Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) likiditesini birleştirmeyi hedefleyen LiquidChain(LIQUID) için Layer3 presale başladı

Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) likiditesini birleştirmeyi hedefleyen LiquidChain(LIQUID) için Layer3 presale başladı / Tokenpost

Kripto piyasası hızla büyüdü ancak altyapı tarafında hâlâ ‘parçalı adalar’ görünümü devam ediyor. Bitcoin(BTC) en büyük sermaye havuzunu elinde tutuyor, Ethereum(ETH) DeFi ve dApp ekosisteminin standart platformu haline geldi, Solana(SOL) ise yüksek hız ve on-chain alım satım tarafında öne çıkıyor. Sorun şu ki, bu ekosistemler arasında sermaye hareket ettiği anda ‘sürtünme’ ortaya çıkıyor. Likidite zincir bazında hapsoluyor, kullanıcılar köprülere(brigde) güvenmek zorunda kalıyor, geliştiriciler ise aynı ürünü birden fazla zincire yeniden dağıtmakla uğraşıyor.

Bu kopukluk, piyasa derinleştikçe daha görünür hale geliyor. Bu yüzden bazı isimler, ‘yeni blokzincirler inşa etmekten’ çok ‘mevcut likiditeyi birbirine bağlamanın’ bir sonraki evrenin asıl konusu olduğunu savunuyor. *LiquidChain(LIQUID)*, devam eden ‘presale’ sürecinde tam olarak bu noktaya oynuyor. Proje; Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi başlıca ağları tek bir ödeme çerçevesinde birleştiren ‘*Layer3(L3) settlement*’ yaklaşımını merkeze yerleştiriyor.

Kaynak: LiquidChain whitepaper ve resmi kanallar, 27’sinde (yerel saatle).

‘Kriptonun en büyük sorunu, sermaye değil sermayenin konumu’

Buradaki temel mesele, kriptoya giren toplam para miktarından çok, bu paranın *nerede kilitlendiği*. Milyarlarca dolarlık likidite zincirlere bölünmüş durumda ve bu sınırlar, doğrudan maliyet ve risk olarak geri dönüyor. Bitcoin(BTC) likiditesi çoğunlukla Bitcoin tabanlı ortamlara veya ‘wrapped’ versiyonlara sıkışıyor. Ethereum(ETH) DeFi havuzları büyük ölçüde Ethereum ağı içinde optimize edilirken, Solana(SOL) tarafı yüksek hızdan faydalansa da diğer iki ekosistemle görece sınırlı bağlara sahip.

Köprüler bu boşluğu doldurmak için üretildi ancak yapısal olarak karmaşıklığı artırıyor. Zincirler arası transfer adım sayısını yukarı çekiyor, ücretleri yükseltiyor ve güvenlik tarafında ekstra tavizler gerektirebiliyor. Geçmişte yaşanan bridge hack olayları tekrarlanınca, kullanıcılar için tam da bu ‘bağlantı noktası’ yeni bir zayıf halka olarak algılanmaya başladı.

Geliştirici kanadında da tablo çok farklı değil. Birden fazla ekosistemi hedefleyen projeler, uygulamalarını her zincir için yeniden dağıtmak zorunda kalıyor. Bu süreçte likidite havuzları bölünüyor, kullanıcı topluluğu parçalanıyor ve aynı ürünün birden çok sürümü ortaya çıktıkça sermaye verimsizliği kalıcı hale geliyor. Sonuçta kriptonun üç büyük ekosistemi, ‘iş birliğinden’ ziyade ‘yan yana çalışan’ sistemler gibi işliyor ve yinelenen likidite ile verimsizlik, genel piyasaya yayılıyor.

LiquidChain’in cevabı: L3 settlement ve ‘birleşik likidite havuzu’

LiquidChain ekibi kendilerini, Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) üzerinde konumlanan bir *Layer3* olarak tanımlıyor. Yani amaç, mevcut zincirleri değiştirmek değil; onların üzerinde duran bir ‘*birleşik settlement katmanı*’ ile ekosistemleri birbirine bağlamak.

Bu modelin merkezinde ‘*birleşik likidite havuzu*’ fikri var. Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) varlıkları, LiquidChain çerçevesi içinde temsil edilerek zincirler arası piyasayı daha derin hale getirmeyi hedefliyor. Böylece kullanıcıların, yalnızca geleneksel bridge yapısına mahkûm olmadan zincirler arası etkileşime girebilmesi amaçlanıyor.

Protokol, gerçek zamanlı multichain işlemleri hedefleyen yüksek performanslı bir sanal makine(Liquid VM) de sunuyor. Liquid VM, zincirler arasında fonu ‘taşıyan’ bir yaklaşım yerine, tek bir yürütme katmanında etkileşimleri koordine etmeye odaklanıyor. Yani zincirler arası swap ve settle süreçlerini ‘*birleşik execution ortamında*’ gerçekleştirmeye çalışıyor.

Güvenlik tarafında ise *cross-chain proofs* ve mesajlaşma altyapısı devreye giriyor. Bitcoin’in UTXO modeli, Ethereum’un hesap tabanlı yapısı ve Solana’nın state transition mekanizması, minimum güven varsayımı ile doğrulanarak her zincirin kendi güvenlik özellikleri korunmaya çalışılıyor. Böylece, zincirlerin yerel güvenliğinden vazgeçmeden bağlantılı settlement işlemlerine alan açılması planlanıyor. LiquidChain, bu yapıyı ‘*DeFi meta katmanı*’ olarak tanımlıyor ve her ekosistemin güçlü yanlarını saklarken sermaye akışını serbestleştirmeyi hedefliyor. Bu yapıya giriş bileti olarak da presale aşamasındaki Liquid($LIQUID) token’ı öne sürüyor.

Yol haritası: Testnet’ten ana ağa, oradan da genişlemeye

LiquidChain yol haritası birkaç aşamadan oluşuyor. İlk fazda $LIQUID token tanıtımıyla birlikte L3 testnet altyapısının devreye alınması planlanıyor. Bu aşamada SDK ve API gibi geliştirici araçları sunularak ekosistem entegrasyonu için zemin hazırlanıyor.

İkinci fazda token lansmanı ve birleşik likidite havuzunun aktive edilmesi hedefleniyor. Çoklu zincir swap ve settlement fonksiyonları kademeli olarak açılacak; ilk dApp iş birlikleri de bu dönemde gündeme gelecek.

Üçüncü faz, ana ağ(mainnet) lansmanı. Bu noktada geliştirici hibeleri ve teşvik programlarıyla LiquidChain üzerinde uygulama geliştirilmesi teşvik edilecek. Uzun vadeli genişleme başlıkları arasında zincirler arası türev ürünler ve kredi modülleri yer alıyor.

Dördüncü fazda ise yönetişim ve küresel genişleme planları öne çıkıyor. Layer2 rollup’lar ve yeni Layer1 ağlarla entegrasyon, önde gelen DeFi protokolleri ve borsalarla ortaklıklar yol haritasına eklenmiş durumda.

Listeleme planları açısından, ana ağdan önce merkeziyetsiz borsa(DEX) işlemlerine öncelik veriliyor. Merkezi borsa(CEX) listelemeleri için hedef dönem *2026’nın 3. çeyreği* olarak paylaşılmış. Token ekonomisinde toplam arz 11,8 milyar $LIQUID olarak belirlenmiş durumda. Dağılım şöyle: geliştirme için %35, ekosistem büyümesi için LiquidLabs’e %32,5, iş geliştirme ve topluluk için AquaVolt’a %15, ödüllere %10, büyüme ve borsa listelemelerine %7,5 ayrılmış. Devam eden presale süreci, bu aşamalı planın başlangıç noktası olarak konumlandırılıyor.

‘Bağlı piyasa’ bir sonraki altyapı standardı olabilir mi?

Kripto, yenilik hızının düştüğünden pek şikâyet etmedi. Ancak sermaye ve teknolojinin bu kadar hızlı biriktiği bir ortamda, ‘eşgüdüm’ ve ‘bağlantı’ tarafında aynı hız yakalanamadığı sıkça dile getirildi. Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL), kendi içlerinde derin likidite ve güçlü topluluklar yarattı ama teknik sınırlar yerinde kaldığı için sermaye uzun süre ayrı kanallarda aktı.

Likiditeyi birleştirme fikri, DeFi’de bir sonraki yapısal dönüşümün tetikleyicilerinden biri olarak değerlendiriliyor. Zincirlerin yalıtılmış rekabete devam etmesi yerine, üstte bir settlement katmanının sermayeyi daha verimli şekilde koordine ettiği bir model, piyasa sürtünmesini azaltma potansiyeli taşıyor. LiquidChain’in Layer3 tezi; birleşik likidite havuzu, zincirler arası execution ve aşamalı yol haritası üzerinden bu parçalanmayı azaltmaya odaklanıyor.

‘yorum: Projenin başarı şansı, teknik uygulama kalitesi, güvenlik testleri ve ekosistemin bu modele ne kadar istekle katılacağına bağlı olacak. Yine de, ‘en büyük likidite havuzlarını tek bir çerçevede birbirine bağlama’ fikri, kripto piyasasındaki en görünür verimsizliklerden birine doğrudan temas ettiği için, önümüzdeki altyapı yarışında önemli başlıklardan biri haline gelebilir.’

Presale ve diğer detaylara, LiquidChain’in resmi kanallarından ulaşılabiliyor:

Presale: https://liquidchain.com/

Sosyal medya: https://x.com/getliquidchain

Whitepaper: https://liquidchain.com/whitepaper

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1