Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Eski JP Morgan trader’ından uyarı: Sıfır faiz rejimi geri dönerse Bitcoin(BTC) ve tahviller için oyun yeniden yazılacak

Eski JP Morgan trader’ından uyarı: Sıfır faiz rejimi geri dönerse Bitcoin(BTC) ve tahviller için oyun yeniden yazılacak / Tokenpost

Uzun vadeli faiz döngüsünde yeni bir ‘büyük kırılma’ yaşanabileceği görüşü öne çıktı. Küresel makro trader Alex Gurevich, mevcut ekonomik tabloya bakıldığında politika faizlerinin yeniden ‘0%’ seviyesine dönme olasılığının ciddi biçimde ‘küçük görülüğünü’ savunuyor. Ona göre bu süreçte, uzun vadeli tahvil piyasasında onlarca yıl süren yükseliş trendi çökerken, varlık fiyatlarında ‘parabolik(포물선형) ralliler’ görülebilir.

Kaynak: Bu analiz, eski JP Morgan küresel makro trader’ı ve şu anda HonTe Advisors hedge fonunu yöneten Alex Gurevich’in değerlendirmelerine dayanıyor.

Gurevich, kariyeri boyunca faiz, tahvil ve riskli varlıklar arasındaki ilişkiye odaklanan bir isim. ‘The Next Perfect Trade’ kitabında da benzer şekilde faizler, tahvil ve risk iştahını birbiriyle bağlantılı bir yapı olarak ele almıştı. Ona göre 2020’deki Covid-19 şoku ve 2022’de hisse–tahvil ‘eş zamanlı çöküşü’ ile birlikte eski yatırım paradigması fiilen ‘dağıldı’. *Yorum: Eski “tahvil hep kurtarır” modeli artık otomatik işlemiyor.*

Gurevich, ilk olarak ‘politika faizinin tekrar 0% seviyelerine inme ihtimali’nin düşündüğümüzden daha yüksek olduğunu vurguluyor. Finansal koşullar sıkılaşırken iş gücü piyasasında da soğuma işaretleri artarsa, hisse piyasasından gelen ‘servet etkisi’ zayıflayabilir. O noktada faizler üzerinde yeniden güçlü bir aşağı yönlü baskı oluşacağını düşünüyor.

Onun bakış açısına göre bu, basit bir ‘resesyon var, faiz indir’ hikâyesi değil. Daha çok yapısal ortamın yeniden değişmesi anlamına geliyor. Faiz oranları yeniden ‘sıfıra yakın’ bir banda gerilerse, tahvillerin yanı sıra hisse senetleri, Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) gibi riskli varlıkların *değerleme çerçevesi* de köklü şekilde yeniden yazılabilir. Gurevich, bunu “sadece teorik bir ihtimal değil, içinde yaşadığımız veri ve koşullara bakınca *kayda değer olasılığa sahip bir senaryo*” olarak niteliyor. Bu nedenle yatırımcının odak noktasının ‘tam olarak ne zaman’ değil, ‘uzun vadede tekrar bir *sıfır faiz rejimine* dönülebileceği’ varsayımını stratejisine dahil etmek olması gerektiğini savunuyor.

Tahvil tarafında ise daha keskin konuşuyor: Ona göre ‘30 yıllık büyük tahvil boğası’ zaten Covid-19 sürecinde fiilen kırıldı. Enflasyona göre düzeltilmiş tahvil vadeli kontratlarında onlarca yıl boyunca süren yükseliş kanalı, önce Covid dönemindeki sert rallide yukarı yönlü olarak ihlal edildi. Gurevich’e göre bu, aslında aşağı tarafın da kırılabileceğini haber veren bir ‘erken uyarı’ydı. Ardından gelen yüksek enflasyon ve agresif faiz artışları, tahvil fiyatlarını bu uzun vadeli kanalın altına itti ve “tahvil uzun vadede her zaman kazandırır” inancı faktik olarak çöktü.

Bu tabloyu, sadece fiyat hareketi olarak değil, *yapısal bir rejim değişimi* sinyali olarak yorumluyor. Emeklilik fonları, büyük kurumlar ve ‘risk parity’ gibi tahvili portföyün emniyet supabı olarak kurgulayan modeller, artık eskisi kadar güvenle bu varsayıma yaslanamıyor. *Yorum: Basitçe, tahvil eski ‘kutsal sigorta poliçesi’ rolünü kaybediyor.*

Varlık fiyatlarındaki döngüsel pattern için Gurevich’in çizdiği şema net: ‘Yavaş ve uzun süren yükseliş → parabolik ralli → ardından sert düzeltme’. Çok yavaş, sanki ‘zımba ile yukarı çekiliyormuş’ gibi süren yükselişler, ona göre neredeyse hiçbir zaman direkt aşağı çöküşle bitmiyor. Çoğu kez finalde dikleşen, parabolik bir ralliyle son buluyor. Bu yapı, Bitcoin(BTC), Cardano(ADA), Solana(SOL) gibi kripto paralarda defalarca gözlenen klasik döngüyle de uyumlu.

Uzun süren düzeltmeler ve yavaş toparlanmalar, yatırımcıların gardını düşürüyor. Kaldıraç kullanımı ve iyimser anlatı(‘narrative’) birikiyor ve bir noktada neredeyse dikey sayılabilecek bir yükseliş patlıyor. Gurevich’e göre yavaş yukarı eğim gördüğümüzde “büyük ralli olmayacak” demek yerine “*ne zaman* gelecek?” diye sormak, piyasa psikolojisine daha yakın bir yaklaşım. Ancak bu, parabolik ralli sonrası sert düşüşleri yok saymak anlamına gelmiyor; aksine, ‘yavaş çıkıp yavaş inen’ yumuşak iniş çizimi, tarihsel verilerle çoğu zaman uyuşmuyor.

Covid-19 dönemindeki tahvil rallisini de, bugün yaşanan dönüşümün ‘fragmanı’ olarak okuyor. Onlarca yıl korunan tahvil trade kanalının o dönemde yukarı yönde kırılmasını, aslında aşağı kırılma olasılığının da öncü sinyali olarak görmek gerektiğini belirtiyor. O sırada Bitcoin, Nasdaq gibi riskli varlıklar benzeri görülmemiş yükselişler yaşarken, tahvil de ‘son güvenli liman’ algısıyla güçlü alım çekti. Fakat enflasyon kalıcılaştıkça ve sıkılaşma süreci başladıkça tahvil, hisseyle beraber sert şekilde değer kaybederek “aynı anda düşen varlık” rolüne büründü. Bu, “tahvil güvenli, hisse riskli” ikili şemasının pratikte ne kadar kırılgan olduğunu açıkça gösterdi.

Gurevich, 2022’yi ise ‘risk parity’ dinamiği için dönüm noktası olarak tanımlıyor. Klasik risk parity mantığında, hisse senetleri zayıfladığında tahviller devreye girer ve toplam portföyü dengeler. Oysa 2022’de enflasyon ve agresif sıkılaşma yüzünden hem hisse hem tahvil aynı anda ve sert biçimde düştü. Onun ifadesiyle bu, “Risk parity ders kitabının yırtılıp atıldığı yıl” oldu. Böyle bir dünyada tahvilin “otomatik hedge” rolü zayıflarken, emeklilik fonlarından büyük varlık yöneticilerine kadar tüm kurumsal yapılar, portföy mimarisini yeniden düşünmek zorunda kalıyor. Kripto piyasası açısından da bu, kriz anında “tüm varlık sınıflarının aynı anda likidite daralmasından darbe yiyebileceği” bir yeni normal anlamına geliyor.

Hangi varlığın ne zaman mantıklı olduğu sorusuna Gurevich daha sade bir çerçeve getiriyor: *Likidite*. Ona göre asıl soru “şu anda ve önümüzdeki dönemde likidite yüksek mi, düşük mü?” Eğer likiditenin azalacağı ve bunun küresel büyümeyi baskılayacağı bir faza giriliyorsa, vadeyi uzun tahvillere yaymak daha rasyonel bir strateji. Buna karşılık, likidite musluklarının açıldığı ve büyüme beklentilerinin güçlendiği dönemlerde; hisse senetleriyle birlikte Bitcoin, Ethereum(ETH), Solana(SOL), Polygon(MATIC) gibi yüksek beta’lı risk varlıkları daha hızlı fiyatlama yapabiliyor. Böyle fazlarda tahvil cazibesi görece azalabilir, ancak sonraki yavaşlama ve olası faiz indirimlerini öngören yatırımcı için “şimdiden alınıp ileride değer kazanacak” bir pozisyon setine dönüşebilir.

Kendi işlem tarzını anlatırken Gurevich, “Ben, ya şimdi iyi çalışacak ya da olmazsa ileride mutlaka iş görecek trade’leri seviyorum” diyor. Yani senaryo bazlı düşünürken, bugünkü koşullar ve olası gelecek rejimler arasında en az birinde mutlaka pozitif beklenti taşıyan yapı arıyor. Bu, kısa vadeli kâr kovalamaktan ziyade ‘farklı gelecek senaryolarında hayatta kalma ve nihayetinde kazanma olasılığını’ maksimize etmeye dönük bir yaklaşım.

Piyasayı tamamen anladığında hareket etme isteğini ise ‘fazla idealist’ buluyor. Bazen nedenini sonradan çözeceğiniz hareketleri bile, piyasa ile birlikte yakalamanız gerektiğini savunuyor. Özellikle kripto gibi anlatıların, mem kültürünün ve on-chain akımların iç içe geçtiği alanlarda, ‘mükemmel ikna edici hikâye’nin çoğu zaman ‘para kazandıran hikâye’ ile aynı olmayabileceğine dikkat çekiyor. Bu yüzden, katı bir açıklama ihtiyacından ziyade ‘disiplinli risk yönetimi’ ile birlikte, kısmen “açıklanamaz rallilerle barışık” olmanın daha gerçekçi olduğunu düşünüyor.

Ancak bu, bilinçsiz FOMO anlamına gelmiyor. Gurevich’in çizdiği sınır net: “*Anlamadığınız riske* değil, anladığınız yapı içinde *piyasanın yönüne* binmek.” Bu yüzden pozisyon büyüklüğü, kaldıraç düzeyi ve zarar kesme seviyeleri gibi temel risk yönetimi ilkelerinin, böyle dönemlerde daha da sıkı tutulması gerektiğini vurguluyor.

Varlık fiyatlarının psikolojik doğasını anlatırken gümüş(‘silver’) üzerinden basit bir nokta koyuyor: Ons gümüşün ‘20 dolar olması gerektiğini’ söyleyen hiçbir matematik formül yok; aynı şekilde ‘60 dolar olmalı’ diyen de yok. Fiyat, temel olarak insanların hangi seviyede almaya razı olduğunun yansıması. Bitcoin, Ethereum, Dogecoin(DOGE), Bonk(BONK), dogwifhat(WIF) gibi memecoin’ler için de bu gerçek daha da görünür: On-chain veri, token ekonomisi, makro göstergeler elbette önemli; ama çoğu rallide tetikleyici güç, “fiyat yükseldikçe daha çok almak isteyen” basit psikoloji.

Bu yüzden Gurevich, “Fiyatı kusursuzca açıklayan bir model aramak yerine, piyasanın *neyi inandığını* ve *hangi hikâyeye tepki verdiğini* anlamaya çalışmak daha değerli” diyor. Özellikle “değer saklama” tartışmasının odağındaki altın, gümüş ve Bitcoin gibi varlıklarda, bu psikolojik tarafın çok daha baskın çalıştığını ekliyor.

Strateji tarafında ise aşırı karmaşıklığın tehlikelerine işaret ediyor. Opsiyon ve türev ürünlere dayalı çok katmanlı yapılar kurmanın, gerçekten ‘çok iyi bir sebebi’ yoksa, risk–getiri profilini bozabileceğini savunuyor. Çünkü yapı karmaşıklaştıkça, ‘yönü doğru tahmin etseniz bile kaybetme’ senaryolarının sayısı artıyor. Örneğin Bitcoin’de yükseliş beklerken karmaşık kaldıraçlı opsiyon yapıları kurmak yerine, çoğu durumda spot veya basit vadeli işlemlerle yön almanın daha şeffaf ve yönetilebilir olduğuna dikkat çekiyor. Karmaşık ürünlerde zaman değeri erozyonu, volatilite primi, basis bozulması gibi ek faktörler kazancı kolayca törpüleyebiliyor.

Gurevich bu nedenle, “Basitlik bir erdem değil, hayatta kalma stratejisi” ifadesini kullanıyor. Birkaç temel değişkene ve net zarar sınırına dayanan sade işlemlerin, uzun vadede daha iyi sonuç verme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor. Özellikle uzun vadeli faizlerde, tahvil piyasasında ve likidite koşullarında büyük rejim değişimlerinin yaşandığı günümüzde bu yaklaşımın öneminin arttığını vurguluyor.

Sonuç olarak Gurevich’in mesajı üç ana başlıkta toplanıyor: Birincisi, *faizlerin yeniden sıfıra yaklaşma ihtimali* ve *uzun vadeli tahvil yükseliş trendinin kırılması* gerçeğini, likidite okumalarında ve portföy tasarımında hesaba katmak gerekiyor. İkincisi, *yavaş yükselişlerin çoğu zaman parabolik rallilerle ve sert düzeltmelerle tamamlandığını* unutmamak, özellikle kripto gibi volatil piyasalarda kritik. Üçüncüsü ise, bu belirsizlik ortamında bile işlem yaparken *yapıyı olabildiğince basit tutmak*, hayatta kalma ve istikrarlı başarı açısından en güçlü araçlardan biri. Bu çerçeve, Bitcoin ve altcoin’lerden geleneksel tahvil ve hisse piyasalarına kadar, küresel varlık fiyatlarının bir kez daha likidite kaynaklı büyük bir dönemeçten geçebileceği bir ortamda önemli bir referans noktası sunuyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1