Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Monad(MON), yüksek performanslı EVM zincirini ana ağda başlattı: Coinbase token satışı ve geniş airdrop ile ‘dağıtık başlangıç’ stratejisi

Monad(MON), yüksek performanslı EVM zincirini ana ağda başlattı: Coinbase token satışı ve geniş airdrop ile ‘dağıtık başlangıç’ stratejisi / Tokenpost

몬드(Monad), halka açık ana ağını başarıyla başlatarak ‘yüksek performanslı EVM(İthereum sanal makinesi) zinciri’ rekabetinde adından daha güçlü söz ettirmeye başladı. Hızlı işlem onayı, yaygın kullanılan cüzdanlarla uyum ve borsaya giriş öncesi topluluk ilgisini toplayan Coinbase token satışı, projenin ilk dönemde yakaladığı ivmeyi destekledi.

Monad Labs ortak kurucusu ve CEO’su Keone Hon, kısa süre önce yaptığı bir röportajda zincirin ilk performansını değerlendirirken, “Zincirin kendisi çok sorunsuz çalıştı, birçok kullanıcı UX ve hız konusunda gerçekten heyecanlandı” dedi. Hon, cüzdan tarafında da geniş bir ‘uyumluluk’ yakaladıklarını, büyük sorun yaşanmadığını vurguladı ve ‘zincirin hızlı ve yüksek performanslı’ olduğunu yineledi. Kullanıcı geri bildirimlerinin ağırlıkla ‘istikrar’ ve ‘hissedilen hız’a odaklanması, blokzincir projelerinde başarının artık yalnızca teknik özelliklere değil, doğrudan kullanım deneyimine bağlı olduğunu gösteriyor.

Monad’ın teknik iddiası, ‘yüksek işlem hacimli, paralel çalışan bir EVM zinciri’ inşa etmek. Ekip, mevcut İthereum ekosisteminde yaygın kullanılan cüzdan ve araçlara olabildiğince ‘dokunmadan’ performansı yukarı çekmeye çalıştı. Keone Hon’un, Jump Trading’de 8 yıl boyunca yüksek frekanslı alım-satım(HFT) ekibini yönettikten sonra Jump Crypto’ya geçip blokzincir araştırması ve DeFi altyapısına odaklanmış olması, özellikle ‘yüksek hacimli işlem işleme’ tarafında tasarım felsefesine yansıyan bir arka plan olarak öne çıkıyor. Monad Labs, geliştirme süreci için bugüne kadar 225 milyon dolar yatırım topladı.

Ana ağ çıkışı sırasında piyasaların yakından izlediği başlıklardan biri de, pek çok yeni zincirde görülen ‘ilk gün kesinti ve ciddi hata’ senaryosunun nispeten sakin geçmesi oldu. Hon, kamuya açık ana ağdan önce kodu yayımladıklarını, açık kaynak denetim(audit) süreçlerine zaman ayırdıklarını ve “ana ağın gerçekten ‘hazır’ olduğuna emin olana kadar lansmanı öteleme” kararını bilinçli aldıklarını anlattı. Son dönemde birçok yeni zincirin ‘hızlı lansman’ uğruna güvenlik ve istikrar sorunlarına takılması, ‘hazırlığı tamamlanmış bir çıkış’ın bile başlı başına ayrışma unsuru haline gelmesine yol açmış durumda.

Monad, ekosistem genelinde yaygınlaşan ‘ön mevduat (pre-deposit) kampanyaları’na ise mesafeli durdu. Son dönemde bazı yeni blokzincirler, ilk dönem TVL’yi(Toplam Kilitli Değer) şişirmek ve likiditeyi hızlıca çekmek için geniş kapsamlı ön mevduat programları tercih etmişti. Hon, “Yeni blokzincirler arasında popüler hale gelen ekosistem çaplı ön mevduat kampanyası yapmama” kararını özellikle öne çıkarırken, kısa vadeli rakamlardan çok uzun vadeli büyüme ve kalıcı kullanıcı tabanı yaratmayı öncelediklerini belirtti. Bu yaklaşım, başlangıçta sayıları daha ‘mütevazı’ gösterebilir; ancak yalnızca ‘ödül peşinde dolaşan’ sermayeye değil, zinciri gerçekten kullanmak isteyen kitleye alan açtığı için, sürdürülebilir benimseme açısından avantajlı bir seçim olarak yorumlanıyor.

Projenin yol haritasında önemli bir kilometre taşı da, Coinbase’in yeni platformunda yapılan token satışı oldu. Hon, Monad’ın “Coinbase’in yeni platformunda token satışı yapan ilk proje” olarak yer aldığını açıkladı. Bu satışa 85 binden fazla kişinin katılması, MON token’a dönük kitlesel ilgiyi ortaya koyan somut bir veri olarak okunuyor. Hon, Coinbase üzerinden yapılan bu süreci, “açık ana ağdan önce günlük kullanıcıların MON token’a erişebilmesini sağlayan bir yöntem” şeklinde tanımladı. Böylece token satışı, yalnızca sermaye toplama aracı olmaktan çıkıp, ‘ilk topluluğu genişletme’ ve ‘dağınık bir katılımcı tabanı’ oluşturma adımı haline geldi. Piyasada ise bu geniş katılımın ileride on-chain aktiviteye dönüşüp dönüşmeyeceği, geliştirici ekosistemi ve yeni protokollerin Monad’a taşınıp taşınmayacağı, yakından izlenecek başlıklar arasında gösteriliyor.

Ana ağ açılışıyla eş zamanlı olarak MON token’ın geniş kapsamlı bir airdrop ile dağıtılması da stratejinin önemli parçasıydı. Hon, temel amaçlarından birinin “günlük kullanıcıya kapıları sonuna kadar açmak ve daha ilk günden itibaren MON token’ı mümkün olduğunca geniş bir tabana yaymak” olduğunu söyledi. Burada öne çıkan kelime ‘dağıtıklık’. Hon, “Daha fazla insanı blokzinciri kullanır hale getirmenin ve onları yeni bir sistemi denemeye teşvik etmenin, ‘dağıtık yapı’ açısından kritik” olduğunu vurguladı. Token’ın az sayıda cüzdanda toplanması, ağ içi yönetişimden likiditeye, piyasa güveninden fiyat oluşumuna kadar pek çok mekanizmayı bozabileceği için, ilk dağılım yapısının projenin uzun vadeli güvenilirliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiliyor.

Borsalar konusuna değinen Hon, merkezi borsaları “mevduat kabul eden, kullanıcı bakiyelerini kendi defterlerinde yöneten, çekim talebi geldiğinde ise token’ları asıl ağa gönderen bir iş modeli ve aynı zamanda ağın bir katılımcısı” olarak tanımladı. Bu bakış açısı, borsaları sadece ‘fiyat belirleyici’ değil, token hareketi ve likidite akışı açısından temel bir altyapı unsuru olarak konumlandırıyor. Hon, vakıf veya ekiplerin token hareketini tamamen ‘kontrol etmeye’ çalışmasının ise pratikte mümkün olmadığını belirterek, “Vakfın insanların token’larla ne yaptığı üzerinde bir kontrolü yok” sözleriyle, MON’un farklı zincirlere köprülenip sarılmış(wrapped) versiyonlarının üretilmesi gibi akışları engellemenin gerçekçi olmadığını söyledi. Onun mesajı, ‘piyasadaki akışı zorla tersine çevirmektense, bu akışa uyum sağlayacak tasarım ve iletişimi inşa etmek’ yönünde.

Hon, bu çerçevede “Nehir akışına karşı yüzmeye çalışma” benzetmesini kullanarak, piyasaya uyum kabiliyetinin önemini öne çıkardı. Ana ağ lansmanını, sürecin ‘sonu’ değil ‘başlangıcı’ olarak görürken; yüksek TPS, hızlı finalite gibi ham performans göstergeleri kadar, zincir üzerinde gerçek uygulamaların ne kadar hızlı yerleşeceği ve kullanıcıların ne sıklıkla geri döneceği gibi ‘süreklilik metrikleri’nin de belirleyici olacağını söylüyor. Monad’ın çıkışı; hız, hazırlık düzeyi, Coinbase token satışı ve geniş kapsamlı airdrop ile ‘dağıtık başlangıç’ stratejisini birleştirerek erken dönemde güçlü bir dikkat topladı. Ancak kripto piyasasındaki hızlı yeniden yapılanma dikkate alındığında, MON token’ın dolaşımı ve likiditesi, geliştirici ekosisteminin büyüklüğü, borsalar ve köprüler üzerindeki gerçek kullanım kalıpları gibi veriler, projenin gelecekteki konumunu şekillendirecek. Monad’ın vadettiği ‘yüksek performanslı EVM zinciri’ söyleminin kalıcı benimsemeye dönüşüp dönüşmeyeceğini ise, lansman sonrası zincir üzerinde birikecek veriler gösterecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Baş makale

Michael Saylor’dan Bitcoin(BTC) Teminatlı ‘Dijital Kredi’ Hamlesi: Solana(SOL) ve Ethereum(ETH) ile Zincir Üzeri Yapılandırılmış Finans Modeli

Uzmanlardan XRP(Ripple) için 100 Dolar ve Üzeri Tahmini: ‘Fiyat Değil Altyapı Devrimi Tartışılıyor’

Ethereum(ETH) 2.100 doları zorluyor: Spot ETF akışları ve short tasfiyeleri dip sinyali mi?

Bitcoin(BTC) 70 Bin Doları Zorluyor: ETF Girişleri Artarken Türev Piyasalar Hâlâ Korku Modunda

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1