Goldman Sachs(GS), önümüzdeki 12 ay için hisse senetlerinde 'ağırlık artırma' (overweight), kredi tahvillerinde ise 'düşük ağırlık' (underweight) duruşunu sürdürdüğünü açıkladı; ancak kısa vadeli stratejide hisselere yönelik tutumunu nötre çekti.
Banka bu değerlendirmeyi 2'sinde (yerel saatle) yayımladığı küresel varlık dağılımı raporunda paylaştı. Rapora göre küresel borsalar Haziran ayından bu yana dar bir bantta hareket etti ve yapay zeka (AI) altyapı yatırımlarından yararlanan hisselerde satış baskısı görüldü.
Piyasadaki bu görünümü destekleyen bir veri de paylaşıldı. Eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi, Haziran ve Temmuz aylarında Nasdaq endeksinin getirisini yüzde 16 geçti. Goldman Sachs bunu, daha önce birkaç büyük teknoloji hissesinde yoğunlaşan yükselişin artık daha geniş bir hisse grubuna yayıldığının işareti olarak yorumladı.
Raporda hisse senetleri ile tahvillerin görece cazibesine ilişkin gerekçeler de yer aldı. Şirket kârlarındaki büyüme sürdüğü sürece hisselerin orta vadede tahvil ve kredi tahvillerinden daha iyi getiri sağlayacağı öngörülüyor. Ancak kâr büyüme hızının zirveyi geride bırakmasıyla hisse getirilerindeki ivmenin yavaşlayabileceği de belirtildi. Faiz oranlarındaki oynaklık, ABD'deki ara seçimler ve jeopolitik riskler ise kısa vadeli oynaklığı artırabilecek unsurlar olarak sıralandı.
Tahvil piyasasına ilişkin değerlendirme daha somut. Goldman Sachs, uzun vadeli ABD tahvili faizlerinin küresel finans krizinden bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştığını belirtti. Bu yükselişin başlıca baskı unsurları arasında yapay zeka yatırımlarına bağlı borçlanmanın artması ve mali açığın büyümesi gösterildi.
Bankaya göre tahviller, riskten korunma aracı olma işlevini giderek kaybediyor. Bu nedenle düşük oynaklıklı ve yüksek temettülü hisselerle 'stil çeşitlendirmesi'ne gidilmesi, altın gibi reel varlıklara ayrılan payın artırılması gerektiği vurgulandı.
Emtia ve kredi piyasalarına yönelik öngörüler de raporda yer buldu. Goldman Sachs, Brent petrol fiyatının yıl sonuna kadar varil başına 80 dolara gerileyeceğini öngördü. Altının adil değer tahminini ons başına 4.900 dolar olarak korudu. Kredi tahvillerinde düşük ağırlık duruşu sürdürülürken, kredi spredlerinin yıl sonuna kadar ılımlı biçimde genişlemesi bekleniyor.
Bölgesel dağılımda Goldman Sachs, Asya ve ABD'deki ağırlığını artırırken Avrupa'daki payını azalttı. Bu yaklaşım, hedge fonların geçen hafta ABD hisselerinde her işlem gününde net alım yaptığı ve haftalık bazda son 12 ayın ikinci en yüksek alım hacmine ulaştığı yönündeki tabloyla da örtüşüyor.
Ancak Asya içinde ülkeden ülkeye farklılıklar var. Daha önce küresel kurumsal yatırımcıların Temmuz ayında Kore wonu ağırlık artırma pozisyonlarının bir bölümünü azaltmasıyla Kore hisselerinde satış görüldüğü aktarılmıştı. Bu da aynı bölgede bile ülkeler arasında sermaye akışının farklı yönlerde ilerleyebileceğini gösteriyor.
Varlık dağılımı raporlarında kullanılan 'ağırlık artırma' ve 'düşük ağırlık' ifadeleri, belirli bir varlığın referans ağırlığın üzerinde veya altında tutulmasını öneren stratejileri tanımlıyor. 12 aylık uzun vadeli yön ile bu rapordaki 'kısa vadede nötr' gibi kısa vadeli taktik duruş, aynı rapor içinde birbirinden farklı şekilde ortaya konabiliyor.
Raporda öne çıkan eşit ağırlıklı endeks, piyasa değeri yerine tüm bileşen hisselere eşit pay veren bir endeks türü ve az sayıda büyük hissenin piyasayı ne ölçüde yönlendirdiğini ölçmek için kullanılıyor. Eşit ağırlıklı S&P 500'ün Nasdaq'ı geride bırakması, yükselişin birkaç büyük teknoloji hissesinden değil, daha geniş bir hisse grubundan geldiği anlamına geliyor.
Goldman Sachs'ın açıkladığı 'kısa vadede nötr' duruş, 12 aylık uzun vadeli bakışta hisse ağırlığını artırma yönündeki tutumun sürdüğünü, ancak kısa vadede ağırlığı daha da artırmak yerine mevcut seviyenin korunacağını ifade ediyor. Kâr büyümesiyle faiz, seçim ve jeopolitik değişkenlerin aynı anda devrede olduğu bir dönemde yönün korunup hızın kontrol altında tutulmak istendiği şeklinde yorumlanabilir.
Kredi spredlerinin genişlemesi, devlet tahviline kıyasla şirket tahvili faizlerinin göreli olarak yükselmesi anlamına geliyor; bu da şirket tahvili finansman maliyetinin ve kredi piyasasındaki risk priminin birlikte artması sonucunu doğuruyor. Yatırımcılar açısından da ABD'nin uzun vadeli faizleri ve kredi spred seyri, döviz kuru ve yurt dışı varlık ağırlığı üzerinden dolaylı bir etki yaratabilecek değişkenler arasında.
Goldman Sachs bu raporda, 12 aylık varlık dağılımındaki genel yönü korurken yıl sonuna kadar sürecek kısa vadeli dönemde temkinli bir duruş sergileyeceğini net biçimde ortaya koydu. Yıl sonu için verilen 80 dolarlık Brent petrol ve ılımlı genişleyen kredi spred öngörüleri, bu stratejinin ileride nasıl güncelleneceğini gösterecek referans noktaları olarak öne çıkıyor.
Yorum 0