ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu(FDIC), stabil kripto para(stablecoin) sahiplerine ‘devlet güvencesi’ uygulanmadığını yeniden vurguladı. Yeni oluşturulan ABD stabil kripto para düzenleme çerçevesi kapsamında, stabil kripto paraların banka mevduatlarıyla aynı korumadan yararlanamayacağı net biçimde ortaya konmuş oldu.
Travis Hill(Travis Hill) FDIC başkanı, 11’inde (yerel saatle) Washington’da düzenlenen Amerikan Bankacılar Birliği(ABA) zirvesinde yaptığı konuşmada, FDIC’nin GENIUS yasası kapsamında ödeme amaçlı stabil kripto paraların ‘passthrough (pass-through) mevduat sigortası’ kapsamına girmediğini açıkça belirten bir düzenleme önereceğini söyledi. ‘Pass-through’ mevduat sigortası, bir finans kuruluşunun, müşterileri adına mevduat sigortası korumasını yapısal olarak ‘aktararak’ sağlamasına dayanan bir koruma mekanizması anlamına geliyor.
Guiding and Establishing National Innovation for U.S. Stablecoins Act ifadesinin kısaltması olan GENIUS yasası, şu anda ABD piyasa ve banka düzenleyici kurumlarının uygulamaya hazırladığı kapsamlı bir stabil kripto para çerçevesi konumunda. Bu yasa, Circle’ın USD Coin(USDC) ve Tether(USDT) gibi dolar değerine sabitlenmiş token’ları resmî finansal sistem içinde denetim altına almayı hedefliyor. Ancak aynı zamanda stabil kripto paraları ‘banka mevduatı’ ile karıştırmamak için, stabil kripto para bakiyelerine FDIC sigortası iliştirilmesini yasaklayacak şekilde tasarlandı. ABD’de banka mevduatları, kişi başına 250 bin dolar (yaklaşık 3 milyar 692,5 milyon TL) tutarına kadar FDIC güvencesi altında bulunuyor.
Hill, GENIUS yasasının metin olarak ‘pass-through’ sigortasını açıkça yasaklamadığını kabul ederken, “Böyle bir ilişkinin yasaklanmasının, yasanın amacına uygun olduğunu düşündüğünü” ifade etti. Bu açıklama, düzenleyicilerin stabil kripto paraların kullanıcı nezdinde ‘banka mevduatı kadar güvenli’ algısı yaratabilecek yapılara önceden set çekmek istediği yönünde yorumlanıyor.
Ayrıca Hill, varsayımsal olarak stabil kripto paraların ‘pass-through’ sigortası kapsamına girebileceği kabul edilse bile, pratikte gerekli koşulları sağlamalarının son derece zor olduğuna dikkat çekti. Mevcut ‘pass-through’ sigorta kuralları, nihai müşterinin kimliğinin ve hak sahipliğinin normal iş süreçlerinde tespit edilebilir olmasını şart koşuyor. Hill, “Bu tür şeffaflık bugün büyük ölçekli stabil kripto para yapılarında yaygın bir özellik değil” diyerek, güncel yapılarda KYC(müşterini tanı) süreçlerinin, gelir hakkı ilişkilerinin ve nihai hak sahibini zincir üzerinde net biçimde ayırt etmenin çoğu zaman pratikte mümkün olmadığını ima etti.
Buna karşın FDIC sigortasının devre dışı kalması, stabil kripto paraların tamamen ‘korumasız’ bırakılması anlamına gelmiyor. GENIUS yasası, ödeme amaçlı stabil kripto paraların ‘tam rezervli (fully reserved)’ olmasını zorunlu kılıyor. Yasa, ihraççıların dolaşımdaki tüm stabil kripto paralar için yüzde 100 oranında rezerv varlık tutmasını şart koşuyor. Böylece korunma ekseni ‘devlet garantisi’nden çok ‘ihraççının rezerv güvenliği’ne kayıyor ve sistemsel risk, kamusal sigorta yerine özel sektörün rezerv yönetimine dayanan bir çerçeveye taşınıyor.
Stabil kripto paraları banka mevduatlarından net çizgilerle ayırma tartışması, bugün ABD finansal düzenleme gündeminin tam merkezinde yer alıyor. Bankacılık sektörü özelikle stabil kripto paraların ‘getiri (yield)’ ile birleştirilmesi ihtimaline karşı hassas. Geleneksel iş modelinde mevduatlar banka kredilerinin temel fonlama kaynağını oluştururken, yüksek getiri vaadine sahip stabil kripto paralar mevduatlara ikame olursa, bankaların mevduat tabanının aşınabileceği endişesi öne çıkıyor.
Yatırım bankası Jefferies’in analistleri, yakın dönemde yayımladıkları bir değerlendirmede stabil kripto para kullanımının önümüzdeki 5 yıl içinde bankaların temel mevduatlarının yüzde 3–5 oranında erimesine yol açabileceğini öngördü. Bu senaryoda mevduat hacmindeki daralma, kredi verme kapasitesini ve faiz marjlarını aşağı çekerken, bankaların kârlılığında baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
Buna karşın Beyaz Saray cephesinde, bankacılık sektörünün itirazları ‘yasama sürecini geciktirme’ girişimi olarak görülüyor. Beyaz Saray kripto danışmanı Patrick Witt(Patrick Witt), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarda dijital varlık piyasasına netlik getirmeyi amaçlayan CLARITY Act etrafındaki karşı argümanları sert dille eleştirdi. Witt, “CLARITY yasası inovasyon dostu bir düzenleme olarak kalmalı” diyerek, “Yasa yapım sürecini ‘rekabet karşıtı’ bir düzenlemeye dönüştürme çabalarının utanç verici olduğunu” savundu.
Hill, “Müşterilerin daha yüksek getiri peşinde bankalardaki paralarını stabil kripto paralara kaydırabileceği” yönündeki kaygılar hakkında, fonlar stabil kripto paralara aksa bile bu paranın “genel olarak bankacılık sistemi bütününden (aggregate banking system) tamamen çıkmadığını” belirtti. Ancak Hill, “Yine de sistem içindeki mevduatların niteliği ve dağılımı üzerinde etkiler olabilir” diyerek, toplam mevduat hacmi sert düşmese bile, hangi kurumda mevduatın kaldığı ve nereden çıkış olduğu gibi dinamiklere göre bankalar arasında likidite rekabetinin sertleşebileceğine dikkat çekti.
FDIC, GENIUS yasasının doğrudan düzenlemediği bir başka kritik başlığı da gündemine aldı: ‘tokenlaştırılmış mevduatlar (tokenized deposits)’. Bu yapı, banka mevduatlarının blokzincir üzerinde programlanabilir token formatında temsil edilmesini içeriyor. Yani dışarıdan bakıldığında token gibi görünen, fakat ekonomik özünde klasik banka mevduatına benzeyen bir hibrit model söz konusu.
Hill, tokenlaştırılmış mevduatlar için, “Kullanılan teknoloji ya da kayıt yöntemi ne olursa olsun bunların mevduat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu nedenle tokenlaştırılmamış mevduatlarla aynı düzenleme ve mevduat sigortası kapsamında yer alması gerektiğini” söyledi. Bu yaklaşım, stabil kripto paralarla tokenlaştırılmış mevduatların birbirinden ayrılacağı bir rejime işaret ediyor. Buna göre stabil kripto paralar FDIC sigortası dışında kalırken, banka mevduatının zincir üstündeki temsili sayılabilecek tokenlar, mevduat olarak tanınıp aynı koruma şemsiyesi altına girebilecek.
GENIUS yasasının fiilen devreye girmesiyle birlikte, stabil kripto paraların ‘tam rezerv’ zorunluluğu ve ihraççı kurumların mali sağlamlığı etrafında regüle edilen, fakat FDIC mevduat sigortası gibi ulusal güvenlik ağından belirli mesafede duran bir konuma yerleşmesi bekleniyor. Bu yeni ortamda piyasalar, stabil kripto paraların seçim kriterlerinin ‘faiz oranı’ndan çok ihraççının güvenilirliği, rezerv varlıkların şeffaflığı ve itfa (geri ödeme) mekanizmalarının sağlamlığı eksenine kayıp kaymayacağını yakından izliyor. Bu da orta vadede, ‘hangi stabil kripto para daha çok kazandırıyor’ sorusundan çok, ‘hangi ihraççı en güvenli ve en şeffaf yapı sunuyor’ sorusunu öne çıkarabilecek bir paradigma değişimi anlamına gelebilir.
Yorum 0