Uluslararası Para Fonu (IMF), hükümetleri borç ve bütçe açığını sürdürülebilir bir çizgiye çekecek güvenilir planlar sunmaya çağırdı. Kurumun uyarısına göre petrol fiyatları, enflasyon ve tahvil faizlerinin aynı anda dalgalanması hükümetlerin borçlanma maliyetini artırabilir ve büyüme alanını daraltabilir.
Kristalina Georgieva(Kristalina Georgieva) IMF Başkanı, 25'inde (yerel saatte) IMF merkezinde basın mensuplarıyla yaptığı görüşmede 'her ülke mali sorunlarını çözmeli, borç ve bütçe açığının sürdürülebilir bir yolda kalmasını garanti edecek güvenilir bir plan hazırlayıp ortaya koymalı' dedi. Açıklama Yonhap Infomax tarafından aktarıldı.
Georgieva aynı konuşmada merkez bankalarının fiyat istikrarı görevine yoğun biçimde odaklanması gerektiğini söyledi. Mali politikaya duyulan güven ile para politikasının enflasyonla mücadelesi aynı anda sarsılırsa piyasalardaki tedirginliğin büyüyebileceğine işaret etti.
Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi halinde enflasyon baskısının artabileceğini belirten Georgieva, bu durumda merkez bankalarının faiz artırımını gündeme alma ihtimalinin doğacağını, bunun da hükümetlerin borçlanma maliyetini ve ekonomik büyümeyi etkileyebileceğini aktardı.
Yüksek faiz yükü sonunda kamu maliyesine geri dönüyor. Tahvil ihraç maliyetleri yüksek seyrettiğinde, bütçe açığı büyük olan ülkelerde harcama ayarlaması, borç yönetimi ve büyüme yatırımı arasındaki seçenekler daralıyor.
Georgieva, tahvil faizlerindeki yükseliş ile enflasyondaki yavaşlamanın durağanlaşmasının ekonomik görünümdeki belirsizliği gösterdiğini vurguladı. Fiyatlar yeterince gerilemezken uzun vadeli faizlerin de yükselmesi, kamu ve özel sektörün fon bulma yükünü birlikte artıran bir yapı ortaya çıkarıyor.
Küresel ekonomi için hem şok hem de destek unsurlarının aynı anda işlediğini belirten Georgieva, dünya ekonomisinin inatçı enflasyona ve ticaret gerilimlerine rağmen dirençli kaldığını, bunun arkasındaki etkenlerden birinin de yapay zeka(AI) yatırımlarındaki artış olduğunu söyledi.
Georgieva, 'ABD'de başlayan yapay zeka hareketi artık küresel ekonominin büyüme motoruna dönüşüyor, diğer ülkeler de veri merkezleri ve benzer altyapı yatırımlarını genişletiyor' dedi. Yapay zeka yatırımlarının arz şokunu bir ölçüde dengeleyen bir talep unsuru olarak işlediği yorumu yapılabilir.
Mevcut durumu, Orta Doğu kaynaklı olumsuz arz şoku ile yapay zekadan kaynaklanan olumlu talep şoku arasındaki bir çekişme olarak tanımlayan Georgieva, enerji fiyatları ve teknoloji yatırımı gibi zıt yönde iki gücün küresel ekonominin enflasyon ve büyüme seyrini birlikte sarstığını değerlendirdi.
Enerji cephesindeki riskin henüz sona ermediğini belirten Georgieva, dünya ekonomisinin Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yol açtığı enerji şokunu beklenenden iyi atlattığını, ancak petrol ve gaz stoklarının azaldığını ve kuzey yarımkürede kış mevsiminin yaklaştığını hatırlattı.
Hürmüz Boğazı, Orta Doğu petrolü ve petrol ürünlerinin taşınmasında kilit bir geçiş noktası. Boğazdaki olası aksaklıklar enerji fiyatları üzerinden enflasyonu, faizleri ve dış ticaret dengesini etkileyebileceğinden finansal piyasalarda önemli bir jeopolitik değişken olarak izleniyor.
ABD'deki uzun vadeli faizler ve dolar likiditesi, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıklara yönelik piyasa psikolojisini dolaylı yoldan etkileyebiliyor. TokenPost daha önce ABD toplam kamu borcunun 40 trilyon doları aşmasıyla mali çözüm tartışmasının büyüdüğünü aktarmıştı.
Ancak bu açıklamalar herhangi bir kripto varlığın fiyat yönüne dair bir işaret içermiyor. Georgieva'nın mesajı, hükümetlerin borç ve açık patikasını piyasanın güven duyacağı biçimde ortaya koyması gerektiğine odaklanıyor.
Mali güven zayıfladıkça merkez bankalarının faiz kararları ile tahvil piyasasındaki hükümet borçlanma maliyeti daha hassas biçimde birbirine bağlanıyor. IMF'nin uyarısı, petrol fiyatları, enflasyon, faizler ve kamu borcunun tek bir akış içinde birlikte yönetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yorum 0