AI veri merkezi talebi, yüksek faizli şirket tahvili(haiyild) piyasasına hızla yayılıyor. Bitcoin(BTC) madencilik şirketleri iş modellerini AI altyapısına kaydırırken, ‘AI altyapısı’nın geleneksel kamu hizmetlerine göre daha pahalı finansmanla büyüdüğü yönünde değerlendirmeler güçleniyor.
TheEnergyMag’in en son bültenine göre, AI veri merkezi geliştirme faaliyetleriyle bağlantılı şirketler, son 12 ayda dönüştürülebilir tahviller (ileride hisseye çevrilebilen borçlanma araçları) hariç tutulduğunda, uzun vadeli teminatsız ve öncelikli tahvil (long term senior note) ihracı yoluyla yaklaşık 33 milyar dolar (yaklaşık 47,3 trilyon won) topladı. AI ve veri merkezi yatırımları ‘sermaye piyasası odaklı altyapı’ olarak konumlanırken, büyük montanlı fonların tahvil formatında bu alana akması artık belirgin bir yapı haline geliyor.
Buna karşılık faiz yükü hafife alınacak düzeyde değil. Düzenlemeye tabi kamu hizmeti şirketleri veya geleneksel enerji firmaları genellikle yıllık yüzde 4–5 seviyesinde borçlanabilirken, AI ve kripto bağlantılı ihraççıların çoğunun yüzde 7–9 bandında maliyetle fon sağladığı hesaplanıyor. Aynı ‘altyapı yatırımı’ başlığının altında toplansalar bile, borç verenlerin (tahvil yatırımcıları) algıladığı ‘risk primi’ açısından belirgin bir fark oluştuğu vurgulanıyor.
Yüksek faizli (high yield) şirket tahvili piyasasının geneline bakıldığında ise kupon faizlerinin gerileme eğiliminde olduğu görülüyor. Janus Henderson Investors, BofA Global Research verilerine atıf yaparak 2025 yılının sonunda (30 Kasım itibarıyla) yeni ihraç edilen dolar cinsi yüksek faizli tahvillerin ortalama kuponunun yaklaşık yüzde 7,2 seviyesinde bulunduğunu, bunun da 2023’teki yüzde 8–9 bandına kıyasla düşüş anlamına geldiğini aktardı. Buna rağmen faiz aralığının üst sınırında kalan ihraççıların ağırlıkla ‘mevcut veya geçmişte dijital varlık madenciliği yapmış şirketler’ olduğu, bu şirketler AI altyapısına yönelse bile piyasada talep edilen fonlama maliyetinin hala yüksek seyrettiği yorumları yapılıyor.
TheEnergyMag’in örnek gösterdiği son borçlanma işlemleri, bu faiz farkını net biçimde ortaya koyuyor. CoreWeave, 2025’in mayıs ve temmuz aylarında sırasıyla yüzde 9,25 ve yüzde 9 faizle borçlandı. Applied Digital ise 2025 kasım vadeli tahvilini yüzde 9,2 kuponla ihraç etti. TeraWulf’ün borçlanma maliyeti yüzde 7,75, Cipher Mining’in ise yüzde 7,125 ve yüzde 6,125 seviyelerinde gerçekleştiği kaydedildi. Ortak ‘AI veri merkezi’ başlığı altında anılsalar da, kredi notu, iş modelinin istikrarı ve nakit akışının görünürlüğüne göre faiz oranlarının ciddi biçimde açıldığına dikkat çekiliyor.
TheEnergyMag, “Borç verenlerin mesajı net” derken, “düzenleyici çerçeveye bağlı elektrik talebi ve sözleşmeye bağlanmış üretim (elektrik satış) modelleri ‘altyapı’ olarak kabul edilmeye devam ediyor. Buna karşın, AI ve Bitcoin(BTC) ise uzun vadeli alım-satım (offtake) anlaşmalarına sahip olsalar bile ‘büyüme kredisi’ kategorisinde fiyatlanıyor” değerlendirmesini paylaştı. Yani ‘altyapı’nın savunmacı karakterinden çok, yüksek büyüme beklentisi taşıyan sektörlerin oynaklığının fiyatlamaya daha fazla yansıdığı vurgulanıyor.
AI altyapısındaki bu yükseliş, Wall Street’te talebi de körüklüyor. AI veri merkezlerine dönük yatırım dalgası, aşırı yatırım ve arz fazlası uyarılarına rağmen, küresel ekonomide en dikkat çekici yatırım temalarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Wall Street cephesinde AI altyapı genişlemesinin elektrik, yarı iletken, gayrimenkul ve tahvil piyasalarına kadar uzanan bir ‘mega tema’ olarak zincirleme talep yarattığına dair analizler öne çıkıyor.
Bu ivme Nvidia’nın finansal sonuçlarına da yansımış durumda. Nvidia, açıkladığı son çeyrek bilançosunda, net kârının yıllık bazda yüzde 94, gelirinin ise yüzde 73 yükseldiğini bildirdi. Şirketin açıkladığı net kar 43 milyar dolar (yaklaşık 61,6 trilyon won), gelir ise 68,1 milyar dolar (yaklaşık 97,5 trilyon won) seviyesinde gerçekleşti. AI veri merkezi yatırımlarındaki artışın yarı iletken talebini büyüttüğü, bunun da sermaye piyasalarında yeni fonlama beklentilerini destekleyen tipik bir ‘pozitif döngü’ oluşturduğu yönünde yorumlar yapılıyor.
Bitcoin(BTC) madencilik sektörü de aynı dönemde AI iş yüklerine (işlem kapasitesi ihtiyacı) odaklanan yaklaşık 30 gigawatt(GW) ölçeğinde yeni elektrik altyapısı planlıyor. Bu rakam, sektörün halihazırda işlettiği kapasitenin yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Birçok projenin henüz geliştirme hattında veya erken planlama aşamasında olduğuna dikkat çekilse de, sektörün AI altyapısını ‘stratejik öncelik’ haline getirdiği netleşmiş durumda.
Piyasadaki temel beklenti, önümüzdeki dönemde AI veri merkezleriyle Bitcoin(BTC) madenciliğinin hibrit modellerinin ne ölçüde istikrarlı nakit akışı yaratabileceği yönünde şekilleniyor. Yüksek faizli tahvil piyasasındaki faiz farkları, sonuç itibarıyla kredi kalitesine ve risk algısına bağlı. Bu nedenle elektrik tedarik sözleşmelerinin yapısı ve öngörülebilir, uzun vadeli talep güvence altına alınıp alınamadığı, bu şirketlerin fonlama maliyetlerini düşürebilmek için belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.
Yorum 0