Ethereum(ETH) ortak kurucusu Vitalik Buterin, on-chain tahmin piyasalarının gidişatına dair endişelerini dile getirerek, bu piyasaların tüketicilerin enflasyon ve fiyat dalgalanması riskini ‘hedge’ edebileceği araçlara dönüşmesi gerektiğini savundu. Kısa vadeli sonuç tahmini odaklı ‘kumardan’ uzaklaşarak, tahmin piyasalarının reel ekonomiyle bağlantılı bir fiyat istikrar mekanizması olarak yeniden tasarlanabileceğini öne sürdü.
Buterin, X (eski Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımda, mevcut tahmin piyasalarının kısa vadeli fiyat bahisleri ve spekülasyona aşırı kaydığını belirterek, bu eğilimi ‘sağlıksız’ olarak nitelendirdi. Politika, seçimler, varlık fiyatları gibi gelecekteki olaylara dair bilgi toplama ve risk yönetimi amacıyla tasarlanan bu piyasaların, zamanla sadece kısa vadeli fiyat farklarından kazanç sağlamaya yönelik oyun benzeri ürünlere dönüştüğünü ifade etti.
Buterin’in önerisi, on-chain tahmin piyasalarını yapay zeka tabanlı büyük dil modelleri(LLM) ile birleştirerek, tüketiciler ve şirketler için ‘fiyat maruziyet riskini’ yöneten ‘genelleştirilmiş bir hedge mekanizması’ kurmak. Buradaki temel fikir, tahmin piyasalarını doğrudan reel mal ve hizmetlere ilişkin fiyat endekslerine bağlayarak, ‘kişiselleştirilmiş enflasyona endeksli ürünler’ üretmek.
Buterin’in çizdiği yapıda, önce dünya genelindeki ana bölgeler ve ürünler için detaylı fiyat endeksleri on-chain ortamda oluşturuluyor ve her bir endeks için ayrı tahmin piyasaları açılıyor. Aynı ürün bile bölgeden bölgeye farklı kategoriler altında ele alınıyor ki, bölgesel fiyat dinamikleri sisteme gerçekçi biçimde yansıyabilsin.
Bu sisteme ek olarak her kullanıcı (birey ya da şirket) kendi harcama kalıplarını anlayan yerel bir LLM kullanıyor. Bu yapay zeka, kullanıcının harcama yapısını analiz ediyor ve ‘beklenen gelecek N gün harcaması’na uygun tahmin piyasası paylarından oluşan bir sepet öneriyor. Böylece kullanıcı, dolar, won, Bitcoin(BTC) gibi varlıklarla servet biriktirirken, aynı zamanda ‘kişiselleştirilmiş tahmin piyasası payları’ tutarak yerel para cinsi enflasyonu ve yaşam maliyeti artışını dengelemeyi hedefleyebiliyor.
Örneğin gıda, kira ve ulaşım gibi kalemlerde harcama ağırlığı yüksek olan bir hane, bu kategorilere bağlı fiyat endeksleri üzerinden tahmin piyasasında pozisyon alarak, önümüzdeki birkaç ayda olası bir fiyat artışında gelir kayıplarını kısmen telafi edebilir. Enflasyonun düşük kaldığı senaryoda ise sadece hedge maliyetini ödemiş olur; buna karşın tahmin piyasaları üzerinden ‘yaşam maliyeti türev ürünleri’ geniş kitlelere açılmış olur.
Bu modelin hayata geçmesi için on-chain tahmin piyasalarının yeterli likidite ve güvenilirlik kazanması, ayrıca LLM altyapısının kullanıcıların finansal verilerini güvenli ve gizlilik odaklı biçimde analiz edebilmesi gerekiyor. Buna rağmen, tahmin piyasalarına yalnızca ‘bahis platformu’ değil, sigorta ve türev ürünlere benzer bir ‘risk yönetimi altyapısı’ olarak yaklaşılması, sektöre yeni bir yön verdiği şeklinde yorumlanıyor.
Tahmin piyasası savunucuları uzun zamandır bu piyasaların ‘kolektif zeka’ temelli bilgi toplama araçları olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Katılımcıların doğrudan maddi çıkarlarının söz konusu olması, bu piyasalara göre, anketlere kıyasla daha isabetli sonuç tahmini sağlıyor ve şirketler ile yatırımcıların çeşitli riskleri hedge etmesine imkan tanıyor.
Rutgers Üniversitesi istatistik profesörü Harry Crane’e göre, ABD hükümeti içindeki tahmin piyasası karşıtlarının temel çekincesi, bu platformların ‘göz ardı edilmesi zor ve manipüle edilmesi güç bilgi’ üretmesi. Kamuoyu yoklamaları veya medya haberleri, belirli anlatılara göre çerçevelenip düzenlenebilirken, sermayenin doğrudan bağlı olduğu tahmin piyasalarında oluşan fiyat sinyallerini kontrol etmek çok daha güç.
Nitekim Polymarket ve Kalshi gibi tahmin piyasaları, seçim sonuçları, politika kararları ve makroekonomik veriler konusunda ana akım medya ve resmi açıklamalardan farklı sinyaller vererek alternatif bir bilgi kaynağına dönüşmüş durumda. Crane bu nedenle tahmin piyasalarının ‘kamusal bir değer’ olarak ele alınması gerektiğini savunuyor.
Tahmin piyasalarını yapay zeka ve on-chain altyapıyla birleştirerek ‘kişiye özel hedge ürünü’ haline getirme yönündeki Buterin önerisi, kripto sektöründeki güncel eğilimlerle de paralellik taşıyor. 2025 sonrasında sektörde ‘gerçek getiri’ ve ‘somut kullanım alanları’ konusundaki beklentiler artarken, yapay zeka ajanları, robotlar ve makineler arası işlemleri (makine ekonomisi) on-chain üzerinde gerçekleştirmeye dönük girişimler de hızlanmış durumda. Tahmin piyasalarının yaşam giderleri yönetimi ve şirketlerin operasyonel maliyetlerini hedge etme amacıyla kullanılabilmesi, blokzincirin reel ekonomiyle bağlantısını güçlendirebilecek yeni bir kanal olarak görülüyor.
Öte yandan Başkan Trump ile sık sık karşı karşıya gelen ve büyük teknoloji platformlarını eleştiren Elon Musk(Elon Musk) yönetimindeki sosyal medya platformu X, uygulama içinden doğrudan hisse senedi ve kripto para alım satımı yapılabilen ‘Smart Cashtags’ özelliğini duyurmaya hazırlanıyor. Sosyal platformların, tahmin piyasaları ve işlem hizmetleriyle kesişerek finansal altyapıya dönüşme süreci böylece hız kazanıyor.
X ürün direktörü Nikita Bier, X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Önümüzdeki birkaç hafta içinde bir dizi yeni özellik sunacağız ve bunların arasında zaman akışında doğrudan hisse senedi ve kripto para işlemi yapmayı sağlayacak Smart Cashtags da yer alacak’ dedi. Bier, bu yılın Ocak ayında paylaşılan ve uygulama içi alım satım olasılığına dair ima içeren görsel tanıtımdan sonra, bu kez doğrudan fonksiyonun devreye alınacağına dair net bir duyuru yapmış oldu.
X, 2022’de Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) dahil olmak üzere belli başlı hisse ve kripto varlıkların fiyatlarını gösteren basit bir cashtag özelliği sunmuş, ancak bir süre sonra bu hizmeti durdurmuştu. Yeni planlar, yalnızca fiyat görüntülemenin ötesine geçerek, uygulama içi gerçek işlem imkanı sunmayı hedefliyor. Fakat hangi aracı kurumlarla ortaklık yapılacağı, komisyon yapısı ve hangi varlıkların destekleneceği gibi ayrıntılar henüz açıklanmadı.
Cointelegraph, X’e ek yorum talebiyle ulaştı ancak haberin yazıldığı sırada yanıt alamadı.
X, kripto ekosisteminde halihazırda başlıca iletişim ve haberleşme platformu konumunda. Musk, X’i Çin’in WeChat uygulamasına benzer şekilde, mesajlaşma, sosyal medya ve ödeme hizmetlerini tek çatı altında toplayan ‘her şeyi yapan uygulama’ haline getirme hedefini defalarca dile getirdi. Hisse ve kripto için uygulama içi alım satımı mümkün kılan Smart Cashtags, X’i kapsamlı bir finans ve yatırım merkezine dönüştürme yolunda önemli bir adım olabilir.
X, ödeme altyapısı tarafında da atağa kalkmış durumda. Musk, kurucusu olduğu yapay zeka şirketi xAI’ın ‘All Hands’ etkinliğinde, P2P ödeme çözümü X Money’nin lansman süreci hakkında güncelleme paylaştı. Şimdilik sınırlı sayıda kullanıcıyla beta test aşamasında bulunan X Money’nin, yaklaşık iki aylık deneme sürecinin ardından küresel çapta kullanıma açılmasının hedeflendiği belirtildi.
Musk, X Money’yi ‘tüm paranın aktığı yer, tüm para hareketlerinin merkezi’ haline getirmek istediğini vurguladı. Kullanıcıların Venmo veya Cash App benzeri bir deneyimle, X üzerinden kolayca para gönderip ödeme yapabilmesini sağlamayı planladığını söyledi. Aylık ortalama kullanıcı sayısının yaklaşık 600 milyon olduğunu belirten Musk, ‘İsteyen bir kişi, hayatının büyük bölümünü X uygulaması içinde halledebileceği bir noktaya kadar gitmek istiyoruz’ ifadesini kullandı.
X Money’nin doğrudan kripto para desteğiyle mi başlayacağı, yoksa ilk etapta yalnızca itibari para odaklı mı olacağı henüz netleşmedi. Ancak X’in aynı anda yapay zeka, ödeme hizmetleri ve uygulama içi alım satım üzerinde çalışması, uzun vadede on-chain varlıklarla entegrasyon ihtimalini güçlendiriyor. Piyasadaki birçok yorum, bu yönde bir açılım beklentisini canlı tutuyor.
Musk ayrıca, xAI bünyesinde piyasaları analiz etmeye odaklanmış kripto uzmanları işe alarak, yapay zeka ve dijital varlıkların birleştiği yeni hizmet modelleri üzerinde çalışıyor. X ve xAI ile ödeme ve alım satım fonksiyonlarının entegrasyonu, sosyal medya, ödeme, yatırım ve veri analitiğini tek ekosistem altında toplayan bir ‘Musk evreni’ yaratabilir.
Buterin’in tahmin piyasalarını reel ekonomide bir hedge aracı haline getirme önerisiyle, X’in uygulama içi alım satım ve ödeme özellikleri üzerinden ‘her şeyi yapan uygulama’ya dönüşme girişimi farklı kulvarlarda ilerlese de, her ikisi de on-chain altyapı ve dijital varlıkları günlük ekonomi ve finansal işlemlerle bütünleştirmeyi amaçlıyor. Buna rağmen, düzenleyici çerçeve, tüketici koruması ve veri gizliliği gibi konularda önemli engeller duruyor ve bu projelerin tam anlamıyla hayata geçmesi için kapsamlı bir uyum ve denge sürecine ihtiyaç olduğu değerlendiriliyor.
Yorum 0