이더리움(Ethereum, ETH) kurucu ortağı Vitalik Buterin(Vitalik Buterin), önümüzdeki 4 yıl içinde ağı hem çok daha hızlı hem de ‘kelime’quantum-resistant’kelime’ yani ‘kelime’quantum saldırılarına dayanıklı’kelime’ hale getirmeyi hedefleyen yeni bir yol haritası açıkladı. Buna göre, işlemlerin geri döndürülemez biçimde kesinleştiği ‘kelime’finality’kelime’ süresi, mevcut yaklaşık 16 dakikadan 6–16 saniye aralığına çekilmek isteniyor. Bu plan, Ethereum(ETH) ağının uzun vadeli rekabet gücünü hem ‘kelime’hız’kelime’ hem de ‘kelime’güvenlik’kelime’ tarafında güçlendirmeyi amaçlıyor.
Buterin, 26’sında (yerel saatle) Ethereum Vakfı protokol ekibinin yayımladığı güncel yol haritasını temel alarak yaptığı ek açıklamada, özellikle blok üretim süresini belirleyen ‘kelime’slot time’kelime’ yapısında iyileştirme ve düğümler (node) arasındaki iletişim modelinin güncellenmesini önerdi. Bu değişiklikler sayesinde hem blok üretim hızı hem de işlem onay sürelerinin düşürülmesi ve böylece kullanıcıların hissettiği ‘kelime’ağ performansının’kelime’ belirgin şekilde yükseltilmesi hedefleniyor.
Planın en dikkat çekici unsuru, ‘kelime’finality’kelime’ mekanizmasının yeniden tasarlanması. Buterin, Ethereum(ETH) üzerinde şu anda kullanılan görece karmaşık doğrulama yapısını daha basit ve verimli bir modelle değiştirmeyi gündeme getiriyor. Bu sadeleştirme sayesinde işlemler, bugün dakikalar süren kesinleşme süreci yerine yalnızca 6–16 saniyede nihai hale getirilebilecek. Aynı zamanda gelecekte ortaya çıkabilecek ‘kelime’quantum bilgisayar saldırıları’kelime’ da hesaba katılarak, protokol seviyesinde ‘kelime’quantum-resistant’kelime’ bir tasarım inşa edilmesi planlanıyor.
Buterin, bu yol haritasının ağda “kelime’çok müdahaleci(very invasive)’kelime” değişiklikler gerektirdiğini de kabul ediyor. Bu nedenle en büyük yapısal adımların, doğrudan bir ‘kelime’kriptografi dönüşümü’kelime’ ile eş zamanlı yürütülmesi öneriliyor. Özellikle ‘kelime’post-quantum’kelime’ döneme uygun ‘kelime’hash tabanlı imza(hash-based signatures)’kelime’ şemalarına geçiş, sürecin ana ekseni olarak öne çıkıyor.
Piyasada, Ethereum(ETH) için çizilen bu yeni yol haritasının hayata geçmesiyle birlikte ‘kelime’işlem hızı’kelime’, ‘kelime’finality süresi’kelime’ ve ‘kelime’güvenlik/quantum dayanıklılığı’kelime’ alanlarında sağlanacak iyileşmelerin, ağın uzun vadeli konumunu nasıl etkileyeceği yakından izleniyor. Uzmanlar, bu ölçekte bir protokol güncellemesinin hem teknik riskler hem de geliştirici ekosistemi açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor. “yorum: Ethereum’un tarihsel olarak zorlu fork süreçlerinden geçtiği ve bu nedenle böylesine derin protokol revizyonlarının, piyasa fiyatından bağımsız şekilde uzun tartışma ve test dönemleri gerektireceği genel kabul görüyor.”yorum
ABD Hazine tahvillerinin blokzincir üzerinde temsil edildiği ‘kelime’tokenize ABD tahvili(tokenized US Treasury)’kelime’ piyasası, 2026’ya girilmesiyle birlikte 1 milyar doların üzerinde büyüme kaydetti. Bu segment, gerçek dünya varlıklarının blokzincire taşınması anlamına gelen ‘kelime’RWA (Real World Assets)’kelime’ trendinin en görünür alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Küresel ölçekte makroekonomik belirsizlikler ve ABD’nin artan kamu borcu endişeleri sürerken bile, zincir üzerindeki tahvil ürünlerine yönelik ilginin genişlediği görülüyor.
RWA veri platformu RWA.xyz verilerine göre, tokenize ABD tahvillerinin toplam piyasa değeri 1 Ocak’ta 8,9 milyar dolarken, haberin kaleme alındığı tarihte 10,8 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı. Böylece en az 1,9 milyar dolarlık (yaklaşık 2,7 trilyon won) net artış yaşanmış oldu. Bu rakam, piyasada sıkça dile getirilen “10 milyar doların üzerinde” büyüme eşiğini de fazlasıyla aşıyor. Tokenize ABD tahvilleri; Hazine tahvili gibi devlet borçlanma araçlarını dijital token’lara bölerek blokzincir üzerinde alınıp satılabilir hale getiriyor ve bu yönüyle ‘kelime’geleneksel finans gelir modellerinin’kelime’ web3 altyapısına taşınmasının tipik bir RWA örneği kabul ediliyor.
Bu büyüme ivmesi, 2025 Ekim’inden sonra kripto piyasasında görülen geniş tabanlı düzeltme eğilimiyle tezat oluşturuyor. O dönemde yüksek volatiliteye sahip kripto varlıklar değer kaybederken ya da yatay seyrederken, görece ‘kelime’öngörülebilir faiz getirisi’kelime’ sunan tokenize ABD tahvillerine fon kayması yaşanmış olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, yatırımcıların 2026’ya dönük makro beklentilerindeki belirsizlik, ABD mali sürdürülebilirliği konusunda süren tartışmalar gibi faktörler, RWA pazarının büyüme hızını sınırlayabilecek ‘kelime’risk başlıkları’kelime’ olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu alandaki genişlemenin hem ‘kelime’düzenleyici çerçeveye’kelime’ hem de ‘kelime’küresel faiz trendine’kelime’ oldukça duyarlı olacağını vurguluyor. “yorum: Birçok analist, faizlerin yüksek seyrettiği senaryoda tokenize tahvillerin cazibesinin sürdüğünü, ancak sert bir faiz indirim döngüsünün getiri arayan sermayeyi yeniden daha riskli kripto varlıklara yöneltebileceğini belirtiyor.”yorum
Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi FCA, ‘kelime’stablecoin’kelime’ kurallarını uygulamaya almadan önce, düzenleyici kum havuzu (regulatory sandbox) bünyesinde oluşturduğu özel bir stablecoin kohortuna katılacak dört şirketi seçti. Böylece Birleşik Krallık, stablecoin ekosistemini resmen tanımlayan bir çerçeveyi hayata geçirmeye hazırlanırken, ihraç, dolaşım, ödeme ve mutabakat gibi ‘kelime’gerçek kullanım alanlarını’kelime’ sahada test etme aşamasına geçmiş oldu.
FCA, 26’sında (yerel saatle) yayımladığı basın açıklamasında, kendisine başvuran 20 şirket arasından Monee Financial Technologies, ReStabilise, Revolut ve VVTX’i seçtiğini duyurdu. Bu dört şirket, Birleşik Krallık’ın önerdiği stablecoin kuralları çerçevesinde, FCA tarafından tasarlanmış ‘kelime’güvenli bir test ortamında(safe environment)’kelime’ faaliyet yürütecek. Böylece düzenleyici, stablecoin tabanlı hizmetlerin gerçek kullanıcı senaryolarında nasıl çalıştığına dair veri toplayacak ve nihai regülasyon tasarımını bu sonuçlara göre şekillendirecek.
Gözetimin odak noktası, stablecoin’lerin ‘kelime’ihraç(issuance)’kelime’ süreçleri olacak. Seçilen şirketler; ödeme, toptan mutabakat (wholesale settlement) ve kripto alım satım (crypto trading) gibi farklı kullanım alanlarında pilot uygulamalar yürütecek. FCA ise bu pilotların sonucunu, Birleşik Krallık’ın nihai stablecoin kural setini oluştururken temel girdi olarak kullanmayı planlıyor.
FCA’nın ödeme ve dijital varlıklardan sorumlu yöneticisi Matthew Long(Matthew Long), yaptığı açıklamada “Birleşik Krallık’taki stablecoin ihraççılarının, ödeme, mutabakat ve işlem süreçlerinde ‘kelime’güvenilir(trusted)’kelime’ bir araç haline gelmesini destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı. Long, FCA’nın bu alana doğrudan dahil olmasının hem tüketici korumasına hem de finansal işlemlerin güvenliğine katkı sağlayacağını, aynı zamanda hükümetin ‘kelime’Ulusal Ödemeler Vizyonu(National Payments Vision)’kelime’ ile FCA’nın stratejilerinin hayata geçirilmesinde kilit rol oynadığını vurguladı.
“yorum: Birleşik Krallık’ın net ve test odaklı yaklaşımının, stablecoin’lerin banka benzeri sıkı bir rejime mi yoksa fintech odaklı esnek bir rejime mi tabi tutulacağını belirleyeceği, bunun da Avrupa ve küresel stablecoin regülasyon trendleri üzerinde dolaylı baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.”yorum
Piyasa gözlemcileri, FCA’nın attığı bu adımın, stablecoin projelerinin ‘kelime’düzenleyici belirsizlik’kelime’ riskini azaltarak, geleneksel finans kurumlarıyla iş birliği kapılarını daha da açabileceğini düşünüyor. Bununla birlikte, sermaye gereksinimleri, rezerv şeffaflığı ve tüketici koruma hükümlerinin ne kadar katı belirleneceği, stablecoin ihraççılarının Birleşik Krallık pazarına bakışını doğrudan etkileyecek kritik başlıklar olmaya devam ediyor.
Yorum 0