Morgan Stanley’nin Bitcoin(BTC) ve diğer kripto paralar için ‘teminatlı kredi’ ve ‘getiri(yield) ürünleri’ olasılığını masaya yatırdığı belirtiliyor. Bankanın kendi *saklama(custody)* ve *işlem altyapısını* kurma sürecinde olması, geleneksel finans dünyasında kripto hizmet yelpazesinin bir kademe daha genişleyebileceğine dair bir işaret olarak görülüyor.
Morgan Stanley’nin dijital varlıklar birimi başkanı Amy Oldenburg(Amy Oldenburg), bu hafta düzenlenen ‘Strategy World 2026’ etkinliğinde Strategy CEO’su Phong Le(Phong Le) ile yaptığı söyleşide, “Bitcoin’i teminat göstererek kredi ve getiri odaklı ürünler sunup sunmayacakları” sorusuna bunun şu anda ‘gündemde olan ve araştırılan başlıklardan biri’ olduğu yanıtını verdi. Oldenburg, bu tür ürünleri değerlendirmeye devam etmenin yol haritalarının ‘doğal’ bir parçası olduğunu vurguladı ve piyasada bu alanda henüz çok az ürün bulunduğunu belirterek, ‘henüz çok erken bir aşamada’ olduklarını söyledi. Özellikle bu yıl merkeziyetsiz finans(DeFi) alanındaki ‘dağıtık kredi’ modellerinin beklenmedik bir ivme yakaladığını hatırlatan Oldenburg, geleneksel kurumların da hissedilir bir talep değişimi yaşadığını ima etti.
Morgan Stanley’nin kendi saklama ve işlem çözümünü devreye almadan önce, iştiraki E*Trade üzerinden müşterilerin ‘spot kripto’ alıp satmasına olanak tanıyacak bir plan üzerinde çalıştığı da doğrulandı. Plan hayata geçerse Morgan Stanley, ABD’li büyük bankalar arasında kriptoyu *kurum içi(in-house)* modelle sunan öncü aktörlerden biri haline gelebilir. Ancak burada asıl odak ‘kendi altyapısına’ sahip olmak. Oldenburg, 13 yıl boyunca gelişmekte olan piyasalar işini yönetmiş olmasına atıfla, Morgan Stanley ölçeğindeki bir kurum için yalnızca üçüncü parti teknolojiye bel bağlamanın yeterli olmadığını söyledi. Bankanın, kripto benimseme oranı en yüksek ilk 20 ülkeden 17’sinde faaliyet göstermesi de bu yaklaşımın dayanakları arasında gösterildi.
Oldenburg, “İnsanların Morgan Stanley’den beklediği bir seviye var. Markamızın ‘hata kabul etmez(no fail)’ olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Özellikle saklama ve alım-satım sistemlerinde çıkabilecek bir aksaklığın güveni kalıcı biçimde zedeleyebileceği düşünüldüğünde, bankanın *güvenlik* ve *kontrol* başlıklarını en üst sıraya koyduğu anlaşılıyor.
Morgan Stanley Yatırım Yönetimi(Morgan Stanley Investment Management) cephesinde ise, ocak ayında Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) tabanlı borsa yatırım ürünleri(ETP) için başvuru dosyaları sunulmuştu. Bu hamle, kriptoya erişimi regüle ürünler üzerinden genişletirken, aynı anda müşterilere risk yönetimi açısından çerçeve sunmayı da amaçlıyor. Banka, özellikle Bitcoin(BTC) için portföylerdeki toplam varlıkların *yalnızca %2–4*’lük dilimiyle sınırlı bir maruziyet önermeye devam ediyor. Yüksek oynaklığı gerekçe gösteren bu yaklaşım, kriptonun portföye *tamamen dahil edilmemesi* yerine, ağırlığın kontrollü tutulması gerektiği görüşüne dayanıyor.
Büyük ölçekli bankaların spot kripto alım-satım, kendi saklama çözümleri, Bitcoin(BTC) teminatlı krediler ve getiri odaklı ürünleri ardışık biçimde değerlendirmesi, kriptonun ‘çevresel bir varlık sınıfı’ olmaktan çıkıp giderek ‘ana akım finansal hizmetler’ arasına girdiğinin somut bir göstergesi konumunda. Bununla birlikte *düzenleyici çerçeve*, *risk yönetimi standartları* ve *likidite koşulları* gibi etkenler, bu ürünlerin ne kadar hızlı ve ne kapsamda piyasaya sürüleceğini belirleyecek. Bu nedenle Morgan Stanley’nin sonraki adımları, hem geleneksel finans hem de kripto piyasası açısından yakından izlenecek ‘ana gündem başlıkları’ arasında yer almayı sürdürecek.
Yorum 0