Küresel kripto araştırma kuruluşu Tiger Research, yayımladığı son raporda mevcut kripto para piyasasının geleneksel anlamda bir ‘kripto kışı’na girdiğini söylemenin doğru olmadığını belirtti. Araştırmaya göre geçmişteki düşüş dönemlerine ait tekrar eden bazı kalıplar şimdi de görülüyor olsa da, bu kez piyasadaki dalgalanmaların daha çok dış faktörlerden kaynaklandığı ifade ediliyor.
Tiger Research, klasik kripto kışı sürecini “büyük olay → güven kaybı → yetenek kaybı” şeklinde üç aşama olarak tanımladı. 2014’te yaşanan Mt. Gox hack olayı, 2018’deki ICO düzenlemeleri ve 2022’de Terra-Luna ile FTX'in çöküşü buna örnek olarak gösterildi. Bu olaylar, yalnızca piyasayı değil, sektörün genel yapısını da sarsmıştı. Geliştirici sayılarında düşüş gözlemlenmiş, teknoloji ilerlemesi yavaşlamış ve sektör dışına ciddi bir beyin göçü yaşanmıştı. Tiger Research’e göre bu olayların ortak noktası, çoğunun sektör içi yapısal sorunlardan kaynaklanmış olmasıydı.
Ancak günümüzdeki piyasa düşüşü daha farklı bir profile sahip. Trump ile ilişkilendirilen ‘meme coin’lerin aşırı dalgalanması, ABD'nin dış ticarete yönelik gümrük tarifeleri nedeniyle yaşanan Ekim ayı tasfiyeleri gibi gelişmeler doğrudan dışsal nedenlerle ortaya çıktı. ETF onayları gibi olumlu düzenleyici gelişmeler, faiz oranlarındaki değişkenlik ve jeopolitik risklerin oluşturduğu tabloya rağmen, sektör içindeki güven altyapısının hâlâ sağlam olduğu belirtiliyor.
DeFi, gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması, gizlilik odaklı blokzincir projeleri ve tahmin piyasaları gibi alanlar hâlâ canlılığını koruyor. Tiger Research, raporunda bunu “baharın gelmediği piyasada kış da olmaz” ifadesiyle yorumladı. Rapora göre sektör bugüne kadar kendi içinden güçlü bir yükseliş üretmediği için, mevcut düzeltme de iç kaynaklı değil, büyük oranda dışsal faktörlerden kaynaklanan geçici bir geri çekilme niteliğinde.
Piyasa yapısındaki değişim, bu dalgalanmaları anlamada kritik öneme sahip. Düzenlemenin oturmasıyla birlikte, kripto ekosistemi artık üç ana bölüme ayrılmış durumda: düzenlenmiş alan (örneğin kurumsal saklama hizmetleri, düzenlemelere uygun DeFi), düzenlenmemiş alan (meme coin’ler, anonim DEX’ler) ve ortak altyapılar (stablecoin’ler, oracle ağları). Bu ayrım, Bitcoin(BTC) fiyatındaki artışlara rağmen altcoin’lerin neden daha az etkilendiğini açıklıyor. ETF'ler aracılığıyla gelen kurumsal fonlar, yalnızca düzenlenmiş Bitcoin piyasalarına yöneldi ve önceki döngülerde olduğu gibi düzenlenmemiş alanlara akış göstermedi. Bu da zincirleme likidite dağılımının ortadan kalktığını ve piyasada bariz bir ayrışma gerçekleştiğini gösteriyor.
Tiger Research, kripto piyasasının yeniden yükselişe geçmesi için iki temel koşula dikkat çekti. Birincisi, düzenlenmiş alana entegre edilebilecek etkili kullanım senaryolarının yani ‘killer use-case’lerin ortaya çıkması. Daha önceki DeFi döneminde olduğu gibi, net değer yaratan projelerin önce serbest alanda test edilip sonra regülasyon içerisine taşınması gerekiyor. İkinci unsur ise makroekonomik ortam. Raporda, faiz oranları, likidite durumu ve jeopolitik istikrar gibi dışsal koşullar elverişli olmadıkça, yalnızca inovasyonla yeni bir boğa koşusunun mümkün olmayacağı vurgulanıyor.
Tiger Research, bu dönemin yükselen piyasasının herkese açık olmayabileceğini dile getiriyor. Düzenlenmiş alan istikrarlı büyümeye devam edecek gibi görünse de, düzenlenmemiş alan hâlâ ciddi oynaklıklar ve yüksek riskler taşımaya devam ediyor. Bu da kripto piyasalarında kutuplaşmanın giderek artacağına ve geçmişteki gibi tüm varlıkların birlikte yükseldiği klasik bir ‘kripto sezonu’nun artık geride kalmış olabileceğine işaret ediyor.
Yorum 0