ABD'de 30 yıllık hazine tahvili faizi gün içinde yüzde 5,33 seviyesine kadar çıkarak uzun vadeli borçlanma maliyetleri ve enflasyon beklentileri konusunda piyasada tedirginliği artırdı. Uzun vadeli faizlerdeki bu yükseliş yalnızca hisse senetlerini değil, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıkların değerleme hesaplarını da etkileyen makro bir gösterge olarak izleniyor.
ABD Hazinesi'nin günlük faiz verilerine göre, 21'inde (yerel saatle) 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,27, 10 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 4,74 olarak kaydedildi. MarketWatch'a göre 30 yıllık getiri gün içi işlemlerde yüzde 5,33 civarına kadar yükselerek 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
30 yıllık faiz; konut kredileri, şirket tahvilleri ve uzun vadeli proje finansmanı için referans alınan kritik bir uzun vadeli faiz oranı. Getiri yükseldikçe tahvil fiyatları düşüyor, yatırımcılar daha yüksek getiri talep ediyor ve borçlanan taraf için maliyet artıyor.
Bu yüzden uzun vadeli faizlerdeki yükseliş sadece tahvil piyasasını ilgilendiren bir hareket olarak kalmıyor. Tüketim, şirket yatırımları, teknoloji hisselerinin değerlemesi ve riskli varlık fiyatlamasında birlikte dikkate alınan bir 'referans faiz' işlevi görüyor.
CryptoBriefing, 30 yıllık tahvil faizindeki yükselişin genişleyen uzun vadeli borçlanma maliyetlerine ve olası enflasyon baskısına işaret ettiğini aktardı. 10 yıllık getirinin de yüzde 4,74 civarında seyretmesiyle faiz yükselişinin yalnızca uzun vadeli kağıtlarla sınırlı kalmadığı belirtildi.
Ancak günlük kapanış verileri ile gün içi haberlerde geçen rakamların birbirinden ayrılması gerekiyor. Yüzde 5,33 civarındaki rakam gün içi zirve olarak bildirilirken, Hazine'nin açıkladığı 21'ine ait 30 yıllık getiri yüzde 5,27 olarak kayda geçti.
Federal Rezerv'in (Fed) para politikası rotası da piyasanın yorumladığı bir başka unsur oldu. Uzun vadeli faizler yükseldiğinde, enflasyon ve büyüme beklentilerine dair piyasa değerlendirmeleri getiri eğrisine yansıyor.
CryptoBriefing, mevcut faiz ortamının Fed'in gelecekteki faiz kararı tartışmalarını da etkileyebileceğini bildirdi. Habere göre enflasyon ve istihdam verileri ile Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantılarındaki açıklamalar piyasa beklentilerini değiştirebilecek unsurlar arasında.
Getiri eğrisinde uzun vadeli kağıtların getirisi, kısa vadeli politika faizinden bağımsız hareket edebiliyor. Yatırımcılar genellikle vade uzadıkça enflasyon belirsizliğini, mali açık baskısını ve tahvil arzı riskini daha fazla fiyatlayarak ek getiri talep ediyor.
Tahvil piyasasında bu talep edilen getiri yükseldikçe şirketlerin fon maliyeti de birlikte artıyor. Uzun vadeli proje yürüten şirketler, konut alıcıları ve şirket tahvili ihraç eden firmalar bu maliyet artışını ilk hisseden taraflar oluyor.
Kripto piyasasına ise bu baskı 'risksiz getiri' oranındaki yükseliş şeklinde yansıyor. Tahvil faizleri yükseldikçe nakit akışı üretmeyen varlıkların göreli cazibesi zayıflayabiliyor.
Bununla birlikte bu faiz yükselişinin BTC ve ETH fiyatlarına doğrudan etkisinin ne olduğu, fiyat ve fon akışı verileri ayrıca incelenerek görülebilir. TokenPost daha önce ABD'de 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişte reel faizin açıklayıcılığının arttığını aktarmıştı.
Bu tablo, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alım limitini genişletmesinin ardından 30 yıllık faizin yine de yüzde 5 seviyelerinde kaldığı önceki gelişmeyle de bağlantılı görünüyor. O dönem piyasa, geri alım genişlemesini uzun vadeli piyasada likidite desteği olarak yorumlamış, ancak bunu mali açık ve tahvil arzı baskısını tamamen çözen bir adım olarak görmemişti.
Şu ana kadar netleşen tablo, ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin 2007'den bu yana en yüksek seviyeler civarında seyrettiği ve Fed politikası ile enflasyon beklentilerinin bu hareketi yorumlamada birlikte kullanılan unsurlar olduğu yönünde. Önümüzdeki dönemde enflasyon verileri, Fed yetkililerinin açıklamaları ve tahvil arz-talep göstergeleri, piyasanın uzun vadeli faiz seyrini değerlendirirken izleyeceği değişkenler arasında gösteriliyor.
Yorum 0