Güney Kore hükümeti, kripto para borsalarının banka hesapları açma sürecinde uzun süredir devam eden ‘bir borsa-bir banka’ modelini yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu kararın arkasında, söz konusu uygulamanın *piyasa rekabetini engellediği* ve büyük borsaların tekelleşmesini güçlendirdiği yönündeki artan endişeler yer alıyor.
20’sinde (yerel saatle), Herald Economy’nin aktardığına göre, Güney Kore Finansal Hizmetler Komisyonu ve Rekabet Kurumu birlikte bu modeli incelemeye aldı. Her iki kurum da, düzenleyici çerçevenin kripto sektöründeki rekabet dinamiklerine etkisini analiz ederek, özellikle piyasaya giriş engellerinin kökenlerini araştırıyor. Bu inceleme hükümet tarafından sipariş edilen resmi bir araştırma raporuna dayanıyor.
Yasal olarak zorunlu olmasa da, ‘bir borsa-bir banka’ uygulaması, kara para aklamayı önleme (AML) ve kimlik doğrulamalı para transferi gibi müşteri tanıma (KYC) süreçlerinin bir uzantısı olarak zamanla standart hale geldi. Şu anda ülkedeki büyük kripto borsaları, belirli bankalarla özel anlaşmalar yaparak Kore wonu (KRW) ile para yatırma ve çekme işlemlerini sürdürüyor. Ancak bu durum, yeni veya küçük ölçekli borsaların bankacılık hizmetlerine erişimini büyük ölçüde kısıtladığı için *pazar giriş bariyerlerini* artırıyor.
Mevcut düzen, büyük kripto borsalarına avantaj sağlıyor ve rekabetin doğal gelişimini engelliyor. Araştırma raporunda paylaşılan analizlere göre, farklı risk seviyelerine ve işlem hacmine sahip borsalara aynı standartların dayatılması verimsizliğe neden oluyor. Bu da düzenleyici yapının fazlasıyla katı hale gelmesine yol açabilir.
Rapora göre, Kore wonu üzerinden çalışan yerel kripto piyasası birkaç büyük borsaya odaklanmış durumda. Bu yapı, küçük oyuncuların büyümesini engellediği gibi büyük borsaların *piyasa üzerindeki baskın konumlarını* uzun vadede pekiştirme riski taşıyor. Ayrıca uzmanlar, borsalar arasındaki likidite farklarının da piyasa verimliliğini düşürdüğüne dikkat çekiyor. Daha da önemlisi; bu sistem, rekabetin borsaların sunduğu hizmetler arasında değil, bankalardan hesap alabilme kabiliyeti üzerinden dönmesine neden oluyor.
Borsa-banka ilişkilerine dair bu yeniden değerlendirme süreci, Dijital Varlık Temel Yasası'nın ikinci aşamasıyla da doğrudan bağlantılı. Hükümet, 2026 yılına kadar yasalaştırmayı planladığı düzenleme kapsamında, özellikle *stabil kripto paraların* (stablecoin) ihracı ve denetlenmesini ele alıyor.
Yeni yasa taslağında, Kore wonuna endeksli stabilcoin üretimine izin verilmesi, ancak bu kripto paralar için rezervlerin yalnızca resmi finansal kurumlarda saklanması şartı yer alıyor. Ayrıca finansal olmayan kurumlar (örneğin fintech şirketleri) da stabilcoin ihraç edebilecek, fakat bu süreçler devletin ön onayına tabii tutulacak.
‘Bir borsa-bir banka’ sistemine dair bu inceleme, dijital varlıklar için geliştirilen yeni yasal düzenin temel taşlarından biri olabilir. Bu çerçevede yapılabilecek reformlar, gelecekte kripto şirketlerinin bankacılık hizmetlerine erişimini artırarak sektördeki rekabeti canlandırabilir.
Sonuç olarak, Güney Kore hükümeti, kripto ekosisteminde daha *adil ve kapsayıcı bir rekabet ortamı* yaratmak amacıyla temel uygulamaları masaya yatırıyor. Devam eden yasal reformların, mevcut tekelleşmiş sistemi dönüştürüp dönüştüremeyeceği merakla bekleniyor.
Yorum 0