AI ajanlarının ‘kendi cüzdanına sahip’ bağımsız ekonomik aktörlere dönüşmesiyle, hem emek piyasasının hem de piyasa mekanizmasının kökten yeniden şekillenebileceği öngörülüyor. Özellikle uzaktan kumanda(teleoperation) temelli robot işgücünün devreye alınmasıyla işçilik maliyetlerinin %40–60’a kadar düşürülebileceği, bu sayede tam otonomiye geçilmeden önce bile ticari benimsemenin hızla yayılabileceği iddia ediliyor.
Bu senaryoyu en net savunan isimlerden biri, kripto varlıklar ile yapay zekayı(YZ) birleştiren merkeziyetsiz platform *Virtuals Protocol*ün kurucu ortağı ve CEO’su olan ‘Jansen Teng’. Daha önce Boston Consulting Group(BCG) danışmanlığı yapan, ardından YZ ve kripto alanında çeşitli girişimler kuran Teng, 2021’de bir oyun DAO’sunu yeniden konumlandırarak Virtuals Protocol’ü hayata geçirdi. Yakın zamanda yaptığı açıklamalarda “AI ajanlarının tamamen otonom ekonomik aktörler” haline geleceğini söylerken, ‘tokenizasyon’ ve ‘robotik’ birleşimini bir sonraki büyük fazın anahtar kelimeleri olarak konumlandırdı.
Teng’e göre nihai hedef, insan komutlarını pasif biçimde yerine getiren yazılımlar değil; kendi cüzdanını yöneten, işlem yapan, gelir elde eden ve bu geliri harcayan ‘ekonomik özne’ niteliğindeki AI ajanları. Bunu mümkün kılmak için ‘launchpad’ benzeri bir model öneriyor. Burada belirli bir ajana bağlı token her işlem gördüğünde, işlem ücretinin bir bölümü doğrudan ajanın hesabına akıyor. Bu mekanizma sayesinde ajanların kendi faaliyetlerini ölçekleyebileceği bir ‘sermaye tabanı’ oluşması hedefleniyor. Teng, böylece tokenizasyonun yalnızca fon toplama aracı olmaktan çıkıp, ajanın ekonomik yaşam döngüsünü sürdüren bir teşvik sistemi haline gelebileceğini savunuyor.
Fiziksel dünyaya taşınan YZ’nin etkisinin daha da büyük olacağını düşünen Teng, robotikleri “fiziksel AI ile birleştiğinde ‘boyut açılan’ bir eşik” olarak tanımlıyor ve robotların AI ajanları için adeta bir ‘beden’ rolü görebileceğini vurguluyor. Şu an çevrimiçi ortamda ödeme ve sözleşme yürüten ajanların, fiziksel dünyada da iş yapmaya başlaması durumunda hizmet sektöründeki maliyet yapısının kökten değişebileceğini öne sürüyor.
Buna rağmen yakın vadede tam otonom robotların sokaklara ineceğini düşünmüyor. Teng, ilk aşamada insan operatörlerin uzaktan kontrol ettiği ‘teleoperation’ modelinin ticarileşeceğini ve pazarın bu yolla açılacağını söylüyor. Ona göre bugün bile uzaktan kontrol edilen robotlar sahada fiziksel iş yapmaya başlarsa, insan emeğinin yüksek maliyetli olduğu alanlarda şirketler açısından anlamlı tasarruf sağlanabilir. Bu tip teleoperasyon tabanlı robot işgücünün, özellikle tekrarlı işler ve basit lojistik/hizmet görevlerinde maliyeti yaklaşık %40–60 azaltma potansiyeli olduğu iddia ediliyor. Yüksek işçilik maliyetleriyle mücadele eden hizmet, tesis yönetimi ve lojistik gibi sektörlerde bu farkın çarpıcı biçimde hissedilebileceği belirtiliyor.
Teng, teleoperasyonun yalnızca bir ‘ara faz’ da olmayabileceğini düşünüyor. Uzaktan kumanda ile yapılan bu işlerin ürettiği veri setleri, ileride tam otonom robotların eğitimi için temel girdi haline gelecek. Zamanla biriken operasyon verisi sayesinde robotların kendi kendine öğrenme kapasitesi artacak, insan müdahalesi giderek azalacak. Teng, ekiplerin “insan teleoperasyonunu ikame edecek tam otonom robotları eğitmeye başlayacağını” söyleyerek bu geçiş yoluna dikkat çekiyor.
İnsan benzeri(humanoid) robotlara odaklanmasının nedeni ise bugünkü çalışma ortamlarının neredeyse tamamının ‘insan standardına’ göre tasarlanmış olması. Teng, örneğin tesisat ve sıhhi tesisat gibi işlerde “klozet ve çevresinin doğrudan insan erişimine göre biçimlendirildiğini” hatırlatıyor. Fabrika üretim hatları gibi alanları baştan ‘robot dostu’ hale getirmek nispeten mümkünken, çoğu iç mekânı buna uygun şekilde yeniden inşa etmek hem pahalı hem pratik değil. Bu yüzden insan formuna benzeyen robotların birçok alanda toplam yatırım maliyetini düşürebileceği görüşünde.
Öte yandan güç, güvenlik ve sorumluluk konusu hâlâ önemli bir bariyer. Teng, “gelecek yıl da bir şekilde insan denetimi mutlaka olacak” diyerek tamamen insansız, serbest dolaşan robot sürülerine kısa vadede ihtimal vermiyor. Robotların fiziksel güç kullanabilmesi, kendini savunma refleksine sahip olabilmesi, ayağa kalkıp masa benzeri cisimleri hareket ettirebilmesi gibi unsurlar; teknik ilerlemeden ziyade operasyon ve denetim mimarisini kritik hale getiriyor.
Teng’e göre robotların ilk büyük ölçekli yayılımı evlerden ziyade ticari alanlarda yaşanacak. Güçlü pazarlama kasına sahip restoran, otel gibi işletmeler, robotları hem ‘gösteri’ hem de müşteri çekme unsuru olarak görmeye başlayabilir. Ona göre “restoran ya da otelde robot görmek havalı” ve daha fazla müşteri çekebiliyor; yani robotlar yalnızca personel ikamesi değil, marka deneyiminin bir parçası olarak da konumlanabilir.
Robotik inovasyon tarafında ‘tokenizasyon’ ve ‘inkübatör’ modelleri öne çıkarılıyor. Teng, robotik girişimler için hem sermaye hem de ilgiyi aynı anda çekebilmek adına, inkübasyon programlarını token ekonomisiyle birleştiren bir yapı öneriyor. Buna göre belirli bir robotik token’ın piyasa değeri 5 milyon dolar eşiğini geçtiğinde, ilgili projeye bir ‘residency’ koltuğu tahsis ediliyor. Böylece pazarın projeye verdiği reaksiyon, inkübatöre giriş bileti haline geliyor; bu aşamayı geçen takımlara ise tesis, robot donanımı ve ağ erişimi gibi somut kaynaklar sağlanıyor.
Teng, kendi ekosistemlerinin Güneydoğu Asya’daki en büyük deneme sahalarından birine sahip olduğunu, yaklaşık 30 humanoid robottan oluşan bir filoyu yönettiklerini belirtiyor. Bu tür test altyapılarının, yeni robotik projeler için hem teknik hem de yatırım açısından önemli bir çekim merkezi olacağı düşünülüyor.
YZ ve robotların yaygınlaşmasının istihdam üzerindeki baskılarını da teslim eden Teng, otomasyonun iş kayıplarını tetikleyebileceğini ve bunun tüm YZ sektörüne yönelik bir ‘geri tepme’ yaratabileceğini söylüyor. Buna rağmen inovasyon hızının düşürülmemesi, bunun yerine toplumun uyum sağlamasını kolaylaştıracak eğitim, yeniden beceri kazandırma ve regülasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Robotsal varlıkların fiziksel dünyada aktif hale gelmesi, aynı zamanda yeni suç tiplerine de kapı aralayabilir. Teng, önümüzdeki 5 yıl içinde ABD Federal Soruşturma Bürosu(FBI) bünyesinde robot kaynaklı siber suçlara odaklanan özel birimlerin kurulmasının şaşırtıcı olmayacağını dile getiriyor; robot hack’lenmesi ve uzaktan ele geçirilmesi gibi senaryoların artık bilim kurgu sınırlarını aştığını ima ediyor.
Blokzincirin bu ekosistemdeki rolü ise ‘koordinasyon katmanı’ olmak. Teng, akıllı sözleşmeler üzerinden robotlar ve AI ajanları arasında iş paylaşımı, ödeme ve sorumluluk devrinin otomatikleştirilebileceğini düşünüyor. Virtuals Protocol ekosisteminde, platform tokenlarını stake eden katılımcılara yeni projelerin token arzının %3–5’inin airdrop edilmesi gibi mekanizmalar deneniyor. Böylece robotik ve YZ projeleri, erken dönem topluluk oluşturma ve likidite sağlama süreçlerinde klasik kripto büyüme stratejilerinden yararlanıyor.
Bütün bunlara rağmen Teng, token fiyatlarının çoğu zaman projenin gerçek teknik düzeyindense ‘anlatı’ya daha duyarlı olduğunu kabul ediyor. Fiyatın her zaman temel değeri yansıtmadığı bir piyasada, sürekli ürün geliştirme ve sağlıklı piyasa iletişimi, sermaye akışını belirleyen asıl faktörler haline geliyor.
Ulaştığı yer itibarıyla Teng’in vizyonu son derece radikal. Ona göre AI ajanları ve robotlar, insanların yapmak istemediği gündelik işlerden başlayarak, zaman içinde bazı insan ilişkisi gerektiren rolleri bile üstlenebilir. Aşırı verimlilik artışı, bugünkü ekonomik modelin temellerini sarsarken, bolluk odaklı yeni bir toplumsal düzenin kapısını aralayabilir. Pazar henüz emekleme aşamasında. Buna karşın teleoperasyon temelli ticari robot kullanımı, tokenizasyon yoluyla robotik finansmanı ve AI ajanlarının kendi cüzdanlarını yönetmesi gibi eğilimler, şimdiden gerçek dünyada test edilmeye başlandı. Son kertede belirleyici olanın salt ‘teknoloji’ değil; otonomi, güvenlik ve ödül mekanizmalarının nasıl tasarlanacağı ve bunun geniş kitleler nezdinde ne ölçüde ‘güven’ üretebileceği olacağı yönünde kripto ve YZ çevrelerinde geniş bir mutabakat oluşmuş durumda.
Yorum 0