Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Oren Zeev: Yapay Zeka Yatırım Haritasını Yeniden Yazıyor, ‘Büyüme Her Şey Değil’ Dönemi Başladı

Oren Zeev: Yapay Zeka Yatırım Haritasını Yeniden Yazıyor, ‘Büyüme Her Şey Değil’ Dönemi Başladı / Tokenpost

Oren Zeev, yapay zekayı(YZ) ‘insanlık tarihindeki en büyük değişim’ olarak tanımlıyor ve bu dönüşümün, özellikle *girişim sermayesi* açısından iş modellerinin baştan aşağı yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını vurguluyor. Ona göre sadece ‘büyüme’ye odaklanan, ciro ve kullanıcı sayısını şişiren stratejiler artık işlemiyor. Asıl kritik soru, her bir şirket için YZ’nin ‘fırsat’ mı yoksa ‘tehdit’ mi olacağını doğru okumaktan geçiyor.

Silicon Valley merkezli Zeev Ventures’ı yöneten Oren Zeev, 1 milyar doların üzerinde varlık yöneten tecrübeli bir girişim sermayesi yatırımcısı. Daha önce Apax Partners’ta çalışırken Audible’a yaptığı erken dönem yatırımla, şirketin Amazon’a 310 milyon dolara satılması sonucu yaklaşık 10 kat getiri elde etmiş durumda. Bugün ise yönetim ücreti almadan, yalnızca başarılı çıktılardan yüzde 30 performans ücreti alan ‘radikal hizalanma’ modeliyle tanınıyor. Navan, Houzz, Chegg gibi önde gelen teknoloji şirketleri portföyünde yer alıyor.

Oren Zeev, günümüz girişim sermayesi piyasasında yaygın olan ‘büyüme her şeydir’ anlayışını sert biçimde eleştiriyor. ‘Büyüme tek önemli şeymiş gibi düşünmek son derece tehlikeli’ diyen Zeev, yalnızca kısa vadeli gelir ve kullanıcı metriklerini şişiren şirketlerin, iş kârlılığı, nakit akışı ve birim ekonomileri ortaya çıktığında ağır bedeller ödediğine dikkat çekiyor. Ona göre sektör, büyüme oranı, GMV ve aktif kullanıcı sayısı gibi göstergelere fazlasıyla kilitlenmiş durumda ve bu sırada ‘sürdürülebilir iş modeli’ analizini ihmal ediyor.

YZ çağında bu ihmal daha da riskli. Zeev, artık her iş modelinin, teknolojik dönüşüme ne kadar dayanıklı olduğuna ve maliyet yapısının otomasyonla nasıl değişeceğine bakılması gerektiğini söylüyor. Yatırımcının sadece büyüme potansiyeline değil, bu büyümenin temelinin ne kadar sağlam olduğuna ve 5–10 yıl sonra da ayakta kalıp kalamayacağına odaklanması gerektiğini vurguluyor. Yorum ‘Hızlı büyüme değil, sürdürülebilir büyüme’ YZ döneminde yatırım kararlarının merkezine yerleşmiş durumda.

Oren Zeev’e göre yapay zeka, internet, mobil ve bulutun toplamından bile daha büyük bir yapısal dönüşüm yaratma potansiyeline sahip. YZ’nin yalnızca teknoloji sektörünü değil, neredeyse tüm endüstrileri ve toplumsal yapıyı yeniden şekillendireceğini söyleyen Zeev, bu nedenle yatırım stratejilerinin hiçbir alanında eskisi gibi düşünülemeyeceğini belirtiyor. Yakında her yatırım kararında ilk sorunun ‘YZ bu şirketi güçlendirecek mi, yoksa zayıflatıp yok mu edecek?’ olacağını savunuyor.

Bu çerçevede, YZ sayesinde ürün rekabet gücü ve marj yapısı iyileşen şirketler ile, YZ nedeniyle fiyat baskısı altına giren ve mevcut hizmet değerinin hızlıca aşındığı şirketler arasındaki fark açılacak. Zeev, artık YZ’nin teknik ilerlemesinden çok, bu ilerlemenin ‘gelir modeli, maliyet yapısı ve müşteri ilişkilerini’ nasıl dönüştürdüğünü anlayabilen yatırımcının öne çıkacağını düşünüyor.

Zeev’e göre en büyük fırsatlar çoğu zaman ilk bakışta ‘tuhaf’ görünen girişimlerde saklı. Göze çarpan, trend olmuş startuplar yerine, ilk bakışta ‘yanlış’ ya da ‘alışılmadık’ görünen ekipler, genellikle 15–20 hatta 100 rakip tarafından kuşatılmış, aşırı rekabetçi alanlarda yer almıyor. Rekabetin azlığı ise farklılaşma ve benzersiz konumlanma fırsatı anlamına geliyor. Buradaki yaklaşım, yalnızca ‘eksantrik kuruculara’ yatırım yapmak değil; henüz pazarın net tanımlanmadığı, mevcut yatırım kalıplarıyla açıklanması zor iş modellerini erkenden bulup konum almak.

Zeev, Navan ve Houzz gibi önde gelen yatırımlarının çoğunda, ilk aşamalarda hem piyasanın hem de yatırımcıların bu şirketleri ‘biraz garip’ bulduğunu hatırlatıyor. Ona göre herkesin anlayıp onay verdiği aşamaya gelindiğinde zaten çok geç kalınmış oluyor. Bu yüzden seyrelme başlamadan önce, uzun vadede büyütülebilecek işlere erken girmek kilit önem taşıyor.

Son 10 yılda startup yatırım ortamının kökten değiştiğini düşünen Zeev, bugün bir girişimle görüşmeye gittiğinde, aynı problemi çözdüğünü iddia eden en az 8–10 farklı şirketle daha karşılaştığını söylüyor. Böyle bir doygunluk ortamında yatırımcıların artık yalnızca ‘iyi ekip’i değil, ‘gerçekten hayatta kalabilecek ekip’i seçmesi gerektiğini belirtiyor. İş modelinin farklılığı, pazara giriş zamanlaması, birim ekonomiler ve en önemlisi YZ çağında yapısal bir avantaj yaratıp yaratmadığı, onun bakış açısında temel kriterler hâline gelmiş durumda.

Zeev’in yatırım sürecinde ilk sıraya koyduğu soru net: ‘Bu şirket YZ’nin *faydalananı* mı, yoksa *mağduru* mu?’ Eğer bir şirket YZ’nin mağduru olacaksa, cevap baştan belli: uzun vadede değeri aşınacak bir modele hiç girmemek en doğrusu. Tekrarlı işler üzerine kurulu hizmet sağlayıcılar ya da YZ’nin kolayca ikame edebileceği fonksiyonlara komisyon ekleyerek gelir elde eden platformlar ona göre yapısal olarak dezavantajlı. Buna karşılık, YZ sayesinde operasyonel verimliliğini artıran, ürün kalitesini güçlendiren ve müşteri deneyimini iyileştiren şirketler, uzun vadeli kazananlar arasında yer alabilir.

Şu anda hem halka açık hem de özel piyasalarda yazılım şirketlerinin, YZ korkusu nedeniyle toplu bir ‘indirim’ baskısı altında olduğu gözlemini yapan Zeev, piyasanın henüz YZ’nin kazananları ile kaybedenlerini net biçimde ayırt edemediğini söylüyor. Bu durum yatırımcılar için çift taraflı risk taşıyor: YZ’ye yapısal olarak açık veren bazı şirketler, bugün ucuz görünse bile ileride ‘indirimli fiyatın bile pahalı kalmış’ olduğu örnekler hâline gelebilir. Öte yandan YZ’yi iyi özümseyen ve ürün rekabet gücü ile kârlılığını artıran yazılım şirketleri, şu an düşük değerlemelerden başlayacak bir ‘yeniden fiyatlama rallisi’ yaşayabilir. Piyasa kazananları ve kaybedenleri ayırmaya başladığında değerleme farklarının hızla açılacağı görüşünde.

Kendi portföy şirketlerinden Navan örneği üzerinden YZ’nin ‘marj devrimi’ yaratacağını savunan Zeev, çok yakın gelecekte müşteri desteği işlerinin neredeyse tamamının YZ tarafından yürütüleceğini öngörüyor. Özellikle seyahat ve iş gezisi yönetimi gibi, yoğun müşteri desteği, rezervasyon değişikliği ve masraf uzlaştırması gerektiren alanlarda YZ’nin etkisi çok daha büyük oluyor. İnsan odaklı çağrı merkezlerinin ve operasyon ekiplerinin, YZ destekli otomasyonla yer değiştirmesi; hem işçilik gibi sabit giderleri azaltıyor hem de yanıt hızını ve doğruluğunu artırıyor. Zeev, YZ’nin değerini yalnızca ‘etkileyici demolarla’ değil, doğrudan şirketlerin ‘kâr-zarar tablolarında yarattığı sayısal etkiyle’ ölçmek gerektiğini savunuyor.

YZ’nin tüm köklü şirketleri yıkıp, yerine startupların dünyayı baştan kuracağı yönündeki aşırı uç senaryolara ise mesafeli. Ona göre mevcut oyuncular düşünüldüğü kadar kırılgan değil. Direksiyonda ‘uyumadıkları’ sürece, yani dönüşüme kapalı kalmadıkları müddetçe, aslında YZ’nin en büyük faydalananları olabilirler. Geniş müşteri tabanı, güçlü marka ve yerleşik altyapı gibi avantajlara sahip birçok büyük ve orta ölçekli şirket, YZ’yi doğru entegre ettiğinde, startuplardan çok daha hızlı ve güçlü bir dönüşüm yakalayabilir. Buradaki asıl soru, bu kurumların teknolojik değişimi ne kadar çabuk kabul edeceği ve örgütsel ataleti ne ölçüde aşabileceği.

YZ çağında savunma hattını belirleyen iki kritik unsur olarak ‘operasyonel karmaşıklık’ ve ‘veri sahipliği’ni öne çıkaran Zeev, işin yürütülmesinin zorlaştığı, çok katmanlı paydaş ve karmaşık süreçlerin devreye girdiği şirketlerin, dışarıdan tek bir YZ çözümüyle toptan ikame edilmesinin çok daha güç olduğuna dikkat çekiyor. Buna ek olarak, yıllar boyunca biriktirilmiş işlem, müşteri davranışı ve operasyonel verilerini elinde bulunduran şirketler, bu verilerle eğittikleri YZ modelleri sayesinde rakiplerinin kolayca erişemeyeceği bir avantaj yakalıyor. YZ döneminde ‘operasyonel karmaşıklık’ ve ‘veri sahipliği’ yeni birer *hendek* hâline gelirken, hem startuplar hem de yerleşik oyuncular için stratejinin merkezine yerleşiyor.

Oren Zeev, YZ’nin zaten girişim sermayesi haritasını yeniden şekillendirmeye başladığını belirterek sözlerini tamamlıyor. Ona göre hem yatırımcıların hem de girişimcilerin, sadece büyüme hızına değil, YZ’nin iş modellerini nasıl dönüştüreceğine ve bu dönüşüm sonucunda hangi şirketlerin uzun vadeli kazanan olacağına dair derin bir anlayış geliştirmesi zorunlu. Aksi hâlde, yeni dönemin piyasasında geride kalmak kaçınılmaz görünüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1