Bitcoin, geleneksel güvenli limanlar olan altın ve gümüşle kıyaslanacak derecede piyasa istikrarı kazanmaya başladı. Tether'in altın yatırımlarını artırması, fiziki varlıklara dayalı DeFi projelerinin çoğalması ve ABD'de kripto düzenlemelerindeki belirsizlik gibi faktörler birleşince, sermayenin kripto paralardan değerli madenlere ve merkeziyetsiz finans (DeFi) alanına yöneldiği gözlemleniyor.
Figure Markets CEO’su Mike Cagney, yakın tarihli bir röportajında Bitcoin’in altın ve gümüş gibi hareket ettiğine dikkat çekerek, “Bitcoin artık daha *istikrarlı bir uzun vadeli varlık* olarak görülüyor. Bu da yatırımcı profilinde meydana gelen daha geniş çaplı bir değişime işaret ediyor” şeklinde konuştu.
Cagney’e göre, Tether'in (USDT) ABD tahvilleri veya itibari para birimleri yerine altını rezerv olarak tercih etmeye başlaması, ‘sabitleme varlığı’ stratejisinde *yeni bir vizyon değişikliği* anlamına geliyor. “Tether’in altını tercih etmesi, altının uzun vadede daha yüksek getiri potansiyeline sahip olduğuna dair bir işaret. Bu karar, diğer sabit kripto para ihraççılarının da varlık yönetim stratejilerini yeniden değerlendirmelerine neden olabilir” dedi.
Bu değerlendirme, Tether’in hamlesinin sabit coin piyasasında *daha fazla çeşitlilik ve istikrar peşinde bir başlangıç* sinyali olarak yorumlanmasına zemin hazırladı. Cagney ayrıca daha birçok ihraççının potansiyel olarak altın gibi emtialara dayalı portföylere geçebileceğini öne sürdü.
Altın ve gümüş piyasalarında da *yapısal değişimler* dikkat çekiyor. Cagney, altının mevcut para arzıyla karşılaştırıldığında olması gerekenden çok daha düşük seviyelerde işlem gördüğünü belirterek, teorik olarak ons başına altının 16.000 ila 18.000 dolar arasında (yaklaşık 2,3 ila 2,6 milyon TL) olması gerektiğini ifade etti.
Çin’in gümüşe tarihsel olarak para birimi olarak değer biçtiğinin altını çizen Cagney, “Son dönemde Çin hükümeti halkı gümüş almaya teşvik edecek yönergeler yayımladı. Bu da gümüş talebinin artabileceğine işaret ediyor” yorumunda bulundu. Ayrıca Chicago Ticaret Borsası’nın (CME) gümüş için teminat gereksinimlerini artırması, piyasa oynaklığını artırabilecek ve gümüş fiyatlarını uzun vadede destekleyebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişmeler, bazı kurumsal yatırımcıların sermayelerini *kripto paralardan değerli metallere* kaydırmasına neden olmuş durumda. Cagney, “Bu yalnızca tercihte bir değişim değil, aynı zamanda yeni bir finansal altyapıya geçişin başlangıcı” diyerek durumu özetledi.
Özellikle Hyperliquid gibi DeFi platformlarında, altına endeksli token’lar ile borç alma-verme işlemlerinin artması, geleneksel finans ile kripto arasında kalan çizgiyi iyice belirsizleştiriyor. “Bugün bir ons altına karşılık çıkarılmış bir token’ı teminat göstererek Bitcoin(BTC) alabileceğiniz seviyeye geldik. Bu tarz *şeffaf teminat sistemleri* geleceğin varlık ticaretinde belirleyici olacak” diyen Cagney, *DeFi’in gelişimini* işaret ediyor.
Öte yandan, ABD’deki belirsiz düzenleyici yapı da sermaye kaçışını hızlandırıyor. Cagney, Clarity Act gibi düzenleme tasarılarının geçme olasılığının %5’in altında olduğunu belirterek, “Bitcoin dışında kalan kripto projelerin çoğu, düzenleyici baskılardan kaçmak için ABD dışında konumlanmayı seçiyor” dedi.
Demokratlar ile Başkan Trump arasında düzenleme konusunda *uzlaşma şansı düşük*. Özellikle etik hükümler konusunda iki tarafın da uzlaşamamış olması, kapsamlı bir düzenlemenin önünü tıkıyor. Cagney ayrıca, Davos Forum’un ardından birçok girişimin Asya’ya yönelerek buradan konumlandığını ve *DeFi ile fiziki varlık entegrasyonu* üzerine kurulu projelerin uluslararası yatırımcılardan büyük ilgi gördüğünü belirtiyor.
Cagney’ye göre altın ve Bitcoin, birbiriyle yarışan değil, *birbirini tamamlayan kilit varlıklar*. “Altın son yıllarda 2,5 kat arttı. Benzer şekilde Bitcoin’in de uzun vadede benzer ölçüde artabileceğini düşünüyorum. Şu anda ilgi daha çok altına yönelmiş olsa da, yakın gelecekte Bitcoin yeniden *odak noktası* haline gelecek” değerlendirmesinde bulundu.
Bu bağlamda Tether’in altına dayalı sabit coin’i Tether Gold(TXAU), piyasada öne çıkan bir oyuncu olarak giderek daha fazla kabul görüyor. Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki güçlü fiziki altın talebinin kripto ile birleşmesi, bu tür hibrit varlıkların cazibesini artırıyor.
Figure Markets, bugüne kadar zincir üstünde yaklaşık 23 milyar dolarlık kredi sağlayarak, DeFi tabanlı borç verme çözümlerini büyütmüş durumda. Şirket, Ethereum(ETH) ağı tabanlı iş modelini de geliştirmek adına çalışmalar sürdürüyor. Özellikle Democratized Prime adlı platform, *geleneksel finansın ayrıcalıklarını kamusal kullanıma* açmayı hedefliyor.
Cagney, “Yatırım getirilerinin nasıl oluştuğu anlaşılır ve öngörülebilir hale geldi. Eskiden sadece Goldman Sachs ya da Morgan Stanley gibi dev yatırım bankalarının erişebildiği fırsatlar artık sıradan yatırımcıya da açılıyor” diyerek sistemdeki dönüşümün altını çizdi.
Platform ayrıca, geleneksel borsalarda ticaret yapılan menkullere benzer biçimde *doğrudan blokzincir üzerinde ihraç edilen yeni varlıklarla kredi ve yatırım hizmetleri* sunmaya başladı. Cagney, “Artık DTCC gibi kayıt süreçlerinden geçmeden hisse senedi benzeri varlıkları çıkarabiliyor ve teminat olarak kullanabiliyoruz. Bu, geleneksel finansın ötesinde *gerçek anlamda yeni bir sermaye piyasasının* kuruluşu demek” ifadelerini kullandı.
Figure Markets, her ay yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni gelir getiren varlığı zincir üstüne ekleyerek ekosistemini büyütmeye devam ediyor. Cagney’e göre, “Şeffaf ve yüksek likiditeli fiziki varlıklardan gelir yaratabilmek, geleceğin finans dünyasının kalbini oluşturacak. Kurumsal yatırımcılar başlangıçta daha yüksek getiri talep etse bile, zamanla *blokzincirin sağladığı verimliliği ve şeffaflığı* anlayarak kendi istekleriyle bu dünyaya katılacaklar.”
Yorum 0