geldiği tespit edildi. Mixing teknolojisi, işlem izlerini birbirine karıştırarak takibi zorlaştırdığı için, hem hack ürünlerinin hem de diğer suç gelirlerinin gizlenmesi açısından yüksek riskli olarak tanımlanıyor.
Hazine, bu tarz teknolojik özelliklerin bir yandan *dijital varlık inovasyonunu* beslerken, diğer yandan da denetim mekanizmaları açısından ‘görünmez bölgeler’ oluşturabildiğinin altını çizdi.
Raporda, bankalar ve diğer finans kuruluşlarının benimsemesi gereken dört temel teknoloji alanı öne çıkarıldı.
İlk sırada, *yapay zeka tabanlı işlem gözetim ve dolandırıcılık tespit sistemleri* yer alıyor. Büyük hacimli işlem verilerini gerçek zamanlı analiz ederek şüpheli hareketleri erkenden işaretleyebilen bu çözümlerin, klasik kurallı sistemlere göre daha etkili olduğu belirtiliyor.
İkinci odak noktası, kullanıcı kimliğini güçlendirmeye yönelik *dijital kimlik teknolojileri*. Özellikle yeni hesap açılış süreçlerinde ortaya çıkan dolandırıcılık riskini azaltmak için, daha sağlam kimlik doğrulama ve biyometrik çözümler öneriliyor.
Üçüncü olarak, *blokzincir analiz araçları* öne çıkıyor. Zincir üzerindeki fon akışlarını izleyebilen ve suçla bağlantılı adresleri haritalayabilen bu çözümlerin, kara para aklama ve yaptırım ihlallerini tespit etmek için kritik olduğuna dikkat çekiliyor.
Dördüncü teknoloji ise, farklı *uyum(compliance) sistemleri* arasında entegrasyonu kolaylaştıracak *API(uygulama programlama arayüzü) altyapıları*. Bu sayede finans kurumları hem birbirleriyle hem de kamu otoriteleriyle veri paylaşımını daha verimli gerçekleştirebilecek ve regülasyonlara uyumu daha düşük maliyetle sağlayabilecek.
Hazine, *merkeziyetsiz finans(DeFi)* alanı için de daha net regülasyon çerçevelerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Mevcut DeFi yapılarında, hangi tarafın *kara para aklamayı önleme(AML)* yükümlülüklerini üstlenmesi gerektiğinin çoğu durumda belirsiz olduğu ifade ediliyor. "yorum"
Yeni teknolojilerin benimsenmesi sürecinde, *uygulama maliyetleri* ve *düzenleyici belirsizlikler* önemli engeller arasında gösteriliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli finansal kurumların gelişmiş analiz altyapıları için gereken yatırım bütçesini karşılamasının güç olduğu vurgulanıyor.
Bu çerçevede Hazine Bakanlığı, önümüzdeki dönemde ek rehberler yayımlamayı ve ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü(NIST) ile birlikte sektör için teknik standartlar geliştirmeyi planlıyor.
Ayrıca, suç faaliyetleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen *dijital varlıkları* finans kuruluşlarının ‘geçici olarak dondurmasına’ imkan tanıyacak bir yasal düzenleme seçeneği de değerlendiriliyor.
Hazine, dijital varlık piyasasının hızlı büyümesini hatırlatarak, *inovasyonu boğmadan* yasa dışı finansal faaliyetleri engelleyebilecek *dengeli bir regülasyon sistemi* kurulması gerektiğini, aksi durumda hem tüketicilerin hem de finansal istikrarın ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını vurguluyor.
Yorum 0