Bitcoin(BTC)’in son dönemde ABD yazılım hisseleriyle birlikte hareket etmesi, bazı analistlere göre ‘yapısal bir eşgüdüm’ değil, aynı makroekonomik değişkenlere maruz kalmanın doğal sonucu. Fiyat grafikleri üst üste konulduğunda neredeyse aynı şekli çiziyor gibi görünse de, Bitcoin’in yazılım sektörünün ‘vekil göstergesi’ haline geldiği yönündeki yorumlar ‘aşırı’ bulunuyor.
Finansal hizmet şirketi NYDIG, Bitcoin(BTC) ile ABD yazılım hisseleri arasındaki son eş zamanlı yükseliş dalgasını değerlendirirken, iki varlığın yapay zeka(AI) veya ‘quantum risk(kuantum riski)’ gibi temaları paylaştığı için değil, benzer makroekonomik ortama tepki verdikleri için birlikte hareket etme ihtimalinin daha güçlü olduğunu belirtti. NYDIG araştırma bölümü başkanı Greg Cipolaro(Greg Cipolaro), 7’sinde (yerel saatle) yayımladığı notta, “Endekslenmiş fiyat hareketlerini üst üste koyduğunuzda görsel ‘uyum’ çok kuvvetli görünebilir, ancak buradan yola çıkarak Bitcoin ile yazılım hisselerinin yapısal olarak yakınsadığı ya da AI gibi ortak bir temaya birlikte maruz kaldığı sonucunu çıkarmak abartılı olur” dedi. Cipolaro, son dönemdeki eş zamanlı rallinin, “Bitcoin ile yazılım hisseleri arasında yapısal bir bağın kanıtından ziyade, ‘uzun vade duyarlılığı’ taşıyan ve likidite koşullarındaki değişimlere hassas riskli varlıkların mevcut makro rejime birlikte maruz kalmasının daha makul bir yansıması” olduğunu vurguladı.
Cipolaro’ya göre Bitcoin, ekim ayı başında ulaştığı 126.000 dolar (yaklaşık 18 milyar 8,433 milyon TL) ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördükten sonra, 90 günlük hareketli korelasyon bazında yazılım hisseleriyle daha kuvvetli bir ilişki sergilemeye başladı. Ancak aynı dönemde S&P500 ve Nasdaq endeksleriyle olan korelasyon da paralel şekilde yükseldi; yani değişim yalnızca yazılım sektörüne özgü değil. Buradaki ‘kilit’ nokta, korelasyon katsayısındaki artışın tek başına Bitcoin’in fiyat oluşum mekanizmasını ‘hisse senetlerinin basit bir uzantısına’ dönüştürmediği gerçeği. Cipolaro, “Yazılım hisseleri ve başlıca endekslerle korelasyon artsa bile, Bitcoin’in fiyat hareketlerinin büyük bölümü hâlâ hisse senetleriyle açıklanamıyor” ifadesini kullandı. İstatistiksel analizlere göre Bitcoin fiyat oynaklığının yaklaşık yüzde 25’i hisse piyasalarıyla olan eş hareketle izah edilebilirken, en az yüzde 75’lik kısım geleneksel borsa endekslerinin dışında kalan faktörlerden etkileniyor. Başka bir deyişle Bitcoin(BTC), risk iştahının öne çıktığı dönemlerde hisse senetleriyle ‘birlikte’ hareket edebilir, ancak her zaman ‘aynı nedenle’ fiyatlandığını söylemek mümkün değil.
Cipolaro, Bitcoin’in makroekonomik belirsizliklere karşı bir ‘hedge(riskten korunma)’ aracı gibi fiyatlanmadığını da öne çıkardı. ‘Dijital altın’ söylemine rağmen, Bitcoin’in altın gibi davranmadığı yönündeki piyasa eleştirilerinin bu yüzden periyodik olarak gündeme geldiğini anlattı. Ona göre yatırımcılar, Bitcoin’i net ve ‘belirgin bir parasal anlatı(distinct monetary thesis)’ çerçevesinde almaktan ziyade, genel risk iştahına göre şekillenen ‘risk eğrisi’ üzerinde konumlandırarak portföylerine ekleme eğiliminde. Likidite, faiz oranları ve büyüme beklentisi gibi makro değişkenlere hassas varlık grupları aynı anda dalgalandığında, Bitcoin’in de bu dalgaya ‘bindirildiği’ görülüyor.
Buna karşın Cipolaro, Bitcoin’in diğer varlık sınıflarından ayrışan ‘kendine özgü’ bir piyasa yapısına ve ekonomik itici güçlere sahip olduğunun altını çizdi. Ağ üzerindeki aktivite seviyesi, benimsenme(adoption) trendi, düzenleyici çerçevedeki ve politika ortamındaki değişimler gibi unsurlar Bitcoin’in getirilerini etkileyen başlıca faktörler olarak öne çıkıyor; bu alanların da geleneksel varlıklarla bire bir kıyaslanması zor. Yorum Buna göre, Bitcoin’in temelindeki bu farklılıklar, onu portföylerde ‘dağıtım ve çeşitlendirme’ amacıyla kullanılabilecek bir varlık konumuna yerleştiriyor. Hisse senetleriyle çapraz varlık korelasyonu son dönemde yükselmiş olsa da, bu ilişkinin henüz Bitcoin’in toplam getirisini belirleyecek seviyede olmadığı savunuluyor. Sonuç olarak Bitcoin(BTC), kısa ve orta vadede makro faktörlerden hisse senetleriyle birlikte etkilenmeye devam edebilir; ancak uzun vadede ağ temelleri ve politika/düzenleme ortamı, fiyat üzerinde bağımsız ve güçlü bir itici güç olmaya aday.
Yorum 0