Bitcoin 'riskli varlık' olarak sınıflandırılıyor: Güvenli liman unvanı tekrar altına geçti
Bitcoin’in artık ‘güvenli liman’ olarak kabul edilmediği yönünde dikkat çekici bir analiz gündeme geldi. Son dönemde borsa yatırım fonu (ETF) onaylarına rağmen, yüksek oynaklığı ve hisse senedi piyasalarıyla olan güçlü korelasyonu nedeniyle Bitcoin(BTC)’in *riskli varlık* konumunun pekiştiği belirtiliyor. Buna karşılık, binlerce yıllık geçmişe sahip olan altın ise *güvenli liman* niteliğiyle yatırımcı ilgisini yeniden üzerine çekiyor.
Interactive Brokers’ın Baş Stratejisti Steve Sosnick, Bitcoin’in özellikle parasal genişleme dönemlerinde performansı öne çıkan tipik bir *riskli varlık* olduğunu dile getirerek, “Nasdaq-100 endeksiyle sıkı korelasyon içinde” dedi. Sosnick ayrıca, ETF onaylarının Bitcoin’in bu riskli karakterini daha da kuvvetlendirdiğini vurguladı.
Bitcoin’in en büyük dezavantajı ise hala *yüksek volatilite*. Sosnick, “Bir güvenli varlık düşük oynaklığa sahip olmalı ama şu anki haliyle Bitcoin, altın gibi *değer koruma aracı* olarak değerlendirilemez” yorumunda bulundu. Bitcoin’in yakın tarihteki toparlanmasının da büyük dijital varlık yöneticilerinin yoğun alımlarıyla sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Dijital varlıkların zirveye ulaşması için regülasyon ve kullanım dengesine ihtiyaç var
Sosnick, kripto paraların ve dijital varlıkların güçlü potansiyele sahip olduğunu düşündüğünü söylemekle birlikte, “Aşırı derecede gevşek regülasyon ya da spekülatif alanlardan uzak durmayı tercih ediyorum” açıklamasını yaptı. Popülaritesi artan stabil kripto paraların da bu cazibesini kısmen yitirdiğini belirten Sosnick’e göre, tokenize edilmiş altın gibi dijital varlıklar, orta vadede hem Bitcoin hem de stabilcoin’lere olan talebi kendi üzerine çekebilir.
Bitcoin’in zamanla geleneksel varlıklarla paralel hareket etmeye başladığını kaydeden Sosnick, yatırımcıların bu yeni duruma adapte olarak stratejilerini yeniden değerlendirmeleri gerektiğini söylüyor. Ona göre, “Güvenli liman olarak görülen Bitcoin artık altınla yarışan bir varlık ve bu yarışta geriye düşmüş durumda.”
Altın, piyasa çalkantılarında Bitcoin’den daha avantajlı
Sosnick, altının Bitcoin’e kıyasla çok daha düşük oynaklığa ve uzun tarihsel geçmişe sahip olduğunu hatırlatarak, “Stresli piyasa koşullarında *altın daha sağlıklı tercih* olabilir” dedi. Kısa vadede altının daha iyi kazanç sağladığını, son iki yıla bakıldığında ise altın ile Bitcoin arasında getiri farkının çok az olduğunu belirtti. Ayrıca, volatilitenin yüksek olduğu piyasalarda *istikrarın* önemine değinerek, bu durumun portföy yönetimini doğrudan etkilediğini söyledi.
Jeopolitik riskler yerine merkez bankalarının rolü daha belirleyici
Sosnick’e göre, piyasada ciddi fiyat dalgalanmalarına neden olduğu düşünülen jeopolitik gelişmeler, bireysel şirket hisseleri üzerinde tahmin edilenden daha az etkili. Örneğin, ABD ile Venezuela arasındaki gerilim, Microsoft(MSFT) gibi dev şirketlerin hisse senetlerine doğrudan yansımayabilir. Buna karşın, merkez bankalarının bağımsızlık seviyelerinin *finansal istikrar* üzerindeki etkisi çok daha kritik. 1970’lerde ABD Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele etmekte zorlanmasının, siyasi baskılar sonucu alınan yanlış faiz kararlarına dayandığını hatırlatarak tarihsel bir örnek sundu.
Küresel faiz dengeleri kripto piyasalarını da şekillendiriyor
Japonya’da tahvil faizlerinin yükselmesiyle birlikte, küresel tahvil piyasasında ve özellikle ABD tahvillerinde de baskı oluştuğunu belirten Sosnick, bu sürecin ayrıca döviz ve kripto para piyasaları üzerinde de etkili olacağını ifade etti. Yatırımcıların düşük faizli Japon yenini kullanarak yaptığı taşıma işlemlerinden (carry trade) bekledikleri kazançların azalması, genel olarak riskli varlıklara olan ilgiyi azaltabilecek bir durum olarak öne çıkıyor.
Trump’ın yeniden başkan seçilme ihtimali, belirsiz ticaret politikalarını gündeme getiriyor
Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinde Trump’ın tekrar seçilmesi durumunda, *korumacı ekonomi* ve *öngörülemez gümrük vergileri* gibi politikaların yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Sosnick, “Gümrük tarifeleri başkanın doğrudan kararıyla şekilleniyor. Trump gibi öngörülemez bir liderin tekrar göreve gelmesi, piyasalar üzerinde ciddi oynaklığa neden olabilir” ifadelerini kullandı. Ayrıca ABD Yüksek Mahkemesi’nin gümrük uygulamalarına dair vereceği kararların da ileriye dönük olarak ekonomik politikaları şekillendirebileceğine işaret etti.
Amerikan sistemi hala yatırımcının güvenini koruyor
Tüm bu belirsizliklere rağmen Amerika’nın uzun vadeli politik tutarlılığı, düzenleyici çerçevesi ve küresel güvenilirliği sayesinde piyasalarda toparlanma kapasitesini koruduğu belirtiliyor. Sosnick’e göre, “Piyasanın katılımcıları politik gelişmelere anlık tepki verse bile, Amerika sistemi genelinde *istikrarlı bir yapı sunduğu* için bu güveni sürdürüyor.”
Özetle, Bitcoin bu aşamada daha çok “yüksek beklentilerle hareket eden ve yüksek risk taşıyan” bir yatırım aracı olarak görülüyor. Eğer bir yatırımcı güvenli varlık arayışındaysa, Sosnick’in de önemle vurguladığı gibi, altın hâlâ *daha sağlam bir alternatif* olmayı sürdürüyor.
Yorum 0