Japonya Merkez Bankası(BOJ), merkez bankası nezdindeki ‘merkez bankası mevduatlarını’ kullanarak blokzincir tabanlı ödeme yapısını test edeceği bir ‘teknik deney’e başlıyor. Özel dijital varlık piyasası büyürken, merkez bankası parasına dayalı ödeme altyapısının dağıtık defter teknolojisiyle uygulanıp uygulanamayacağını görmek istiyor.
Japonya Merkez Bankası Başkanı Ueda Kazuo, 4’ünde (yerel saatle) yayımlanan ‘Yeni Finansal Ekosistem ve Merkez Bankasının Rolü’ başlıklı konuşmasında, blokzincir tabanlı bir sistem üzerinde ‘vadesiz mevduat şeklindeki merkez bankası parası’ ile ödeme yapılmasını test eden bir sandbox projesi yürüttüklerini açıkladı. Buradaki vadesiz mevduat, finansal kurumların Japonya Merkez Bankası’nda tuttukları merkez bankası mevduatını ifade ediyor. Ueda, bu çalışmanın yeni bir politika adımı değil, kontrollü bir ortamda yapılan ‘teknoloji doğrulama’ süreci olduğunu vurguladı.
Deneyin odak noktası, mevcut ödeme altyapılarıyla ‘bağlantı ve entegrasyon’. Ueda, mevcut sistemlerle nasıl bağlanılacağına, yani ‘interoperabilite’ye odaklandıklarını ve kullanım senaryosu olarak ‘yurt içi banka arası ödemeler’ ile ‘menkul kıymet takası’ işlemlerini değerlendirdiklerini belirtti. Piyasada mevduat tokenizasyonu ve stabil kripto para(stablecoin) tartışmaları yayılırken, merkez bankasının işlettiği ödeme varlığı olan ‘merkez bankası mevduatı’ temel alınarak hangi teknik seçeneklerin mümkün olduğunun incelendiği bir aşama olarak öne çıkıyor.
Japonya Merkez Bankası, projeyi yürütürken dış uzmanlardan da destek almayı planlıyor. Deneyin sonuçlarının, merkez bankasının ödeme ağının performansını ve fonksiyonlarını geliştirmek için de kullanılabileceği mesajı veriliyor.
Kurulan sandbox yapısında, Japonya Merkez Bankası finansal ağ sistemi ‘BOJ-NET’ ile mevcut ödeme sistemleriyle olan ‘karşılıklı çalışabilirlik’ kilit gündem maddesi. Ueda, bu projeden çıkacak içgörülerin BOJ-NET’in iyileştirilmesinde kullanılabileceğini ifade etti. Böylece blokzinciri tamamen ayrı, ‘alternatif bir ağ’ olarak konumlandırmaktan ziyade, mevcut merkez bankası ödeme ağının tasarım ve işletimini güncellemek için bir ‘teknoloji referansı’ olarak konumlandırma yaklaşımı öne çıkıyor.
Ueda, yapay zeka(AI) ile blokzincir teknolojisinin birleştirilmesi durumunda, dağıtık sistemlerde kaydedilen işlem ve ödeme verileri üzerinden daha gelişmiş finansal hizmetlerin hayata geçirilebileceği görüşünü de dile getirdi. Ancak bu durum, yalnızca ödeme altyapısının verimliliğini değil, aynı zamanda ‘veri kullanımı, güvenlik ve yönetişim tasarımının’ da kritik önemde olduğu bir döneme işaret ediyor.
Ueda, blokzincir tabanlı ödemelerde ‘akıllı sözleşmelerin(smart contract)’ temel bileşen haline gelebileceğini, bu nedenle tasarım risklerinin net biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı. “Akıllı sözleşmelerin tasarımı yetersiz kaldığı takdirde, finansal piyasaların ve ödeme-tahsilat sistemlerinin istikrarı tehdit altına girebilir” uyarısında bulundu. Otomatik çalışan kod mantığındaki hata veya açıkların, ödemelerde gecikme, hatalı ödeme veya zincirleme likidite sıkışması gibi ‘sistemik risk’ unsurlarına dönüşebileceği riskine dikkat çekti.
Bu sandbox süreci, Japonya’nın dijital varlıklar alanında düzenleyici çerçeveyi hızla güncellemesiyle paralel ilerliyor. Japonya Finansal Hizmetler Ajansı, 2025’te bazı token türlerini Finansal Ürünler ve Borsa Yasası kapsamına yeniden sınıflandırmaya yönelik taslak üzerinde görüş topladı. Bu gerçekleşirse, belirli dijital varlıklar için menkul kıymetlere benzer ‘şeffaflık, kamuyu aydınlatma ve piyasa düzeni’ kuralları uygulanabilecek. Hükümet de blokzincir ve tokenizasyonu ‘Yeni Kapitalizm 2025’ büyüme stratejisinin önemli bir ayağı olarak tanımlayarak, bunları finansal modernizasyon altyapısının parçası haline getiriyor.
Özel sektörde ise stabil kripto para bağlantıları genişliyor. 20 Ocak 2025’te (yerel saatle) JPYC, revize edilen Fon Ödemeleri Yasası çerçevesinde ‘elektronik ödeme aracı’ olarak kabul edilen ilk yen sabit kripto parasını piyasaya sürdü. Yakın zamanda ise Sony Bank ve JPYC, banka hesaplarından yen sabit kripto paralarının gerçek zamanlı satın alınması ve transfer edilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışmak üzere bir ‘iş birliği anlaşması(MOU)’ imzaladı.
Piyasada, merkez bankasının blokzincir tabanlı ödeme deneylerinin doğrudan CBDC(merkez bankası dijital para birimi) politikasına bağlanıp bağlanmayacağı yakından izleniyor. Japonya Merkez Bankası ise bu girişimi net biçimde ‘teknik deney’ olarak konumlandırıyor. Bununla birlikte, merkez bankası mevduatıyla ödeme, BOJ-NET’in olası modernizasyonu ve dijital varlık düzenlemelerinin eş zamanlı ilerlemesi nedeniyle, Japonya’nın ödeme ve takas altyapısının dijital dönüşümde hangi ‘denge noktasında’ şekilleneceği kritik bir merak konusu haline geliyor.
Yorum 0