Son günlerde Bitcoin(BTC) fiyatında yaşanan düşüşün arka planında, Hong Kong merkezli bir fonun kaldıraçlı işlemlerindeki başarısızlık iddiası giderek yayılıyor. Bu söylentilere, yerel borsa Bithumb’ın gerçekleştirdiği tartışmalı ‘hayalet Bitcoin’ transferi vakası da eklenince, kripto para piyasasında tedirginlik derinleşti.
Söz konusu endişe, spot Bitcoin ETF’lerinden biri olan BlackRock’ın IBIT ürününde işlem hacminin yalnızca bir günde 100 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden alevlendi. Bu sırada Bitcoin fiyatı haftanın en düşük seviyesi olan yaklaşık 60.000 dolara kadar geriledi. Yaygın satış dalgasıyla beraber, ‘Hong Kong fonunun ETF pozisyonları patladı’ söylentisi sosyal medyada hızla yayıldı.
DeFi yatırım şirketi DeFi Development Corp’un operasyon direktörü Parker White(Parker White), bu gelişmeleri sosyal medyada değerlendirdi. White’a göre, Japon Yeni cinsinden borçlanarak IBIT ETF’e yatırım yapan Hong Kong merkezli bir fon, Bitcoin yükselişine bahis oynarken ani bir düşüşle karşılaştı ve pozisyonları zorunlu olarak tasfiye edildi. White, bu fonun portföy yapısının bilinçli olarak yalnızca Bitcoin gibi tekil varlıklara yönlendirildiğini ve IBIT’in büyük kısmının bu tür fonların elinde bulunduğunu savundu.
Bu teori, yalnızca kripto paralarla sınırlı kalmadı. Gümüş gibi farklı emtialarda da benzer kaldıraçlı satış baskılarının neden olduğu ‘margin call zinciri’ ihtimali gündeme geldi. White, bu süreçte Asya'daki özellikle Çinli yatırımcıların gümüş piyasasına yoğun olarak dahil olduğunu ve Japon Yeni getiri farklarından faydalanan carry trade’lerin hızla çözülmesinin çöküşün temel nedenlerinden biri olabileceğini iddia etti.
Tüm bu teoriler henüz resmi olarak doğrulanmış değil. Konuyla ilgili fonların kimler olduğu ve işlemlerinin detayları, Mayıs ayında yayımlanacak ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) 1. Çeyrek Raporu(Form 13F) ile netleşmesi bekleniyor.
Bu gelişmelerin gölgesinde, Güney Kore merkezli kripto borsası Bithumb büyük bir operasyonel hatayla gündeme geldi. Promosyon kampanyası sırasında katılımcılara yanlışlıkla her biri 2.000’den fazla Bitcoin gönderildi ve toplamda yaklaşık 620.000 BTC hesabı aşıldı. Bu miktar güncel piyasa değerine göre yaklaşık 425 milyar dolara karşılık geliyor.
Bithumb açıklamasına göre, gönderilen Bitcoin’lerin %99,7’si kullanıcı hesaplarından geri alındı. Ancak yaklaşık 1.788 BTC bazı kullanıcılar tarafından satışa çıkarıldı ve geri alınamadı. Sorunun yalnızca teknik bir hata olmadığı kısa sürede anlaşıldı. Zira düzenleyici kuruma Ağustos 2023’te sunulan rapora göre, borsanın elindeki gerçek BTC miktarı sadece 42.031. Bu durum, Bithumb’ın kullanıcı hesaplarına sahip olduğundan 15 kat fazla BTC aktardığını ortaya koydu. ‘Hayalet Bitcoin Skandalı’ olarak adlandırılan bu olay, hem siyasi çevrelerde hem de sektörde ciddi endişelere neden oldu.
Mevcut Sanal Varlık Kullanıcılarını Koruma Yasası’na göre, borsalar müşterilerine ait varlıkları reel olarak tutmakla yükümlü. Kore Finansal Denetleme Servisi Başkanı Lee Chang-jin, olayla ilgili yerinde incelemelerin başladığını ve yasal çerçevede çeşitli yaptırım opsiyonlarının değerlendirildiğini açıkladı.
Bu hafta ayrıca bir başka Hong Kong merkezli yatırım fonu olan Trend Research’ün Ethereum(ETH) pazarından agresif şekilde çekildiği bildirildi. Blockchain analiz platformu Arkham’a göre, bu yatırımcı yalnızca bir hafta önceye kadar 578.000 ETH’ye sahipti. Ancak piyasadaki dalgalanma karşısında kaldıraçlı pozisyonlarını kapatmak zorunda kalan fon, tüm varlıklarını satarak piyasadan çıktı.
Trend Research’ün, Liquid Capital isimli kripto girişim fonunun kurucusu Jack Yi (gerçek adı Yi Lihua) tarafından yönetildiği biliniyor. Fon, 2023 Kasım ayında Aave üzerinden ‘wrapping’ yöntemiyle agresif büyüme stratejisi izlemişti. Ancak kaldıraçlı yapısı nedeniyle sert düşüşten kaçamadı ve pozisyonları birer birer zorunlu olarak tasfiye edildi. Jack Yi, sosyal medya üzerinden yaptığı çeviri destekli bir paylaşımda “Ayı piyasası, yeni pozisyonlar için fırsattır” ifadeleriyle iyimser mesaj verse de, fonun ani hamleleri piyasa istikrarını olumsuz etkiledi.
Öte yandan, kripto endüstrisine dair *olumlu gelişmeler* de yaşanıyor. Japonya’da gerçekleştirilen genel seçimde, Başbakan Sanae Takaichi’nin liderliğindeki Liberal Demokrat Parti meclisteki sandalyelerin üçte ikisini kazanarak ezici bir galibiyet elde etti. Bu sonuçla birlikte, Japonya’nın kripto politikalarında hızlanma beklentisi güç kazandı.
Halihazırda Japonya’da kripto kazançları %55’e varan oranlarla genel gelir vergisine tabi tutuluyor. Ancak hükümet, bu vergilendirmenin borsa işlemlerine benzer şekilde sabit %20 oranına indirilmesini gündeminde tutuyor. Bununla birlikte, dijital varlıkları düzenleyen yasal altyapının ‘Ödeme Hizmetleri Yasası’ndan çıkarılarak ‘Finansal Ürünler ve Hizmetler Yasası’ kapsamına alınması planlanıyor. Böylece kripto ETF’lerine yasal zemin hazırlanmış olacak.
Başbakan Takaichi’nin seçim başarısı, zayıf seyreden Japon Yeni karşısında reforma dayalı ekonomik politikaların hız kazanacağı beklentisini beraberinde getirdi. Yeni yıl konuşmasında Maliye Bakanı Satsuki Katayama da buna işaret ederek “Japonya, blockchain tabanlı fintech endüstrisinde cesur bir rol almaya hazır” diyerek ETF planlarına dolaylı bir gönderme yaptı.
Tüm bu gelişmeler ışığında, kripto para piyasası geçtiğimiz haftayı *yoğun çalkantı ve çift yönlü beklentiler* içerisinde geçirdi. Hong Kong merkezli fonlardan gelen panik satışları, Bithumb’ın ciddi sistemsel hatası ve büyük yatırımcıların ETH boşaltması piyasada korku yarattı. Ancak Japonya gibi ülkelerdeki olumlu düzenleyici sinyaller, yatırımcı güveninin yeniden inşa edilebileceğine dair umut verdi. Bu nedenle, yatırımcıların önümüzdeki dönemde hem yerel düzenleyici adımlar hem de büyük kurumsal oyuncuların sermaye yönelimi açısından dikkatli olması gerektiği bir döneme girildiği değerlendiriliyor.
Yorum 0