Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Beyaz Saray: Stablecoin Mevduat Getirileri Bankalar İçin Tehdit Değil, Ortak Alan

Beyaz Saray: Stablecoin Mevduat Getirileri Bankalar İçin Tehdit Değil, Ortak Alan / Tokenpost

Beyaz Saray’dan gelen son açıklamalar, bankaların *stablecoin* mevduat getirilerine karşı ‘aşırı bir panik’ havasına kapılmaması gerektiği yönünde. Verilen mesaj net: *Stablecoin* getirili ürünler, geleneksel bankacılık mevduatlarını kökten tehdit eden bir rakip değil; tam tersine, hem *geleneksel finans* hem de *kripto para* ekosisteminin birlikte yaşayabileceği ortak bir alan olarak görülüyor.

Beyaz Saray’da dijital varlık politikasını koordine eden kıdemli danışman Patrick Witte, *Yahoo Finance* ile yaptığı röportajda, bankaların da *stablecoin* benzeri yapıda ürünler tasarlayıp müşterilerine sunabileceğini vurguladı. Böylece, uzun süredir hem sektör hem de Kongre çevrelerinde dile getirilen ‘*stablecoin* mevduat getirileri bankalardaki mevduatı eritir’ argümanına doğrudan itiraz etmiş oldu. Witte, bankalar ile kripto para platformlarının sunduğu getirili ürünler arasındaki gerilimin, ‘*uzlaşı* yoluyla çözülebilecek bir düzenleme başlığı’ olduğunu belirtti.

Büyük ABD bankalarının önemli bir kısmı, halihazırda Para Denetleme Ofisi(OCC) lisanslarını kullanarak, *stablecoin* hesaplarına benzer ürün ve hizmetleri test ediyor ya da planlama aşamasına geçmiş durumda. Bazı bankalar, ek OCC onayı alarak müşteri fonlarını ‘*tokenize* edilmiş mevduat hesapları’ biçiminde yapılandırma yollarını araştırıyor. Bu tablo, *stablecoin* getirilerinin otomatik olarak geleneksel finans sisteminden para çekmediğini; aksine bankaların da aynı sahaya inip ürün tasarımı konusunda rekabete katılabileceğini gösteriyor.

Bu eğilim, kısa süre önce Beyaz Saray öncülüğünde yapılan bir toplantıda da kendini gösterdi. Bankacılık sektörü temsilcileri ile kripto para şirketlerinin yöneticileri, *stablecoin* ödül ve faiz programlarına dair kaygıları masaya yatırdı. Ancak kritik soru olan ‘*platformların müşterilere hangi tavan oranda faiz/ödül sunabileceği*’ konusunda somut bir uzlaşıya varılamadı. Yine de Beyaz Saray, bu başlığı taraflar arası bir ‘*sıfır toplamlı oyun*’ olarak değil, *kuralları netleştirilerek dengelenebilecek* bir alan olarak tanımlıyor ve diyaloğu sürdürme niyetini koruyor.

Tartışmanın merkezinde, dijital varlıklar için net bir regülasyon altyapısı kurulmasını hedefleyen ‘*CLARITY*’ yasa tasarısı bulunuyor. Bu tasarı, Amerika Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) arasındaki yetki paylaşımını netleştirmeyi ve kripto paralara ilişkin temel bir *varlık sınıflandırma çerçevesi* oluşturmayı amaçlıyor. *Bitcoin(BTC)* başta olmak üzere büyük kripto paraların neye göre ‘menkul kıymet’ ya da ‘emtia’ sayılacağı, *stablecoin* ve mevduat benzeri getirili ürünlerin hangi denetime tabii olacağı, tasarının en kritik maddeleri arasında.

Sorunlu alan ise *stablecoin* mevduat ödülleri ve faizine dair formülasyon. Senatörler ile sektör dernekleri, ‘*hangi düzeydeki getirinin meşru bir ödül sayılacağı ve klasik mevduattan nasıl ayrıştırılacağı*’ konusunda farklı önerilerle karşı karşıya. Masada birçok taslak dolaşsa da, SEC ve CFTC arasındaki ince yetki çekişmesi de süreci yavaşlatıyor. Bu nedenle yasama takvimi bir türlü hız kazanamıyor.

Regülasyon tartışmalarına rağmen *Bitcoin(BTC)* fiyatı görece güçlü bir duruş sergiliyor. Haber hazırlanırken *Bitcoin(BTC)*, dolar karşısında yaklaşık 69.818 dolar (yaklaşık 1 milyon 86 bin 400 TL) seviyesinde işlem görüyor. Kısa vadede oynaklık sürse de, piyasanın genelinde ‘*düzenleyici çerçevenin netleşeceği*’ beklentisinin fiyatlara destek verdiği yönünde yorumlar yapılıyor.

Yasama sürecini hızlandıran asıl baskı unsuru ise ‘*seçim takvimi*’. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, ilerideki seçim sonuçlarına göre Temsilciler Meclisi’ndeki güç dengesinin değişmesi halinde mevcut iki partili uzlaşının zayıflayabileceği uyarısını yaptığı aktarılıyor. Demokratların Temsilciler Meclisi’ni geri alması durumunda, Cumhuriyetçi ve Demokrat kanadın birlikte taşıdığı dijital varlık yasalarına yönelik siyasi iradenin dağılma riski bulunuyor.

Washington çevresindeki lobiciler ve sektör temsilcileri de benzer endişeleri dile getiriyor. İki parti arasında bugünkü görece *ortak zemin* sayesinde bir uzlaşma aranabildiği, ancak bu ‘*pencerenin*’ giderek daraldığı görüşü hakim. Seçim atmosferi sertleştikçe, kripto odaklı regülasyon paketlerinin diğer siyasi dosyaların gölgesinde geri plana itileceği beklentisi güçleniyor.

Beyaz Saray ise, sonbahardaki yoğun seçim dönemine girilmeden önce dijital varlık regülasyonunun ana hatlarını tamamlamak istiyor. Başkanlık ekibine göre, bankacılık sektörü ile kripto ekosisteminin buluşabileceği bir ‘*orta alan*’ belirlenmedikçe, büyük ölçekli kurumsal sermayenin piyasaya girişi sınırlı kalacak. *Çalışır durumda bir düzenleme çerçevesi* olmadan dev fonların ve kurumların iştahı tam anlamıyla açılmıyor.

Çeşitli raporlara göre, çok sayıda kurumsal yatırımcı kripto para yatırımlarını, ‘*kuralların belirsizliği*’ nedeniyle ertelemiş durumda. Regülasyon riskinin, yatırım sonrası dönemde artması; örneğin çıkarılan yeni kurallarla belirli ürünlerin kısıtlanması veya tamamen piyasadan çekilmek zorunda kalması ihtimali, bu temkinin ana nedeni. Beyaz Saray’ın *CLARITY* tasarısı ve *stablecoin* getirili ürünlere ilişkin düzenleme başlıklarına bu kadar ağırlık vermesinin arkasında da bu tablo yatıyor.

Tartışmalar, teknik hukuki ayrıntıları aşarak *siyasi* ve *stratejik* hesaplarla iç içe geçmiş durumda. Kongre, bankaların dillendirdiği ‘*mevduat kaçışı*’ korkusu ile kripto şirketlerinin savunduğu ‘*ödül temelli iş modelinin korunması*’ arasında bir denge üretmek zorunda. *Stablecoin* mevduat getirilerine çok sert bir rejim getirilmesi inovasyonu bastırabilirken, aşırı esnek bir çerçeve ise geleneksel finans regülasyonlarıyla *eşitlik* sorununu gündeme taşıyabilir.

Tüketici açısından ise mesele yalnızca ‘*ne kadar faiz/ödül aldığı*’yla sınırlı değil. Bu getirinin *nereden* ve *nasıl* üretildiği, ne ölçüde şeffaf biçimde açıklandığı da kritik. Mevduat niteliğindeki varlıkların nasıl değerlendirildiği, risklerin nasıl kamuya duyurulduğu, beklenmedik piyasaya şoklarında zararın kim tarafından ve hangi sırayla üstleneceği gibi ayrıntılar, aynı kategorideki *stablecoin* getirili ürünlerin bile güvenlik düzeyini dramatik biçimde değiştirebiliyor. Sonuç olarak ortaya çıkacak uzlaşının, *tüketici koruması*, *bilgi şeffaflığı* ve *getiri kaynağının sağlamlığı* konularını hangi seviyede tanımlayacağı belirleyici olacak.

Piyasa cephesinden bakıldığında, en büyük ‘*ödül*’ aslında *hukuki netlik*. *Stablecoin*, getirili hesaplar ve *Bitcoin(BTC)* dahil ana dijital varlık sınıfları için oyun kurallarının netleşmesi, hem kurumsal para girişini hem de ürün çeşitliliğini hızlandırabilecek bir katalizör olarak görülüyor. Ancak seçim takvimi hızlandıkça yasama alanı daralacak ve siyasal manevra payı azalacak. Bu nedenle, *düzenleyici belirsizliği* azaltmayı hedefleyen bu hamlelerin üzerinde, bir yandan da ‘*siyasi son tarih*’ baskısı giderek artıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1