하이퍼리퀴드(Hyperliquid), 100억 doları aşan ‘açık pozisyon’ ile büyüme vitesini yükseltti. ‘Açık pozisyon’ artışının arkasında, sadece kripto paralara değil, hisse senetleri, emtialar ve halka arz öncesi (pre‑IPO) ürünlere uzanan genişleme stratejisi olduğu değerlendiriliyor.
Talos, salı günü yayımladığı raporda, hiyperliquid iyileştirme önerisi 3(HIP-3) sayesinde, geleneksel finans varlıklarına bağlı türev ürün hacminin hızla büyüdüğünü açıkladı. Tahminlere göre toplam ‘açık pozisyon’un yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı, doğrudan platformun geliştiricileri tarafından açılan HIP‑3 kalıcı vadeli piyasalarında tutuluyor.
Rapora göre özellikle ‘petrol’, Nasdaq 100 ve teknoloji hisseleriyle bağlantılı sözleşmeler yoğun ilgi gördü. SpaceX halka arzına yönelik beklentinin artmasıyla birlikte, halka arz öncesi (pre‑IPO) piyasaya da 250 milyon doları aşkın ‘açık pozisyon’ girişi olduğu belirtildi. Ayrıca S&P 500 kalıcı vadeli işlem hacminin yaklaşık yarısının, petrol kalıcı vadeli işlem hacminin ise yüzde 60’ından fazlasının ABD normal seans saatleri dışında gerçekleştiği kaydedildi.
hiyperliquid’in bu hamlesi, kripto para borsalarının dijital varlıkların ötesine geçip, blokzincir tabanlı türev ürünler aracılığıyla geleneksel finans piyasalarına açılma eğilimiyle aynı çizgide ilerliyor. Intercontinental Exchange(ICE) üst yöneticisi Jeffrey Sprecher da yakın zamanda düzenleyici kurumlara, 24 saat ‘on-chain kalıcı vadeli işlemler’ için ‘adil rekabet ortamı’ sağlanması çağrısında bulunurken hiyperliquid’i örnek gösterdi.
Kârlılık tarafı da dikkat çekiyor. DeFiLlama verilerine göre hiyperliquid, son bir haftada 15,6 milyon doların üzerinde işlem ücreti elde ederek, haftalık komisyon gelirinde Tether(USDT) ve Circle(USDC) sonrasında üçüncü sıraya yerleşti. yorum Kripto odaklı borsalar arasında hiyperliquid’in ağırlığının hızla artması, platformu artık niş bir oyuncu olmaktan çıkarıp ana akım bir türev piyasası aktörüne dönüştürüyor. yorum
Sektör yorumcuları, hiyperliquid’in büyümesini ‘24 saat işlem’ ve ‘on-chain türev ürünler’ için artan talebin somut bir işareti olarak görüyor. Ancak hisse senetleri ve emtiaları da kapsayan bu ürün genişlemesinin ‘sürdürülebilir büyüme’ye dönüşüp dönüşmeyeceği, önümüzdeki dönemde hem işlem hacmi hem de düzenleyici çerçevenin nasıl şekilleneceğine bağlı olacak.
Yorum 0