ABD’nin şubat ayı enflasyon verilerinin beklentilere paralel gelmesiyle, Federal Rezerv’in(Fed) mart ayından sonra nisan toplantısında da ‘faizleri sabit tutma’ olasılığı güç kazandı. Piyasalarda, Fed’in erken ‘faiz indirimine’ gitme ihtimaline yönelik beklentiler belirgin şekilde zayıflamış durumda.
ABD Çalışma Bakanlığı’na bağlı Çalışma İstatistikleri Bürosu(BLS) tarafından 11’inde (yerel saatle) açıklanan şubat ayı tüketici fiyat endeksi(CPI), aylık bazda yüzde 0,3 artış gösterdi. Böylece veri, piyasa beklentisi olan yüzde 0,3 ile tamamen uyumlu gelirken, ocak ayındaki yüzde 0,2’lik artışa kıyasla biraz daha yüksek gerçekleşti. Yıllık bazda ise enflasyon yüzde 2,4 oldu; bu oran hem beklenti olan yüzde 2,4 ile hem de ocak verisiyle aynı seviyede açıklandı.
Dalgalanmanın yüksek olduğu gıda ve enerji kalemleri hariç tutularak hesaplanan çekirdek TÜFE(çekirdek CPI) de şubatta bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarak, yüzde 0,2’lik piyasa tahminine ‘tam isabet’ yaptı. Bu, ocaktaki yüzde 0,3’lük artışa kıyasla çekirdek enflasyonda bir miktar ‘yavaşlama’ anlamına geliyor. Yıllık bazda çekirdek enflasyon ise yüzde 2,5 ile, yine hem beklentiye hem de ocak verisine eşit seviyede gerçekleşti.
Piyasalarda, veri açıklanmadan önce de Fed’in gelecek hafta 18’inde (yerel saatle) yapacağı toplantıda faizleri sabit tutma olasılığı yüzde 99 seviyesinde fiyatlanıyordu. CME FedWatch verilerine göre, nisan toplantısında faiz indirimi olasılığı ise yalnızca yüzde 11 düzeyinde; bu oran bir ay önce yüzde 21 civarındaydı. Enflasyon verisinin ‘sürprizsiz’ gelmesi, Fed’in bir süre daha enflasyon seyrini izleyerek mevcut faiz seviyesini koruyacağı beklentisini güçlendirdi.
Kripto para piyasasında da enflasyon verisinin hemen ardından hafif bir ‘satış baskısı’ görüldü. Bitcoin(BTC), açıklama sonrası yaklaşık 69.500 dolar (yaklaşık 1 milyon 26 bin 600 lira) civarında işlem gördü ve 24 saatlik periyotta yüzde 1,2 oranında geriledi. Gelen veriler, kripto tarafında keskin bir yön değişimi yaratmazken, yatırımcılar daha çok Fed’in bir sonraki toplantısına ve iletişim tonuna odaklanmış durumda.
Geleneksel piyasalarda da belirgin bir yön yerine ‘temkinli’ bir hava hakimdi. ABD hisse senedi endeks vadeli işlemleri genel olarak hafif eksiye dönerken, 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,18 seviyesine yükseldi. Buna karşılık, bu hafta piyasalar için ‘ana risk unsuru’ olarak görülen WTI(ABD Batı Teksas tipi ham petrol) fiyatı, varil başına 87 dolar (yaklaşık 128 bin 482 lira) seviyesine çıkarak yüzde 4,2 oranında yükseldi.
Şubat enflasyon verisinin, açıklanma tarihi itibarıyla ‘gecikmeli’ bir veri olması da fiyatlamalarda öne çıkan bir diğer nokta. Son dönemde İran kaynaklı savaş riskleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişin gerçek bir ‘şok’ haline gelmesi, önümüzdeki dönemde enflasyon patikasının yeniden yukarı yönlü baskı görebileceği endişesini artırıyor. Özellikle ‘yükselen petrol fiyatları’ enflasyon beklentilerini tekrar yukarı çekerse, Fed’in ‘faizleri sabit tutma’ sürecinin daha da uzayabileceği konuşuluyor.
Yine de bu jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki artışın, para politikasına ne ölçüde yansıyacağı belirsizliğini koruyor. Piyasalar, bu konuda daha net işaretleri Fed’in gelecek hafta yapacağı toplantıdan ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalardan almayı bekliyor. Bu nedenle, şubat enflasyonunun beklentiye paralel gelmesine rağmen, ‘asıl yön tayini’nin büyük ölçüde bir sonraki Fed toplantısı sonrasında şekilleneceği düşünülüyor.
Yorum 0