Nvidia($NVDA), Goldman Sachs(Goldman Sachs) başta olmak üzere Wall Street'in büyük finans kuruluşlarıyla 500 milyar doları aşan bir yapay zeka bilgi işlem altyapısı finansman platformu kurmaya hazırlanıyor. Şirket, çip satışının ötesine geçip veri merkezlerini, enerjiyi ve grafik işlem birimi (GPU) kullanım haklarını uzun vadeli nakit akışı olan finansal varlıklara dönüştürmeyi hedefliyor.
Nvidia, 10'unda (yerel saatle) Apollo(Apollo), BlackRock(BlackRock), Blackstone(Blackstone), Brookfield(Brookfield), Goldman Sachs ve KKR(KKR) ile bu platformu kurmak için stratejik bir ortaklık duyurdu. Şirket, platform aracılığıyla uzun vadede 500 milyar doların üzerinde üçüncü taraf sermaye harekete geçirmeyi planladığını açıkladı. İş birliğinin nihai sözleşmelerin imzalanmasına bağlı olduğu da vurgulandı.
Goldman Sachs'ın bu yapıdaki rolü, sıradan bir yatırımcı katılımının ötesinde tanımlandı. Goldman Sachs Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su David Solomon(David Solomon), Nvidia'nın açıklamasında “Nvidia'nın bilgi işlem gücünün desteklediği bir 'kredi piyasası' yaratmak için yeni bir fırsat doğdu” dedi. Bu ifade, yapay zeka altyapısının artık teminatlı ve nakit akışı olan bir kredi ürünü gibi ele alınacağı şeklinde yorumlanıyor.
Bu girişim, Nvidia'nın 1 Temmuz'da (yerel saatle) duyurduğu gelir paylaşımı ve kredi desteği modeliyle de örtüşüyor. Şirket o dönemde, yapay zeka bulut sağlayıcılarının Nvidia altyapısını tedarik ettiği, Nvidia'nın ise ürün satışının yanı sıra desteklediği kapasiteden doğan bulut gelirinin bir kısmını aldığı bir yapı öne sürmüştü. Yalnızca uzun vadeli satın alma sözleşmelerinin yapay zeka bilgi işlem finansmanını yeterince açamadığı da o açıklamada belirtilmişti.
Yapay zeka bilgi işlem altyapısı finansmanı, veri merkezini, sunucuları, GPU'ları, enerjiyi ve soğutma sistemlerini tek bir yatırım birimi olarak görüp fonlama sağlama yöntemi. Büyük veri merkezi yatırımlarında başlangıç ekipman maliyeti yüksek ve geri dönüş süresi uzun olduğundan, banka kredileri, şirket tahvilleri, özel sermaye borçlanması ve altyapı fonları genellikle birlikte devreye giriyor. Nvidia burada GPU talebini ve uzun vadeli sözleşmeleri birleştirerek finans piyasasının değerlendirebileceği bir nakit akışı yaratmayı deniyor.
Kore şirketleri de bu yapının doğrudan paydaşı haline geldi. Nvidia, 24 Temmuz'da (yerel saatle) Naver(NAVER) ve Brookfield ile Kore'deki yapay zeka fabrikası genişleme planını duyurdu. Buna göre Naver'in Sejong veri merkezindeki ilk Nvidia DSX AI Factory kurulumu 55 megavattan, 2028 yılına kadar 200 megavata çıkarılacak.
Bu anlaşma kapsamında Nvidia, Naver'e 1 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Brookfield ise 9 milyar dolara kadar destek sağlayan, bağlayıcı olmayan bir ön anlaşmaya (term sheet) girdi. Naver'in ise kalan yatırım yükünü üstlenmesi öngörülüyor.
Aynı gün Nvidia ile SK Grubu(SK Group) da 500 milyar doları aşan bir yapay zeka altyapısı iş birliğini duyurdu. SK Telecom'un(SK Telecom) 2 gigavatlık veri merkezi ve 2027'deki devreye alma planı da bu iş birliğine dahil. TokenPost'un daha önce haberleştirdiği 500 milyar dolarlık yapay zeka finansman platformu tartışması, artık yerel veri merkezi ve yarı iletken tedarik zincirine uzanan bir akışa dönüşüyor.
Nvidia ile SK Grubu arasındaki iş birliği, yapay zeka fabrikalarını ve yeni nesil bellek tedarikini bir arada ele alıyor. Yapay zeka fabrikası, GPU, sunucu, enerji, soğutma ve yazılımı bir araya getirerek yapay zeka modeli eğitimi ve çıkarımı için çalışan bir veri merkezi tipi altyapı. Büyük ölçekli enerji temini ve yarı iletken tedarik zinciri aynı anda gerektiğinden, salt ekipman alımından çok finansman yapısı öne çıkıyor.
Goldman Sachs Research, 12 Haziran'da (yerel saatle) yayımladığı raporda büyük bulut şirketlerinin yapay zeka ve veri merkezi harcamalarının 2030'a kadar 5,3 trilyon dolara ulaşabileceğini belirtti. Aynı raporda özel altyapı fonlarının yönettiği varlıkların 2030'da 3 trilyon doları aşabileceği de öngörüldü. Bu, banka kredileri ve şirket tahvillerinin tek başına büyük yapay zeka altyapı yatırımı talebini karşılamakta yetersiz kalabileceği görüşüne dayanıyor.
Wall Street'in bu piyasaya bakışının nedeni de burada yatıyor. Yapay zeka veri merkezleri; enerji sözleşmesi, ekipman alımı ve bulut kullanım anlaşmasını bir araya getiren büyük ölçekli projeler. Finans kuruluşları uzun vadeli talebi ve teminat değerini değerlendirerek kredi veya yapılandırılmış ürün oluşturabiliyor, Nvidia'nın müşterileri ise başlangıç yatırım yükünü paylaşabiliyor.
Olumlu yaklaşım, dış finans kuruluşlarının devreye girmesinin Nvidia'nın müşteri satın alma finansmanını doğrudan üstlendiği yönündeki endişeyi bir ölçüde azaltabileceği yönünde. MarketWatch(MarketWatch), Morgan Stanley(Morgan Stanley) ve Bank of America(Bank of America) analizlerine dayanarak bu gelişmenin Nvidia'nın finansal riskini azaltacak şekilde yorumlanabileceğini aktardı. Ancak bunun bir analiz kuruluşu değerlendirmesi olduğu, nihai sözleşme koşullarının henüz doğrulanmadığı belirtilmeli.
Karşı görüşler de var. Yapay zeka donanımında nesil değişimi hızlı yaşanıyor ve GPU gibi ekipmanların teminat değeri beklenenden daha çabuk düşebilir. Financial Times(Financial Times), açıklamanın ardından Nvidia hisselerinin yüzde 2,9 gerilediğini bildirdi. Bu durum, yatırımcıların yapay zeka altyapısı finansman yapısındaki risk dağılımını henüz tam olarak benimsemediğinin bir işareti olarak da okunuyor.
Tartışmanın merkezinde 'dairesel finansman' sorunu var. Tedarikçinin müşterinin satın alma gücünü artıracak şekilde bir finansman yapısı kurması, gelir ile finansal desteği iç içe geçirebilir. Nvidia, dış finans kuruluşlarının yapay zeka altyapısını bağımsız şekilde değerlendirdiği bir yapı olduğunu açıkladı; ancak nihai sözleşme koşulları ve risk dağılımı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Bu gelişme, Nvidia'nın yapay zeka bilgi işlemini ürün satışının ötesinde bir finansal varlığa dönüştürüp dönüştüremeyeceğinin bir turnusol testi niteliğinde. Kore'de Naver ve SK Grubu örneklerinde görüldüğü gibi yapay zeka fabrikası ve veri merkezi yatırımları zaten birbirine bağlı durumda. Nihai sözleşmelerin imzalanıp imzalanmayacağı, teminat yapısı ve sermaye maliyeti netleştikçe, bu finansman modelinin Kore şirketlerinin bilançosuna ve kredi piyasalarına etkisi de daha net görülebilecek.
Yorum 0