Cardano(ADA) kurucusu Charles Hoskinson, ABD Kongresi’nde gündemde olan ‘Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası(Digital Asset Market CLARITY Act, kısaca CLARITY Act)’ tasarısının mevcut token’lar için ‘temiz’ bir düzenleyici yol açabileceğini, ancak ABD merkezli yeni nesil projelere ise dezavantajlı bir ‘varsayılan’ çerçeve dayatabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Ripple(XRP) gibi halihazırda yerleşmiş ağların, tasarı yapısı gereği nispeten daha avantajlı konuma geçebileceğini vurguladı. ‘yorum: Burada ana vurgu, yasa tasarısının eski ve yeni projeler arasında ayrım yaratması’
Hoskinson, yakın tarihli bir YouTube canlı yayınında CLARITY Act’in fiiliyatta “her şeyi başlangıçta ‘menkul kıymet(security)’ olarak kabul eden” bir mantığa dayandığını savundu. Ona göre bu yapı altında projeler, menkul kıymet etiketi taşımadığını kanıtlamak için ek süreçlere girmek zorunda kalacak ve bu süreçte ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) isterse düzenlemeleri ve yorumlarını ‘silah haline getirebilecek’ geniş bir takdir alanına sahip olacak. ‘yorum: Hoskinson’ın temel kaygısı, SEC’in esnek yorum gücünün korunması’
CLARITY Act, kripto paralar ve genel olarak dijital varlıklar için kapsamlı bir düzenleyici çerçeve kurma iddiasındaki bir ABD yasa tasarısı. Bazı dış haber kaynaklarına göre tasarının 4’ünde (yerel saatle) oylanarak hızla geçmesi mümkün görülüyor. Hoskinson, metni *‘eski ağlar’* ile *‘henüz piyasaya çıkmamış projeler’* arasında bir sınır çizen tasarı olarak okuyor.
Hoskinson’a göre CLARITY Act, Ripple(XRP) gibi zaten piyasa konumunu sağlamlaştırmış token’lar ile kısmen Cardano(ADA) gibi belli ölçüde yerleşik ağları, menkul kıymet olarak sınıflandırılma baskısından görece uzaklaştırabilir. Buradaki kritik nokta, tasarının belirli koşulları sağlayan mevcut varlıklara fiilen bir tür ‘grandfather(geçmişten gelen hakların korunması) statüsü’ tanıyabilecek şekilde kurgulanmış olabileceği. Böyle bir senaryoda XRP’nin yasa tasarısından ‘fayda sağlayan’ kategoride yer alma ihtimali artıyor ve *Ripple(XRP)*, düzenleyici risklerin görece azaldığı, daha ‘düzenlenmiş’ bir koridora geçiş yapabiliyor.
Öte yandan Hoskinson, aynı yasa tasarısının merkeziyetsiz finans(DeFi) için ne somut bir koruma mekanizması ne de net bir yol haritası sunduğunu savunuyor. Canlı yayında DeFi’ye ilişkin kısım için “DeFi için hiçbir şey yok. *Hiçbir şey*” ifadesini kullanan Hoskinson, Uniswap(UNI) gibi merkeziyetsiz borsalar ve tahmin piyasaları(prediction markets) örneği üzerinden tasarının sektörün kritik alanlarını bilinçli ya da bilinçsiz biçimde es geçtiğini öne sürüyor.
Hoskinson ayrıca, faiz kazandıran stablecoin ürünleri etrafında dönen düzenleme tartışmalarını da gündeme getirdi. Ona göre stablecoin’lere *faiz getirisi* bağlanan ürünler, hâlâ düzenleme tasarılarında yeterince gerçekçi ve işlevsel şekilde ele alınmıyor. Coinbase CEO’su Brian Armstrong’un bile, “faiz getiren stablecoin(yield-bearing stablecoins) ürünleri neredeyse imkânsız hale gelebilir” yönünde yorum yaptığını hatırlatan Hoskinson, CLARITY Act’in stablecoin gelirlerine yönelik yaklaşımının sektörde ciddi huzursuzluk yarattığını belirtti. Bu çerçevede, *Coinbase* ve benzeri platformların gelecekte sunabileceği ürün gamının önemli ölçüde daralabileceği endişesi öne çıkıyor.
Hoskinson’ın CLARITY Act eleştirileri tek seferlik bir çıkışla sınırlı değil. Son haftalarda yaptığı çeşitli açıklamalarda, tasarının kâğıt üzerinde “ilerleme” gibi görünse de gerçekte düzenleyicilere projeleri menkul kıymet statüsünde tutmak için *‘arka kapı’* bıraktığını savunan olumsuz bir çizgi izliyor. ‘yorum: Hoskinson, yasayı ilkesel olarak sorunlu buluyor; sadece bazı maddelere itiraz etmiyor’
Sektör içinde ise farklı bir bakış açısı da dikkat çekiyor. Ripple CEO’su Brad Garlinghouse, kamuya açık açıklamalarında “önce çalışabilir bir çerçeveyi kabul edelim, ardından zamanla düzenlemeleri revize ederek daha iyi hale getirelim” yaklaşımına daha yakın bir pozisyon aldı. Garlinghouse’un bu tutumu, tasarının görece hızlı biçimde onaylanacağı beklentisine dayanan bir özgüven işareti olarak da görülüyor.
Diğer tarafta Coinbase’in Brian Armstrong’u, CLARITY Act’in bankaların kripto alanına kurumsal giriş sürecinde ‘düzenleyici yakalama(regulatory capture)’ yoluyla rekabeti kısıtlama riskini beraberinde getirebileceği yönünde uyarılarda bulundu. Sektörde *‘düzenleyici netlik’* ihtiyacına dair geniş çaplı bir mutabakat olsa da, bu ‘netliğin’ *kimin lehine* kurgulanacağı sorusunda büyük oyuncuların çıkarları keskin biçimde ayrışmış durumda.
Geldiğimiz noktada tartışmanın özü, CLARITY Act’in Ripple(XRP) gibi mevcut büyük token’lar için düzenleyici belirsizliği azaltan, görece ‘temizlenmiş’ bir yol sunarken, ABD içinde yeni yola çıkacak projelere “başlangıçta menkul kıymet” etiketiyle daha ağır bir bariyer oluşturma ihtimali etrafında şekilleniyor. 4’ünde (yerel saatle) geçiş olasılığının konuşulduğu bu dönemde, tasarı metninde yapılacak son dakika ayarlamalarında DeFi, stablecoin ve faiz getirili ürünler gibi tartışmalı başlıkların nasıl yer bulacağı, kripto piyasasının yakından takip ettiği ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Yorum 0