ABD Temsilciler Meclisi’nde iki partinin de destek verdiği ‘Blokzincir Geliştirme İnovasyonunu Teşvik Yasası(2026 Promoting Innovation in Blockchain Development Act)’ için yasa teklifi sunuldu. Teklifin amacı, federal ‘para transferi işi’ kurallarına dayanarak, kullanıcı fonlarını hiç tutmayan açık kaynak yazılım geliştiricilere kadar uzanan cezai sorumluluk eğilimine fren getirmek. ‘DeFi’ ve ‘açık kaynak geliştirici’ tartışmalarının giderek sertleştiği dönemde atılan bu adım, ‘blokzincir’, ‘DeFi’ ve ‘açık kaynak yazılım’ ekosistemi için kritik önem taşıyor.
26’sında (yerel saatle), Temsilciler Scott Fitzgerald(Scott Fitzgerald), Ben Cline(Ben Cline) ve Zoe Lofgren(Zoe Lofgren) söz konusu yasa teklifini birlikte sunduklarını açıkladı. Tasarının merkezinde, federal ceza kanunu 18 U.S.C. §1960 (izinsiz para transferi işi yürütme yasağı) maddesinin kapsamını daraltmak bulunuyor. Buna göre, kullanıcıların fonlarını ‘emanette tutmayan (custody dışı)’ yazılım geliştiricilerin açıkça cezai sorumluluk alanı dışında bırakılması hedefleniyor.
Yasa teklifini hazırlayan kanat, §1960’ın onlarca yıl önce geleneksel finansal aracılık kurumları düşünülerek tasarlandığını, bu yüzden ‘merkeziyetsiz finans(DeFi)’ ortamında ‘emanetçi olmayan(non‑custodial) araçlar’ ve ‘sadece kod dağıtımı’nın, klasik bir ‘para transferi işiyle’ aynı kefeye konulmasının ‘aşırı’ olduğunu savunuyor. Özellikle son yıllarda uygulayıcı kurumların non‑custodial protokol ve araçlara kadar bu maddeyi geniş yorumlaması, ‘DeFi’ ekosistemi genelinde ciddi bir hukuki belirsizlik yarattığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
Kongre’de bir yandan ‘Clarity Act(클래리티법)’ ve dijital varlık piyasası yapısını bütünüyle ele alan kapsamlı düzenlemeler tartışılırken, bu süreçte ‘DeFi geliştiricisinin’ nereye kadar regülasyon konusu yapılacağı öne çıkan başlıklardan biri haline geldi. ‘Kod yazma eylemi’ ile ‘para transferi işi yürütme’ arasındaki çizginin nerede çekileceği, hem hukuk çevrelerinde hem de piyasada tartışma yaratmış durumda.
Yeni teklif, §1960’ın hedefinin kimler olması gerektiğine dair Kongre’nin yorumunu netleştirmeye yönelik bir girişim olarak görülüyor. Buna göre, odakta olması gerekenin ‘kullanıcı fonlarını fiilen tutan ve hareket ettiren işletmeciler’ mi, yoksa sadece açık kaynak kod yazan ve bakımını yapan programcılar da dahil mi olacağı sorusuna yasal bir açıklık getirilmesi amaçlanıyor. ‘Blokzincir’, ‘DeFi’ ve ‘açık kaynak geliştirici’ tartışmaları tam da bu soruda düğümlenmiş durumda.
Yasa hamlesinin arka planında ise son yıllarda öne çıkan soruşturma ve yargı süreçleri bulunuyor. ABD Hazine Bakanlığı, 2022’nin Ağustos’unda mahremiyet odaklı karma protokol Tornado Cash’i ‘yaptırım’ listesine almıştı. Ancak 2024 Kasım’ında ABD 5. Temyiz Mahkemesi bu yaptırım kararını iptal etti. Buna rağmen federal savcılık, 2023 Ağustos’unda Tornado Cash ortak kurucuları Roman Storm(Roman Storm) ve Roman Semenov(Roman Semenov)’u §1960 ihlali için komplo dahil çeşitli suçlamalarla dava etti. 2025 Ağustos’unda jüri, Storm için ‘izinsiz para transferi işi yürütme komplosu’ suçlamasında mahkûmiyet kararı verirken, diğer bazı suçlamalarda ise karara varamadı.
Avrupa’da da benzer tartışmalar görüldü. Hollanda makamları, geliştirici Alexey Pertsev(Alexey Pertsev)’i 2024 Mayıs’ında suçlu buldu ve Tornado Cash ile bağlantılı kara para aklama vakaları çerçevesinde 5 yılı aşkın hapis cezası verdi. Sektör, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi(SDNY)’nde görülen Samourai Wallet davasını da emsal olarak gösteriyor. Projenin yöneticileri 2025 Ağustos’unda suçlamaları kabul etti ve aynı yıl Kasım’ına kadar hapis cezaları kesinleşti. Bu süreç, “yalnızca yazılımı dağıtmanın, başlı başına ‘emanetçi bir işletme’ yürütmek sayılıp sayılamayacağı” tartışmasını daha da alevlendirdi. ‘DeFi’, ‘blokzincir’ ve ‘açık kaynak yazılım’ çevreleri için bu kararların yarattığı risk algısı giderek artmış durumda.
‘Blokzincir Geliştirme İnovasyonunu Teşvik Yasası’, retorik düzeyde ‘DeFi geliştiricisini koruma’ amacıyla sunulsa da, pratikte asıl sınavı ‘kara para aklama ile mücadele(AML)’ ve yaptırım uygulamalarının etkinliğini zedelemeden hangi noktaya kadar bir ‘cezai sorumsuzluk’ çerçevesi çizebileceği olacak. Piyasada, bu hamlenin ABD’deki ‘DeFi’ inovasyonu üzerindeki belirsizliği azaltan olumlu bir ‘sinyal’ olarak mı okunacağı, yoksa mevcut regülasyon çerçevesiyle çatışarak yeni tartışmalar mı üreteceği dikkatle izleniyor. ‘Blokzincir’ ve ‘DeFi’ projelerinde yer alan açık kaynak geliştiriciler açısından ise teklifin yasalaşması, risk profilini kökten değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
Bu gelişme ilk olarak 26’sında (yerel saatle), Eleanor Terrett(Eleanor Terrett) tarafından X üzerinden duyuruldu.
Yorum 0