Hollywood oyuncusu Terrence Howard(Terrence Howard), Bitcoin(BTC) konusunda açıkça ‘şüpheci’ tarafta yer aldığını söyledi. “Bitcoin ölecek” ifadesini kullanan Howard, ünlü isimlerin zaman zaman alevlendirdiği ‘Bitcoin ölüm ilanı’ tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Howard, Patrick Bet-David(Patrick Bet-David) tarafından sunulan PBD podcast’ine katıldığı yayında çeşitli yatırım başlıkları konuşulurken “Bitcoin ölecek. Ben ona dokunmam” dedi. Howard, yakın çevresinden birinin kendisine yatırım fırsatı sunduğunu belirterek, 2500万달러(원·달러 환율 1달러=1491.70원 기준 약 372억9250만원)를 koyarsa 7만5000달러(약 1억1190만원)를 kazanabileceği yönünde bir teklif aldığını da anlattı. Ancak bu yatırımın tam olarak ne olduğu ya da Bitcoin ile nasıl bir bağlantısı bulunduğu konusunda ayrıntı paylaşmadı.
Howard, Bitcoin(BTC) hakkında “hala `법정화폐(피아트)` temelli” olduğunu iddia etti. Doların değer kaybı ve savaş gibi jeopolitik belirsizlikleri gerekçe göstererek, “Bir yerlerde tek tuşla yok olabilecek bir şeye kimse parasını bırakmak istemez” şeklinde konuştu. Howard, Bitcoin(BTC) fiyatındaki son dönemdeki sert geri çekilmeye de atıf yaparak, bu tabloyu da kendisinin kripto paradan uzak durma nedeni olarak gösterdi.
Bitcoin(BTC) ‘ölüm ilanı’ söylemleri ise piyasalar için oldukça tanıdık. Kripto paranın ortaya çıkışından bu yana 17 yılı aşkın sürede “bitti”, “çöktü” tarzı çıkışlar defalarca tekrarlandı ve her seferinde bunu dile getiren kişinin ünü ölçüsünde etki alanı büyüdü. Ancak geçmiş örneklere bakıldığında, bu “ölecek” tezinin şimdiye kadar hiçbir zaman veriyle doğrulanmadığı, bu yüzden de piyasanın bu tarz açıklamaları çoğunlukla ‘olay bazlı gürültü’ olarak sınıflandırdığı görülüyor.
Howard’ın sözleri de birkaç tartışma başlığını beraberinde getiriyor. Öncelikle Bitcoin(BTC) için kullanılan “법정화폐ye dayalı” ifadesi teknik açıdan tam isabetli değil. Bitcoin(BTC), dolar gibi 법정화폐ler cinsinden fiyatlanıyor olsa da, yapısal anlamda 법정화폐ye *bağlı* bir varlık konumunda değil. Piyasada sık kullanılan “1 Bitcoin her zaman 1 Bitcoin’dir” ifadesi, bu bağımsızlık vurgusuna işaret ediyor.
“Dolar değer kaybı ve savaş belirsizliği yüzünden Bitcoin(BTC) düşüyor” şeklindeki çıkarım da birçok analist tarafından mantıksal olarak zayıf bulunuyor. Makroekonomik şartlardaki bozulma, tarihsel olarak riskli varlık sınıflarının genelinde dalgalanmayı artıran bir etken oldu. Bitcoin(BTC) ise küresel likidite, faiz oranları ve risk iştahındaki döngülerle birlikte periyodik olarak büyük yükseliş ve düşüş döngüleri sergileyen bir varlık olarak öne çıkıyor.
Howard’ın “Bir tuşla yok olabilir” argümanı da teknik olarak tartışmalı. Bitcoin(BTC) ağında tek bir kurumun veya otoritenin, adeta bir güç düğmesine basar gibi sistemi tümden kapatabileceği bir mimari bulunmuyor. Elbette borsa saldırıları, kullanıcıların özel anahtarlarını kaybetmesi, regülasyon baskısı gibi gerçek riskler söz konusu. Ancak bunlar ağın kendi kendine aniden ortadan kalkmasından farklı kategoride değerlendiriliyor.
“Kimse Bitcoin’e(BTC) para koymak istemiyor” şeklindeki iddia da son dönemdeki piyasa verileriyle tam örtüşmüyor. Özellikle spot Bitcoin ETF’lerine yönelen ciddi fon girişleri, kurumsal bilançolara eklenen Bitcoin(BTC) pozisyonları ve bazı ülkelerde devlet düzeyinde alım ya da rezerv tartışmalarının gündeme gelmesi, kripto paranın artık `제도권 자금` akışında belirgin bir yer edindiğini gösteriyor.
Fiyat tarafında Bitcoin(BTC) için mevcut seviyelerin, kısa vadeli zirvelere göre yaklaşık yüzde 50 aşağıda olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Buna karşın uzun vadeli perspektiften bakıldığında, Bitcoin(BTC)’in kümülatif getirisinin hâlâ pek çok geleneksel varlık sınıfını geride bıraktığına dikkat çeken analizler öne çıkıyor. Piyasadaki baskın görüş, bugünkü dalgalanmayı bir `사망` sinyalinden çok, Bitcoin(BTC)’in doğasında bulunan yüksek oynaklık ve döngüsel düzeltme sürecinin parçası olarak okuma eğiliminde.
Sonuç olarak Howard’ın çıkışı, yeni bir tezden ziyade, ünlü bir ismin ağzından yeniden dolaşıma giren klasik ‘Bitcoin ölüm ilanı’ anlatısının devamı niteliğinde görülüyor. Geçmişte Bitcoin(BTC) yüzlerce kez “öldü” ilan edilse de, şimdiye dek bu kehanetlerin hiçbiri fiilen gerçekleşmedi. Bu nedenle piyasada yatırımcıların, Howard’ın sözlerini de `veri`, `uzun vadeli eğilim` ve `likidite koşulları` ışığında soğukkanlı biçimde süzgeçten geçirdiği yorumları öne çıkıyor.
Yorum 0