İngiltere Parlamentosu’nun sürdürdüğü stabilcoin düzenleme araştırmasında uzmanlardan gelen görüşler, bu dijital varlıkların potansiyeli konusunda *şüpheci* bir tablo çizdi. Özellikle ABD’de gündeme gelen GENIUS yasa tasarısı, şirketlerin regülasyonlardan kaçınmasına olanak sağlayacak tehlikeli bir yaklaşım olarak eleştirildi.
İngiliz Mali Hizmetler Düzenleme Komitesi(FSRC) tarafından düzenlenen oturumda, stabilcoin’lerin ödeme sistemi, bankacılık yapısı ve finansal istikrara etkileri detaylı biçimde incelendi. Hâlihazırda düzenlemelerin oluşturulma aşamasında olan İngiltere için bu çalışma, gelecek politikaların temelini oluşturma potansiyeli taşıyor.
Toplantıya katılan Financial Times yazarı Chris Giles ve George Washington Üniversitesi akademisyeni Arthur Wilmarth, farklı bakış açılarına sahip olmalarına rağmen stabilcoin’lerin *sınırlı* rolü konusunda hemfikirdi.
Giles, stabilcoin’lerin Birleşik Krallık’ta yaygınlaşmamasını ‘net yasal çerçeve ve regülasyon eksikliği’ne bağladı. Ona göre bu dijital varlıklar, ev içi ödemelerde kullanılmak için halen fazla *belirsiz*. Ancak sağlam düzenleyici yapılar kurulabilirse, stabilcoin’ler şirketler arası büyük çaplı transfer ya da sınır ötesi ödemelerde *anlamlı* bir verimlilik sağlayabilir.
Öte yandan günlük işlemlerde kullanılabilecek stabilcoin’lerin, İngiltere’de zaten oldukça etkili olan bankalar arası ödeme sistemleriyle yarışmasının *gerçekçi* olmadığını vurguladı. Stabilcoin’lerin günümüzdeki esas işlevi, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi kripto paralara giriş veya çıkış yapmak için kullanılan ‘kripto geçidi’ olmalarının ötesine geçemiyor. Giles, bu varlıkları “özünde değersiz dijital varlıkların geçiş noktası” olarak niteleyerek, devrimsel bir yenilik olmadıklarının altını çizdi.
Stabilcoin’lerin faiz getirip getirmemesi de toplantının ana konularındandı. Giles’a göre bu detay, stabilcoin’lerin finansal sistemdeki *konumunu* netleştirecek ölçütte kritik. Salt ödeme aracı oldukları takdirde faiz sunmalarına gerek bulunmuyor, ancak sunmaları hâlinde de geleneksel kredi sistemini kökten tehdit etmeyecek görüşünde. İngiltere Merkez Bankası’nın bu varlıkları tıpkı para gibi denetleme yaklaşımını olumlu bulan Giles, rezerv yönetimi, kriz zamanlarında likidite desteği ve acil durum planlamaları gibi unsurların gerekli olduğunu savundu. Ayrıca suçlular tarafından stabilcoin’lerin tıpkı ‘nakit dolu bir valiz’ gibi kullanılabileceği uyarısını yaparak, sıkı müşteri tanıma (KYC) ve kara para aklamayı önleme (AML) tedbirlerinin olmazsa olmaz olduğunu vurguladı.
ABD’de önerilen GENIUS yasa tasarısını hedef alan Wilmarth ise çok daha keskin ifadeler kullandı. Özel, banka dışı şirketlerin ABD doları destekli stabilcoin çıkarabilmesini öngören bu yasa tasarısını “yıkıcı bir politika hatası” olarak nitelendirdi. Ona göre bu tasarı, yüzyıllar içinde inşa edilen dikkatli finansal yapıların altını oyabilecek kadar *tehlikeli*. Yeterince denetlenmeyen özel şirketlerin ‘para ihracatı’ gibi kritik bir alana girmesi, finansal sistemin *istikrarını* ciddi şekilde tehdit edebilir.
Wilmarth, “Bu tasarıda onaylayabileceğim hiçbir yön yok” diyerek eleştirisini sürdürdü. ABD’nin bu alanda pek çok yanlış karar verdiğini, buna karşılık İngiltere Merkez Bankası’nın daha dikkatli ve yapısal bir yaklaşım benimsemeye çalıştığını belirtti.
Sonuç olarak, İngiliz hükümeti stabilcoin’leri dijital varlık düzenlemesinin temel başlıklarından biri olarak görüyor ve bu konuda yasal bir çerçeve oluşturma sürecinde. Kamuya açık bu oturum, gelecekteki mevzuat ve düzenleyici kurumların rolünü şekillendirme açısından önemli bir referans noktası olacak. Uzmanların ortak görüşü, *kullanıcı güveninin* sağlanması için şeffaf ve bağlayıcı bir regülasyon sistemine en kısa sürede ihtiyaç duyulduğu yönünde.
Stabilcoin’ler artık sadece bir yazılım ürünü değil; mevcut finansal düzenle çatışabilen ya da entegre olabilen *karmaşık yapılar* olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle ülkelerin benimseyeceği stratejiler, yalnızca finansal mimariyi değil, uzun vadede yatırım ortamını da doğrudan şekillendirecek.
Yorum 0