Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

‘Saat 10.00 Bitcoin(BTC) dump’ iddiaları: Jane Street tartışması, ETF girişleri ve kurumsal Ethereum(ETH) zararı tabloyu nasıl etkiliyor?

‘Saat 10.00 Bitcoin(BTC) dump’ iddiaları: Jane Street tartışması, ETF girişleri ve kurumsal Ethereum(ETH) zararı tabloyu nasıl etkiliyor? / Tokenpost

Bu hafta kripto piyasasında ‘saat 10.00 Bitcoin(BTC) dump’ söylentisi sosyal medyada geniş yankı buldu. Özellikle nicel işlem (quant) şirketi Jane Street’in, ABD borsası açılışına denk gelen saatlerde programlı satışlarla fiyatı bastırdığı iddia edildi. Ancak piyasa analistleri, “verilere bakıldığında tutarlı bir örüntü görmek zor ve Bitcoin(BTC) piyasası tek bir firmanın uzun vadeli ayı trendi yaratamayacağı kadar büyük” diyerek bu iddialara mesafeli yaklaştı.

Tartışmanın fitilini, Terraform Labs’in mahkemece atanmış yöneticisinin Jane Street’e karşı dava açtığı haberleri ateşledi. Dava, 2022 Mayıs’ta Terra ekosisteminin çöküşü sırasında yapılan bazı işlemlerin düşüşü derinleştirdiği ve ‘içeriden bilgi kullanımı’ şüphesi taşıdığı iddiasına dayanıyor. Bu gelişmenin ardından bazı yatırımcılar, Jane Street’in ABD Doğu saatiyle sabah 10.00 civarında Bitcoin(BTC)’i mekanik biçimde satarak fiyatı aşağı ittiğini, böylece spot ETF’leri daha ucuza topladığı bir yapı kurduğunu öne sürmeye başladı.

Kripto fenomeni Justin Bechler, Jane Street’in BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust’ı(IBIT) elinde tutarken, kamuya açıklanmayan çeşitli hedge pozisyonları (put opsiyonları, vadeli işlemlerde short vb.) üzerinden gerçekte ‘net short’a yakın bir yapı kurmuş olabileceğini iddia etti. Onun işaret ettiği IBIT büyüklüğü 790 milyon dolar (yaklaşık 1,1 trilyon won) seviyesinde. Bechler, “sadece kamuya açık beyanlardan, bu pozisyonun put opsiyonlarla korunup korunmadığını, vadeli short ile dengelenip dengelenmediğini veya collar stratejisiyle maruziyetin sıfıra ya da eksiye çekilip çekilmediğini bilmemiz imkansız” diyerek, “kâğıt üzerinde long gibi görünen bir pozisyonun gerçekte devasa bir short olabileceği” yönünde soru işaretleri yarattı.

Buna karşılık on-chain veri şirketi CryptoQuant’ın araştırma direktörü Julio Moreno, Bechler’in anlattığı yapıdaki işlemlerin tek bir firmaya özgü ‘manipülasyon’ sinyali gibi okunamayacağını vurguladı. Spot (veya spot ETF) tarafında pozisyon alırken, vadeli işlemlerde ters yönde pozisyon açarak spread (fark) ya da basis getirisi kovalayan ‘delta nötr’ stratejilerin kurumlar ve quant fonları arasında son derece yaygın olduğuna dikkat çekti. Yani belirli saatlerde satış baskısı gözlemlense bile bunu doğrudan ‘saat 10.00 dump’ senaryosuyla, tek bir oyuncuya bağlamak veriler açısından kolay değil.

Öte yandan piyasaya giren çıkan para tarafında tablo daha farklı bir sinyal veriyor. Beş hafta üst üste net çıkış kaydeden ABD spot Bitcoin(BTC) ETF’lerine bu hafta yeniden alım ilgisi geldi. Farside Investors verilerine göre, ABD spot Bitcoin(BTC) ETF’leri bu hafta üç işlem günü üst üste 1 milyar doların (yaklaşık 1,4 trilyon won) üzerinde giriş çekti. Perşembe günü tek başına net giriş 254 milyon dolar (yaklaşık 366 milyar won) oldu. Yani ‘saat 10.00 dump’ gibi belli zaman dilimlerinde satış baskısı söylentileri dolaşsa da, genel piyasaya bakıldığında ETF kanadına paranın tekrar girdiği gözleniyor.

Kurumsal bilançolarda kripto rezervi tutma, yani ‘kripto hazinesi’ stratejisi açısından ise baskı daha çok Ethereum(ETH) tarafında hissediliyor. Şirketlerin Ethereum(ETH) tarafındaki en büyük sahiplerinden biri olarak anılan Bitmine Immersion Technologies’in, ayı piyasasında taşıdığı Ethereum(ETH) rezervinde 8,8 milyar dolar (yaklaşık 12,6 trilyon won) civarında gerçekleşmemiş zarar oluştuğu tahmin ediliyor. Harici takip servisi Bitminetracker verilerine göre, Ethereum(ETH) son altı ayda yaklaşık yüzde 60 değer kaybetti ve Bitmine’in ortalama alış maliyeti olduğu iddia edilen 3.843 doların (yaklaşık 5,5 milyon won) oldukça altında işlem görmeye başladı. Buna rağmen Bitmine, son dönemde de alıma devam etti. Geçen hafta 45.749 adet Ethereum(ETH)’yi ortalama 1.992 dolardan (yaklaşık 2,87 milyon won) aldığı bildirildi.

DeFi tarafında ise hem başarı hem uyarı sinyalleri aynı anda geliyor. Borç verme protokolü Aave(AAVE), toplam kredi hacminde 1 trilyon dolarlık (yaklaşık 1.441 trilyon won) eşiği geçtiğini açıklayarak, kurumsal paranın desteğiyle ‘on-chain kredi altyapısı’ olarak kalıcılaştığı yönünde yorumlar aldı. Buna karşılık Curve Finance’in kurucusu Michael Egorov, DeFi’ın artık token enflasyonuna (yeni token basımı) dayalı teşvik modeline yaslanarak sürdürülebilir olamayacağını belirterek, “getirinin token’dan değil, ‘gerçek gelir’den gelmesi gerektiğini” vurguladı. DeFi genelindeki kilitli toplam değer (TVL) de son altı ayda yaklaşık yüzde 38 gerileyerek, büyüme modelinin değişmesi gerektiği yönündeki baskıyı artırdı.

Sonuç olarak Jane Street etrafında şekillenen ‘saat 10.00 Bitcoin(BTC) dump’ iddiaları, Terra çöküşüne ilişkin dava süreciyle birleşince ilgi çekti ama mevcut veriler, herhangi bir şirketin her gün aynı kalıpla Bitcoin(BTC) fiyatını bastırdığını net biçimde göstermiyor. Aksine spot Bitcoin(BTC) ETF’lerine yeniden para girişi görülmesi ve Ethereum(ETH) rezervi tutan şirketlerin kâr-zarar durumunun piyasa psikolojisini etkilemesi, mevcut fiyat hareketlerinin ‘tek bir oyuncudan’ çok, genel likidite koşulları ve risk iştahındaki dalgalanmalarla şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle özellikle yüksek oynaklık dönemlerinde söylentilerden çok, işlem hacmi, ETF akımları ve on-chain veriler gibi somut göstergelerin izlenmesi daha sağlıklı bir yaklaşım sunuyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1