Piyasanın odağı yeniden ‘volatilite’ye kaymış durumda. Alea Research’in yakın tarihli raporuna göre; petrol fiyatlarında sert yükseliş ihtimali, Tüketici Fiyat Endeksi(CPI) ile Üretici Fiyat Endeksi(PPI) arasındaki ayrışma, ABD Merkez Bankası(Fed) faiz patikasının yeniden fiyatlanması, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) spot ETF’lerinde görülen fon yorgunluğu ile DeFi tarafındaki güvenlik riskleri aynı anda baskı yaratıyor. Raporda öne çıkan nokta, rallinin kendisinden çok ‘alıcıların kalitesi’. Yüzeyde riskli varlıklara ilgi sürüyor gibi görünse de, incelen likidite ve kalabalık pozisyonlanma küçük şokların bile sert fiyat hareketlerine dönüşebileceği bir zemine işaret ediyor.
Analizin çıkış noktası ABD enflasyonu ve enerji fiyatları oldu. Mayıs ayı tarım dışı istihdam verisi piyasa beklentisinin belirgin şekilde üzerine çıkarak iş gücü piyasasının güçlü kaldığını gösterdi. İşsizlik oranı da yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı. CPI ise aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda yüzde 4,2 yükselerek nisan ayına göre yeniden hızlandı. Bu artışın büyük bölümünü enerji fiyatları taşıdı. Benzin fiyatları aylık yüzde 7,0, yıllık bazda ise yüzde 40,5 arttı. Buna karşın çekirdek CPI daha sakin seyretti ve aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,9 olarak kaydedildi. Bu tablo, piyasada bir kesimin ‘ana enflasyon hâlâ kontrol altında’ beklentisini korumasına neden oldu.
Ancak PPI verisi bu iyimserliği sınırladı. Alea Research’e göre mayısta nihai talep PPI aylık yüzde 1,1, yıllık yüzde 6,5 artarak Kasım 2022’den bu yana en güçlü yıllık yükselişi gördü. Veri piyasa tahminlerinin de üzerine çıktı. Artışın büyük kısmı mal fiyatlarından kaynaklandı ve enerjiyle benzin tarafındaki yükseliş belirginleşti. Hizmet kalemlerindeki artış daha sınırlı kalsa da, gıda, enerji ve ticaret hariç tutulan talep fiyatlarının da yüksek seviyesini koruduğu görüldü. Bu da enerji kaynaklı maliyet baskısının üretim zinciri boyunca daha geniş bir alana yayılmaya başladığını gösteriyor.
Orta Doğu’daki gelişmeler de fiyatlamaları zorlaştırıyor. ABD ile İran arasında yürütülen temaslarda bazı siyasi başlıklarda ilerleme sağlansa da, dondurulmuş İran petrol gelirlerinin nasıl çözüleceği, Hürmüz Boğazı geçişleri ve olası kısıtlamaların kaldırılma biçimi belirsizliğini koruyor. Piyasa yalnızca askeri gerilim riskini değil, deniz taşımacılığında aksama ve sigorta maliyetlerindeki artışı da hesaba katıyor. Bu nedenle petrol, artık sadece bir emtia değil; Fed’in faiz yönü, uzun vadeli tahvil getirileri ve büyüme hisselerinin değerlemeleri üzerinde etkili ana makro değişkenlerden biri olarak görülüyor.
Kripto para piyasasında ise rahatlama ile tedirginlik aynı anda hissediliyor. Bitcoin(BTC) spot ETF’leri 13 işlem günü süren çıkış serisinin ardından 3,05 milyon dolarlık sınırlı net giriş gördü. Ancak bu hareket, mayıs ortasından sonra yaklaşık 4,4 milyar dolarlık çıkış yaşanmasının ardından gelen zayıf bir toparlanma olarak değerlendiriliyor. Bitcoin(BTC) fiyatı 63 bin dolar civarında işlem görse de, ETF akışlarının marjinal alıcı rolü oynadığı mevcut yapıda tek günlük girişin yeni bir trend başlangıcı anlamına geldiğini söylemek için erken olduğu belirtiliyor. ETF varlıklarının da geçen yılki zirvelerin altında kaldığı ifade ediliyor.
Ethereum(ETH) tarafında da benzer bir görüntü var. Özellikle BlackRock’ın ETHA ürünü öncülüğünde 19,3 milyon dolarlık giriş yaşanırken, 17 günlük çıkış serisi son buldu. Yine de Ethereum(ETH)’un yeniden piyasa liderlerinden biri sayılabilmesi için yalnızca çıkışların durması yetmiyor. ETH/BTC göreli gücünde istikrarın görülmesi gerektiği belirtiliyor. Raporda Ethereum(ETH)’un şu aşamada bağımsız bir hikâyeden çok; faiz görünümü, risk iştahı ve DeFi hassasiyetine bağlı hareket eden bir ‘beta varlık’ niteliği taşıdığı yorumu yapılıyor.
Büyük altcoin’ler ve DeFi projelerinde tablo daha parçalı ilerliyor. Hyperliquid(HYPE), Coinbase’in Hyperliquid USDC dağıtıcısı olarak resmen sürece katılması sonrası gelir görünürlüğüyle öne çıktı. Solana(SOL), genel uzun pozisyon tasfiyesi baskısı altında zayıf bir performans gösterirken, zincir üstü büyük transferler de piyasa hissiyatını etkiledi. Ondo(ONDO) ise ABD dışındaki kullanıcılar için yürütülen işlemlerde tokenleştirilmiş hisse teminatı modelini devreye alarak gerçek dünya varlıklarının tokenleştirilmesi alanındaki denemelerini genişletti.
Özellikle Morpho(MORPHO), kurumsal sermaye ilgisinin çarpıcı örneklerinden biri oldu. Paradigm, a16z Crypto ve Ribbit Capital öncülüğündeki turda şirket yaklaşık 2 milyar dolar değerleme üzerinden 175 milyon dolar yatırım aldı. Coinbase, Kraken, Anchorage ve Galaxy gibi önemli şirketlerin hâlihazırda Morpho altyapısını kullanıyor olması, zincir üstü kredi piyasasının geleneksel finansla temasının arttığı şeklinde okunuyor. Buna karşın token sahiplerine gerçek ekonomik değerin nasıl yansıtılacağı sorusu hâlâ netleşmiş değil.
Hafta boyunca piyasanın en hassas tepki verdiği başlıklardan biri güvenlik olayları oldu. İnsanlık kanıtına dayalı dijital kimlik projesi Humanity(H), vakıfla bağlantılı cüzdanların özel anahtar sızıntısı sonrası ağır darbe aldı. En az 17 cüzdanın ele geçirildiği ve zararın 32 milyon doları aştığı bildirildi. Saldırganların ele geçirilen varlıkları Ethereum(ETH)’a çevirdiği ve ek token basımı yaptığı aktarıldı. Token fiyatı kısa sürede yaklaşık yüzde 80 düştü. Bu olay, tek bir güvenlik açığının proje güveni, token ekonomisi ve işlem likiditesini aynı anda çökertme riski taşıdığını yeniden gösterdi.
Sahara(SAHARA) da olağan dışı oynaklık içinde bir günde yüzde 50’den fazla değer kaybetti. Ekip, akıllı sözleşme ya da ürün güvenliğine ilişkin sorunları reddetse de piyasa açıklamadan önce fiyatı baz aldı. Bu durum, altcoin piyasasında temel göstergelerden çok likidite ve güven unsurunun belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor. Rapora göre bu hareketler tekil olumsuzluklardan ibaret değil; sığ emir defteri, yüksek kaldıraç ve hikâye odaklı yatırım düzeninin birleşik sonucu.
Bitcoin(BTC) katman-2 ekosistemindeki soğuma da dikkat çekiyor. Bitcoin L2 projesi Botanix, faaliyetlerini sonlandıracağını açıkladı. Yeterli finansman ve teknik ayrışma iddiasına rağmen, Bitcoin(BTC) sahiplerini bu ekosistemde gerçekten işlem yapmaya ve varlıklarını değerlendirmeye ikna edecek kullanım alanı üretilemedi. Bu gelişme, BTCFi alanının genelinde ‘potansiyel’ ile gerçek talep arasındaki mesafenin sürdüğünü gösteriyor.
Hisse senedi piyasasında ise yapay zekâ ve mega büyük şirket yoğunlaşması ayrı bir risk başlığı olarak değerlendiriliyor. S&P 500 ve Nasdaq 100 endeksleri pasif fon girişlerinden destek almaya devam etse de, mevcut yüksek çarpanların korunabilmesi için yalnızca iyi bilanço değil, beklentilerin üzerinde güçlü sonuçlar gerekiyor. Nvidia(NVDA) yapay zekâ talebinin merkezindeki şirket olmaya devam ediyor. Ancak enerji maliyetlerindeki yükseliş ve müşterilerin yatırım kararlarını yavaşlatması halinde, hem en son direnen hisse hem de piyasa gücünün temel göstergesi olabileceği belirtiliyor.
Oracle(ORCL) bilançosu da bu açıdan sembolik bulundu. Gelirler ve bulut büyümesi güçlü gelse de, yüksek sermaye harcaması, negatif serbest nakit akışı ve gelecekteki finansman ihtiyacı ön plana çıkınca hisse geriledi. Bu da yapay zekâ altyapısı hikâyesinde artık yalnızca büyümenin değil, finansman yapısı ve nakit akış kalitesinin de ana değerlendirme ölçütü haline geldiğini gösteriyor. Broadcom(AVGO) da güçlü yapay zekâ çip talebine işaret etmesine rağmen, beklentileri daha da yukarı taşıyamadığı için düzeltme yaşadı.
Alphabet(GOOGL), Microsoft(MSFT) ve Amazon(AMZN) da yapay zekâ kapasitesi yarışında farklı konumlanıyor. Alphabet, hesaplama gücü ihtiyacını karşılamak için dış altyapı kullanımını artırıyor. Microsoft(MSFT), mevcut kurumsal yazılım nakit akışı sayesinde daha ‘güvenli’ bir yapay zekâ yatırımcısı olarak görülüyor. Amazon(AMZN) ise Anthropic ile uzun vadeli iş birliği sayesinde büyüme beklentisini koruyor; ancak elektrik ve çip darboğazlarının kalıcı hale gelmesi durumunda dış kaynak kullanımını artırması gerekebilir.
Emtia tarafında da tablo net değil. Altın yüksek seviyelerini korusa da yükseliş ivmesi zayıflamış durumda. Reel faizlerin yüksek kaldığı bir ortamda, jeopolitik gerginliğin tek başına güçlü ve kalıcı bir trend yaratmakta zorlandığı düşünülüyor. Gümüş, altına kıyasla daha sert bir toparlanma denemesi yapsa da faiz baskısı burada da yukarı hareketi sınırlıyor. Bu nedenle değerli metallerin artık genel bir enflasyon korumasından çok, belirli koşullarda çalışan seçici bir sığınak haline geldiği ifade ediliyor.
Buna karşılık Brent petrol ile Batı Teksas türü ham petrol(WTI), hâlâ en doğrudan makro korunma araçları arasında gösteriliyor. İsrail ile İran arasındaki doğrudan gerilim kısmen yatışsa bile, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş riskleri ve liman kapatma ihtimali gündemde kalmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarının belli bir eşiğin üzerinde kalması, CPI’da yeniden hızlanma korkusunu artırıyor. Bu da faizlerden hisse senetlerine, kripto paralardan genel risk iştahına kadar geniş bir baskı oluşturuyor. Kısacası petrol, şu anda piyasa yönünü en güçlü biçimde etkileyen değişkenlerden biri kabul ediliyor.
Bakır, elektrik ve uranyum da uzun vadeli temalar açısından izleniyor. Bakırda yapay zekâ veri merkezleri ve enerji şebekesi yatırımlarıyla birlikte yapısal talep beklentisi bulunsa da, kısa vadede yüksek fiyatların bu beklentiyi şimdiden büyük ölçüde satın almış olabileceği düşünülüyor. ABD’de elektrik talebinin, yapay zekâ veri merkezi yatırımları nedeniyle 2026 ve 2027’de yeniden rekor seviyelere çıkması bekleniyor. Uranyum da enerji güvenliği ve nükleer santral yatırımı beklentileriyle ilgi çekiyor; ancak arzın yavaş artması nedeniyle bu alandaki oynaklığın yüksek kalabileceği belirtiliyor.
Alea Research raporunun vardığı ana sonuç açık: Piyasalarda hâlâ yükselişi sürdürebilecek bir enerji var, ancak bu enerjinin dayanıklılığı geçmişe göre daha zayıf. Petrol fiyatları makro dengeyi sarsarken, ETF akışları Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) yönünü belirlemeye devam ediyor. Yapay zekâ odaklı büyük hisselerde ise daha yukarı revize edilen kâr beklentileri olmadan mevcut değerlemeleri korumak zorlaşıyor. Rapora göre mevcut ortamı yalnızca ‘risk alma’ ya da ‘riskten kaçış’ ikilemiyle okumak yetersiz kalır. Asıl bakılması gereken, piyasaya giren paranın niteliği ve ne kadar süre kalıcı olabileceği. Pasif fonların mega büyük hisseleri desteklemesi, ETF ihraçlarının Bitcoin(BTC)’ye taban oluşturması ve gerçek nakit akışı üreten protokollerin ayrışması bu yüzden önemli. Sadece gösterişli hikâyeye dayanan, teyidi zayıf ve likiditesi düşük varlıklarda ise daha dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.
Yorum 0