ABD’de 2026 yılı 4’üncü çeyrekte yapılacak *ara seçimler* yaklaşırken, kripto piyasasında öne çıkan görüş, varlık fiyatlarında yönü asıl belirleyecek unsurun ‘siyasi belirsizlik’ten çok ‘*likidite*’ olacağı yönünde. Bitcoin(BTC) ve diğer risk varlıklarının yeniden güçlü bir ivme yakalaması için *faiz patikası* ve *dolar likiditesi*ndeki değişimin belirleyici olacağı yorumları öne çıkıyor.
Kripto piyasası analisti ‘Egrag Crypto(에그락 크립토)’ da son değerlendirmesinde 2026 ara seçimlerini bir tür ‘*makro katalizör*’ olarak ele alırken, başlangıç noktasının siyaset değil, ‘*piyasa yapısı ve likidite*’ olması gerektiğinin altını çizdi. Egrag Crypto, özellikle bahis piyasalarındaki erken sinyallere dayanarak Cumhuriyetçilerin görece zayıf bir konuma düşebileceğini, bu nedenle seçim sürecine yaklaşılırken ekonomi ve piyasalara ‘dost’ politikaların öne çıkma teşviğinin güçlenebileceğini savunuyor.
Onun çerçevesinde bu süreç üç aşamalı bir senaryoyla anlatılıyor. İlk aşama, 2026 yılının başlarında geniş tabanlı bir *piyasa düzeltmesi*. Bu dönemde Jerome Powell başkanlığındaki ABD Merkez Bankası(Fed) yönetimine yönelik eleştirilerin keskinleşebileceği öngörülüyor. İkinci aşama, 2026 ortalarında *para politikasında yön değiştirme baskısının* arttığı dönem. Burada ekonomik yavaşlama ile siyasi baskıların birleşmesi sonucunda, politika yapıcıların fiilen *likidite gevşemesi*ne (piyasaya daha fazla para akışı) yönelme olasılığı vurgulanıyor. Üçüncü ve son aşama ise 2026 ikinci yarısındaki *toparlanma dönemi*. Seçim takvimiyle çakışan bu evrede, hisse senedi ve kripto para gibi risk varlıklarının yeniden *yükseliş dalgası* yakalayabileceği iddia ediliyor.
Egrag Crypto’ya göre *varlık fiyatlarındaki artış*, geniş kitlelerin ekonomiyi nasıl hissettiğini doğrudan ve hızlı biçimde etkiliyor. *Temettü gelirlerindeki artış*, *küçük işletmeler üzerindeki vergi yükü beklentisinin hafiflemesi* ve genel bir ‘*iyimser konjonktür*’ algısı birleştiğinde kamuoyunun ruh halinin hızla değişebileceği ifade ediliyor. Buna karşılık durgunluk dönemlerinde Fed’in kolayca ‘*günah keçisi*’ haline gelebildiği, ancak likiditenin gevşemesi ve piyasaların istikrara kavuşmasıyla siyasi anlatıların da buna uyumlu şekilde yeniden kurgulandığı görüşü paylaşılıyor.
Analist, özetle “‘*Yapı önce gelir. Siyaset sonra gelir. Piyasalar her zaman önden gider*’(Structure first. Politics later. Markets always lead)” ifadesiyle yaklaşımını tanımlıyor. Yani piyasaların yalnızca seçim sonuçlarına tepki veren bir ‘sonuç alanı’ olmadığı, aksine *likidite koşulları* ve *piyasa yapısının* siyasi sonuçları da şekillendirebilecek kadar etkili olduğu savunuluyor.
2024 seçim döngüsü de bu tartışmada önemli bir referans noktası. Trump’ın başkanlığı kazanmasının ardından, 2024 yılında kripto para piyasasında güçlü bir *fiyat rallisi* yaşanmıştı. Bitcoin(BTC), *kripto dostu düzenleyici ortam* beklentileri ve Kongre’de kriptoya olumlu bakan siyasetçilerin ağırlığının artacağına dair iyimserlikle birlikte, *tarihî zirve* seviyelerini test etmeyi sürdürmüştü.
Ancak 2026 yılı başına gelindiğinde, bu kazançların önemli bir kısmının geri verildiği değerlendirmeleri öne çıkıyor. Bitcoin(BTC) fiyatı yeniden 60 bin dolar bandına çekilmiş durumda. 1 doların 1431,30 won olduğu varsayıldığında 60 bin dolar, yaklaşık 85 milyon 878 bin won düzeyine denk geliyor. Trump sonrası biriken ‘sürekli yükseliş’ beklentisi de artan *makro baskılar* karşısında hızlı biçimde zayıflamış görünüyor.
Bu çerçevede, 2026 ara seçimlerine yönelik beklenti ve anlatılar ne kadar güçlenirse güçlensin, piyasaların asıl odak noktasının ‘*seçim gecesi*’ veya ‘*siyasi manşetler*’ değil; *faiz patikası*, *dolar likiditesi* ve *risk iştahının yeniden canlanması* gibi *makro koşullar* olacağı görüşü güç kazanıyor. Seçimler bir ‘*tetikleyici*’ rolü oynayabilir; ancak yönü tayin eden asıl ‘*motorun*’ likidite olduğu yönündeki yorumlar kripto ekosisteminde daha fazla taraftar buluyor.
Yorum 0