Ethereum(ETH) kurucu ortağı Vitalik Buterin, anonim oylama sistemi temeliyle yeni bir ‘Ethereum yönetişim modeli’ önerdi. 2024’te anonim teknolojiye yönelik eleştirel duruşuyla bilinen Buterin’in bu yeni çıkışı, ‘yönetişim saldırıları’ ve ‘oy birliğiyle çıkar sağlama girişimleri’ne karşı etkili bir çözüm olabilir.
Buterin’in önerdiği yeni modelde karar alma süreci iki farklı katmana ayrılıyor. İlk katman, ‘hesap verebilirliğe’ öncelik tanırken, karar sürecinde tahmin piyasalarının kullanılmasını öneriyor. İkinci katman ise katılımcıların bireysel tercihlerini ortaya koyduğu ‘tercih belirleme’ düzeyi olarak tanımlanıyor. Burada, çoğunlukla manipülasyona açık token bazlı oylama yerine, MACI(Minimum Anti-Collusion Infrastructure) adlı ‘anonim oylama temelli yapının’ kullanılması öne çıkıyor.
Buterin, “Token odaklı yönetişim yapısı, belirli varlık sahiplerinin sistemin %51’ini kontrol etmesine olanak tanıdığı için yapısal olarak zayıf” ifadelerini kullandı. Ona göre karar alma sürecine katılanların token sahibi olmalarındansa, sisteme karşı hesap verebilir olmaları gerekiyor. Buterin, bu noktada ‘tahmin piyasalarının doğru çözüm olduğunu’ savunuyor.
Ancak bu yeni öneri, 2024 yılının Ağustos ayında yaptığı açıklamalarla dikkat çekici biçimde çelişiyor. O dönem Buterin, “Kripto dünyasında anonimlik sona ermeli” diyerek ‘çok katmanlı kimlik sistemleri’ üzerinden yetkiyi denetlemenin önemini vurgulamıştı. Hatta anonimliğin merkezi yapıya geri dönüşü teşvik edebileceğini dile getirmişti.
Buterin’in o dönemki açıklamalarına eleştiri getiren blokzincir düşünürü Vinay Gupta, kimlik bazlı sistemlerin “dışlayıcı ve gözetim odaklı bir yapıya yol açacağına” dikkat çekmiş, “gerçek özgürlük ancak anonim toplumlarda mümkündür” diyerek Cypherpunk felsefesinin altını çizmişti.
Buterin’in bu keskin duruş değişikliği, merkeziyetsizlik temelli sosyal platform projelerinin üst üste başarısızlığa uğramasıyla şekillenen yeni bir çabanın sonucu olarak yorumlanıyor. Örneğin merkeziyetsiz sosyal ağ Farcaster’ın geliştiricisi Merkle Manufactory, geçtiğimiz günlerde 5 yıllık süreçte topladığı 180 milyon dolarlık yatırımı yatırımcılara iade ettiğini duyurdu. Şirketin eş kurucusu Dan Romero, “Platformu büyütmeyi başaramadık ve yön değişikliğine ihtiyacımız var” açıklamasını yaptı.
Buterin ayrıca, ‘Token’sız içerik üretici DAO’ modelini başka bir çözüm olarak sunuyor. Bu modelde içerik oluşturucular, DAO’ya katılacak üyeleri belirliyor ve üyelik kararları tamamen ‘anonim oylama’ ile alınıyor. DAO, içerik türü ya da bölgesel hedeflere göre özelleştirilmiş bir yapı sunacak şekilde tasarlanıyor. Ayrıca, yatırımcılar hangi içerik oluşturucunun kabul edileceğini önceden tahmin edip doğru tahminler aracılığıyla DAO gelirinden token yakımı yoluyla ödüllendiriliyor.
Buterin, “Nihai karar gücü spekülatörlerde değil, yetenekli içerik üreticilerinde olmalı. Çünkü iyi bir içerik üreticisi aynı zamanda güçlü bir karar vericidir” sözleriyle sistemin felsefesini açıklıyor. Bu fikir, 2021’de spekülasyonla gündeme gelen ve kısa sürede çöken BitClout örneğinden dersler içeriyor. BitClout, 1 milyar dolara yakın fon toplamasına rağmen değer temeli olmayan içerik odaklı token sistemiyle ‘pump-and-dump’ eleştirilerine maruz kalmıştı.
Buterin, son 10 yılda ortaya çıkan sosyal medya tabanlı ödül platformlarının çoğunun, yalnızca tanınmış şahıslar lehine işleyen sistemler olduğuna değindi. Buna karşılık kaliteli içerik odaklı başarı örneği olarak ise Substack’i gösteriyor. Substack’in ‘seçici kürasyon modeli’ ve içerik üreticisine gelir garantisi sağlaması, Buterin’e göre merkeziyetsiz sosyal ağlar için ‘doğru yön’ niteliğinde.
Bu öneri yalnızca teknik bir sistem değil, aynı zamanda kripto dünyasındaki yönetişim felsefesine dair ‘radikal bir yeniden düşünme çağrısı’ olarak dikkat çekiyor. Buterin’in bu beklenmedik fikri, token odaklı demokrasinin sınırlamalarını kabul edip anonimlik ve kolektif zekâyı yeni nesil çözümler üretmekte kullanıp kullanamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Yorum 0