Bitcoin(BTC) 70 bin doların (yaklaşık 1 milyon 269 bin TL) altında zayıf seyrini sürdürüyor. Orta Doğu’daki gerilimin yeniden tırmanmasıyla küresel piyasalarda ‘risk off’(riskten kaçış) algısı güçlenirken, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizliğin hem enerji fiyatlarını hem de ‘makro ortamı’ aynı anda sarstığı belirtiliyor.
Son dönemde Bitcoin, artan oynaklık sonrası kısa süreli bir sakinleşme denemesi yapsa da, savaş ve güvenlik risklerinin ‘uzun sürebileceği’ endişesi riskli varlıklara yönelik genel iştahı baskılıyor. Piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyonun gerçek bir *arz kesintisine* dönüşüp dönüşmeyeceğini ve bunun *enflasyon* ile *faiz beklentilerini* nasıl şekillendireceğini yakından izliyor.
26’sında (yerel saatle), on-chain veri analiz şirketi CryptoQuant’ın analisti Darkfost, bu jeopolitik şokun önce ‘enerji piyasasında’ net biçimde görüldüğünü söyledi. Analist, yıl başından bu yana uluslararası petrol fiyatlarının yüzde 60’ı aşan bir artış göstermesini hatırlatarak, olası arz sıkıntılarına yönelik endişenin fiyata çok hızlı yansıdığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı, küresel enerji lojistiğinin ‘kilit dar boğazı’ olarak öne çıkıyor. Dünyadaki günlük petrol ihracatının yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor; deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 35’inin de bu hattın sorunsuz işlemesine bağımlı olduğu biliniyor. Gerginlik yükseldikçe piyasalar uzun süreli istikrarsızlık ihtimalini önceden fiyatlama eğilimine giriyor ve bu süreçte hem geleneksel varlıklarda hem de dijital varlıklarda oynaklık artıyor.
Darkfost’a göre Hürmüz Boğazı’nın kapanması ya da deniz taşımacılığında ciddi aksamalar yaşanması gibi senaryolar, yalnızca *ihtimal* olarak gündeme girmeleriyle bile petrol fiyatlarını hızlı biçimde yukarı çekebiliyor. Petrol arzının önemli bir bölümünün tek bir koridora bu kadar yoğunlaşmış olması, risk algısı yükseldiği anda enerji piyasasında sert fiyat ayarlamalarına yol açıyor.
Sorun, etkinin yalnızca ‘enerji tarafında’ kalmaması. Petrol fiyatları uzun süre yüksek seyrettiğinde, taşımacılık, üretim ve lojistik maliyetlerini yukarı çekerek doğrudan *enflasyon* üzerinde baskı oluşturuyor. Bu baskı da *faiz* ve *para politikası* beklentilerini sertleştirerek finansal koşulları hızla sıkılaştırabiliyor. Tarihsel olarak, bu tür bir makro ortamın yüksek oynaklığa sahip Bitcoin(BTC) gibi varlıklar için genellikle *olumsuz* olduğu yorumları öne çıkıyor.
Özellikle petrol fiyatlarının güçlü bir yükseliş ivmesi yakaladığı dönemlerin, Bitcoin piyasasının ‘döngünün geç safhasına’ girdiği evrelerle sık kesiştiği belirtiliyor. Risk iştahının azalması ve sermayenin savunmacı varlıklara yönelmesiyle, Bitcoin’deki güçlü yükseliş trendinin kırıldığı ya da fiyatın uzun süre yatay banda sıkıştığı örnekler sıkça hatırlatılıyor. Darkfost, bu çerçevede Başkan Trump başta olmak üzere politika yapıcıların enerji şokunu erken aşamada yatıştırmak için güçlü teşviklere sahip olduğunu savunuyor; çünkü petrol fiyatlarındaki aşırı yükseliş uzadıkça finansal istikrarsızlık riskinin de büyüyeceği uyarısında bulunuyor.
Teknik tarafta Bitcoin(BTC), 67 bin dolar (yaklaşık 983 bin TL) bandında ‘nefeslenme’ çabasında. Bitcoin, 2025 sonuna doğru 110 bin doların (yaklaşık 1 milyon 613 bin TL) üzerinde döngü zirvesi oluşturduktan sonra, 2026’ya girerken düşüş ivmesini artırarak 50 haftalık hareketli ortalamanın altına sarktı. Bu görünüm, piyasanın agresif yükseliş fazından ‘daha savunmacı’ bir yapıya geçtiğine işaret eden bir sinyal olarak okunuyor.
Satış baskısının belirginleştiği bölge ise 90 bin–95 bin dolar aralığının kırılmasıyla başladı. Bu bant, rallinin geç safhasında önemli bir destek alanı olarak öne çıkıyordu; ancak bu desteğin bozulması sonrası satışlar hızlanarak fiyatı 70 bin doların altına itti.
Şu anki fiyat hareketi, 65 bin–70 bin dolar (yaklaşık 953 bin–1 milyon 269 bin TL) aralığında geçici bir denge oluşturma çabasına işaret ediyor. Sert düşüşün ardından alıcı ve satıcıların yön arayışına girdiği bir ‘yeniden fiyatlama’ süreci yaşandığı yorumları öne çıkıyor.
Yapısal açıdan bakıldığında 100 haftalık hareketli ortalamanın mevcut fiyatın üzerinde yataylaşmaya başlaması, orta–uzun vadeli yükseliş momentumu zayıflamasına dair bir işaret olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık 200 haftalık hareketli ortalama, 50 bin doların orta bandında (yaklaşık 800 bin TL civarı) yukarı eğilimli seyrini koruyor ve olası ek düşüşlerde ‘uzun vadeli ana destek’ adayı olarak öne çıkıyor. Son düşüşte işlem hacimlerinin artmış olması da, bu düzeltmenin ‘dağıtım’ yani zirve seviyelerdeki arzın sindirildiği bir süreç olma ihtimalini güçlendiriyor.
Piyasada, Bitcoin’in yeniden güçlü bir yükseliş ivmesi kazanabilmesi için 70 bin–75 bin dolar (yaklaşık 1 milyon 269 bin–1 milyon 100 bin TL) bandını kalıcı biçimde geri alması ve kısa vadeli hareketli ortalamaların üzerine yerleşmesi gerektiği görüşü yaygın. Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler ile petrol fiyatlarındaki hareketin bir süre daha kritik ‘makro değişken’ olmaya devam edeceği, bu nedenle Bitcoin(BTC) başta olmak üzere tüm riskli varlıkların yönünün haber akışına duyarlı kalacağı belirtiliyor.
Yorum 0