Bitcoin(BTC) 26’sında (UTC) gün içinde 68.000 dolar seviyesini yeniden test ederek toparlanma sinyali verdi. 25’inde 63.000 doların altına sarkan sert düşüşün ardından alım iştahının hızla geri dönmesi, ‘piyasa tabanı’ beklentilerini güçlendiriyor. Özellikle ‘CLARITY Yasası’ etrafında şekillenen *düzenleyici netlik* temasının güçlenmesi halinde, kripto varlık piyasasında yeni bir ‘yükseliş döngüsü’ olabileceği konuşuluyor.
ABD Kongresi’nde görüşülen ‘CLARITY Yasası’ taslağının olgunlaşmasıyla birlikte, piyasalar şimdi ABD düzenleyicilerinden gelecek *yapıcı sinyalleri* olası yeni katalizör olarak izliyor. Yasa tasarısının *mevzuat belirsizliğini* azaltması durumunda kurumsal sermaye girişinin yeniden ivme kazanabileceği ve bunun da başta büyük piyasa değeri olan kriptolar olmak üzere altcoin’lere yayılabilecek bir ‘boğa piyasası’ zemini oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu senaryoda sektörde, en belirgin potansiyel *kazananlar* olarak Ripple(XRP), Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) öne çıkarılıyor.
Ripple(XRP) cephesinde şirket, XRP Ledger(XRPL) altyapısını hem *stabil kripto paralar* hem de ‘tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıkları (RWA)’ için temel bir katman haline getirme planını yeniledi; buna karşın XRP’nin ekosistemin *merkezî likidite tokeni* olarak kalacağı vurgulandı. Birleşmiş Milletler Sermaye Kalkınma Fonu(UNCDF) ve Beyaz Saray bağlantılı bazı raporlarda XRP’nin *küresel ödeme altyapısının modernizasyonu* açısından taşıdığı potansiyelin anılması, yatırımcı ilgisini artıran unsurlar arasında. Ayrıca ABD’de spot XRP borsa yatırım fonunun (ETF) onaylanmasıyla beraber hem kurumsal hem bireysel yatırımcı tarafında erişilebilirliğin ciddi ölçüde arttığı ifade ediliyor. Teknik tarafta fiyat grafiğinde ‘boğa flaması (bull flag)’ formasyonuna işaret eden yorumlar gelirken, bazı analistler 2. çeyrek içinde ‘5 dolar’ bölgesine doğru bir atak ihtimalini masaya koyuyor. *yorum* Buradaki fiyat hedefleri analist görüşlerine dayalı olup, yüksek oynaklık riski içeriyor.
Bitcoin(BTC) için tablo daha dalgalı. Ekim’in 6’sında 126.080 dolarla tüm zamanların zirvesi görülmüş olsa da, sonrasında ABD’nin olası askerî adımları etrafında İran ve Grönland başlıklı jeopolitik risklerin öne çıkmasıyla sert bir düzeltme yaşandı. Yaklaşık yüzde 50’lik bu geri çekilme 25’inde BTC fiyatını 63.000 doların altına kadar itti. Buna rağmen Bitcoin’in ‘*dijital altın*’ anlatısının hâlâ güçlü olduğu, enflasyon baskısı, para birimlerinin değer kaybı ve artan makroekonomik oynaklık ortamında *alternatif değer saklama aracı* olarak görülmeye devam ettiği ifade ediliyor. Kurumsal benimsemenin sürmesi, son yarılanma sonrası satış baskısının kademeli zayıflaması ve ABD’de netleşmesi beklenen düzenleyici çerçeveyle birlikte, yıl içinde rekor seviyelerin yeniden test edilebileceği görüşü korunuyor. Piyasaların izlediği ek bir faktör de Başkan Trump’ın olası adımları. Trump’ın bir başkanlık kararnamesiyle ‘*ABD Stratejik Bitcoin Rezervi (Strategic Bitcoin Reserve)*’ benzeri bir programı hayata geçirmesi halinde, Bitcoin’in piyasa hakimiyetinin güçlenebileceği ve varlığın yeniden *agresif bir şekilde fiyatlanabileceği* öne sürülüyor.
Ethereum(ETH) ise yaklaşık 250 milyar dolarlık piyasa değeriyle DeFi (merkezsiz finans) ekosisteminin ‘*ana katmanı*’ konumunu koruyor. Zincir üzerinde kilitli toplam varlık (TVL) yaklaşık 55 milyar dolar seviyesinde ve Ethereum, on-chain ekonomik aktivitenin en yoğun olduğu ağlardan biri olarak öne çıkıyor. Piyasa duyarlılığının net biçimde *iyimser bölgeye* geçmesi halinde, ETH için Haziran civarında 5.000 dolar direncinin yeniden test edilmesi ve hatta bu seviyenin aşılması ihtimalleri dile getiriliyor; bu bölge, geçen yıl Ağustos’ta görülen 4.946 dolarlık önceki zirvenin de üzerinde. Orta-uzun vadede ise yine *düzenleyici netlik* kilit unsur. CLARITY Yasası’nın hukuki belirsizliği azaltması durumunda, stabil kripto paralar ve gerçek dünya varlıklarının tokenleştirilmesi gibi alanların regüle finans sistemi içinde hız kazanabileceği, bu süreçte de Ethereum ağının kullanımının artabileceği anlatısı öne çıkıyor. Teknik açıdan ETH şu an 30 günlük hareketli ortalamasının altında işlem görüyor olsa da, kısa vadeli bir toparlanmayla bu seviyenin üzerine yeniden çıkabileceği yönünde değerlendirmeler var.
Bu üç büyük varlık olası bir ‘yeni yükseliş döngüsünün’ doğal *çekirdek faydalanıcıları* olarak öne çıkarken, geçmiş boğa piyasalarından hareketle bazı yatırımcılar daha yüksek getiri potansiyeli sunabilecek erken aşama projelere de yöneliyor. Bu bağlamda adı giderek daha sık geçen girişimlerden biri ‘Bitcoin Hyper(HYPER)’. Proje, bir *katman-2 (Layer-2) ölçeklenebilirlik çözümü* üzerinden Bitcoin’e Solana(SOL) benzeri hız ve verimlik kazandırmayı hedeflediğini anlatıyor. Amaç, işlem maliyetlerini aşağıya çekerken Bitcoin’in temel *güvenlik mimarisini* korumak. Proje ekibi bu sayede Bitcoin ağı üzerinde stake etme, getiri elde etme, token alım-satımı ve akıllı sözleşme etkileşimlerinin mümkün olacağını savunuyor. Ön satışta şimdiden 31,5 milyon dolar civarında fon toplandığı ve hem önde gelen yatırımcıların hem de borsa platformlarının projeye ilgisinin arttığı bilgisi paylaşılıyor. *yorum* Ancak ön satış coin’lerinde likidite, fiyat keşfi ve teknik gerçekleştirme risklerinin çok yüksek olduğu; borsada listelenme süreci, gerçek kullanıcı talebi ve ürünün çalışır hale gelmesi gibi değişkenlere bağlı olarak yatırımcılar için ciddi kayıp ihtimallerinin bulunduğu hatırlatılıyor.
Genel çerçevede, Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Ripple(XRP) etrafında şekillenen ‘*büyük sermaye alan ana varlıklar*’ anlatısı ile Bitcoin Hyper(HYPER) benzeri daha yüksek riskli yenilikçi projelere yönelik iştahın aynı anda yükseldiği bir dönemden geçiliyor. CLARITY Yasası üzerinden gündeme gelen *düzenleyici netlik* olasılığı ise, hem bu üç büyük kripto para hem de yeni projeler için önümüzdeki dönemin en kritik makro başlığı olarak öne çıkıyor.
Yorum 0