Security Benefit Life Insurance, 14 milyar dolarlık teminatlı kredi portföyünü yeniden yapılandırmaya başladı. Tartışmanın odağında kredi zararından çok, teminatın gerçek riskinin sigorta şirketleri için sermaye düzenlemesine nasıl yansıtılacağı sorusu var.
Crypto Briefing, Security Benefit'in düzenleyici baskı altında yaklaşık 14 milyar dolarlık teminatlı kredi portföyünü yeniden yapılandırmaya giriştiğini bildirdi. Şirketin kendi açıkladığı verilere göre öne çıkan iki rakam, 2026'nın başında yüzde 424 seviyesindeki Risk Bazlı Sermaye('RBC') oranı ve 2026'nın ilk çeyreğinde başlayan portföy küçültme çalışması.
Security Benefit, Haziran 2026'daki yatırımcı güncellemesinde, Amerika Sigorta Denetçileri Ulusal Birliği'nin('NAIC') teminatlı kredi kurallarındaki değişikliğe karşılık zaten küçülme sürecine girdiğini açıkladı. Şirketin öne sürdüğü yöntemler doğal amortisman, mevcut kredilerin yeniden yapılandırılması, üçüncü taraf risk transferi ve reasürans olarak sıralanıyor.
NAIC, 2026 yazındaki toplantısında teminatlı kredi taşıyan hayat sigortası şirketleri için sermaye şartlarında değişikliğe gitti. Yeni düzenlemenin 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Değişikliğin özü, teminatlı kredilere şimdiye kadar tek tip uygulanan yüzde 6,8'lik RBC yükünü değiştirmekte yatıyor. Security Benefit, yatırımcı güncellemesinde yeni yöntemin altta yatan teminatın niteliğine bakan bir 'look-through' yapısı olduğunu, örnek hesaplamalarda RBC yükünün yüzde 3 ile yüzde 45 arasında değişebildiğini belirtti.
RBC, sigorta şirketlerinin elindeki varlık ve operasyonel riske göre tutması gereken risk bazlı sermayeyi ifade ediyor. Look-through ise krediyi yalnızca biçimiyle değil, teminata alınan varlığın gerçek niteliğiyle birlikte değerlendiren bir yaklaşım.
Security Benefit, teminatlı kredi portföyünde kuruluşundan bu yana anapara kaybı yaşamadığını açıkladı. Şirkete göre 31 Mart 2026 itibarıyla portföyün yaklaşık yüzde 82'si çapraz teminat anlaşmaları ve ana şirket garantisi kapsamında, piyasa değeri bazında yüzde 90'ın üzerindeki kısmı ise üç ayda bir üçüncü taraf değerlemesinden geçiyor.
Ancak piyasadaki asıl soru işaretleri kredinin adından çok teminatın niteliğinde toplanıyor. Bloomberg Law, 2024 sonu itibarıyla Security Benefit'in elinde 12,9 milyar dolarlık teminatlı kredi bulunduğunu ve bunun ABD hayat sigortası sektöründeki toplam risk büyüklüğünün yaklaşık yüzde 47'sine denk geldiğini yazdı.
Bloomberg Law aynı haberde bu tutarın yaklaşık 12,8 milyar dolarlık kısmının Eldridge çatısı altındaki varlıklarla bağlantılı olduğunu aktardı. Şirket tarihçesine göre Todd Boehly(Todd Boehly), Eldridge aracılığıyla 31 Ocak 2017'de Security Benefit'in sahipliğini ve kontrolünü devraldı.
Bu yönüyle konu, sigorta şirketlerinin varlık yönetimi, grup içi varlıklar ve sermaye düzenlemesinin kesiştiği bir örnek olarak değerlendiriliyor. Sigorta şirketleri genelde uzun vadeli yükümlülüklerini karşılamak için uzun vadeli varlıkları ve alternatif yatırımları birlikte yönetiyor; ancak teminat yapısı karmaşıklaştıkça muhasebe sınıflandırması ile gerçek risk arasındaki fark büyüyebiliyor.
Eleştirel bakış açısı, teminatlı kredilerin aslında özkaynak benzeri bir riski kredi biçiminde paketleyerek sermaye yükünü hafifletebileceğini öne sürüyor. Şirket ise teminatlı kredilerin öncelikli teminat hakkı ve fazla teminatlandırma yapısına sahip krediler olduğunu, tartışmanın kredi riskine dair olumsuz bir yargı değil, muhasebedeki sermaye hesaplama yönteminin değişimi olduğunu savunuyor.
Bloomberg, Todd Boehly ile bağlantılı kişilerin, Kansas Sigorta Komiseri Vicki Schmidt'in(Vicki Schmidt) valilik kampanyasına 300 bin doların üzerinde bağış yaptığını da yazdı. Aynı dönemde Kansas denetim otoritesinin teminatlı kredi sermaye kuralının yürürlüğünü 2027 sonuna erteleme yönünde ağırlık koyduğu bildirildi.
Bu gelişme, sigorta şirketlerine ait fonlar özel kredi ve alternatif yatırımlara yöneldiğinde sermaye düzenlemesinin gerçek riski ne kadar yakından takip etmesi gerektiğini gösteren bir örnek olarak öne çıkıyor. Türkiye'deki sigorta şirketleri açısından da uzun vadeli yükümlülükler ile alternatif yatırım getirisi arasındaki dengeyi kurma zorunluluğu benzer olduğundan, ABD'deki look-through tartışması dikkatle izlenebilecek bir örnek niteliğinde.
TokenPost daha önce ABD'li sigorta şirketlerinin fon kullanımıyla ilgili açıklama ve çıkar çatışması sorunlarının incelemeye alındığı bir gelişmeyi aktarmıştı. O dönemde de sigorta şirketlerinin kredi ve yatırım sınıflandırması ile ilişkili taraf işlemleri tartışmanın merkezindeydi.
NAIC'nin kabul ettiği değişiklik 2027'de yürürlüğe girecek. Security Benefit, bu tarihe kadar portföy küçültme ve yeniden yapılandırma araçlarını birlikte kullanmaya devam edeceğini açıkladı.
Yorum 0