Evernorth Holdings’in SPAC birleşmesi yoluyla borsaya açılma sürecinde sunduğu S-4 dosyasında, kendisi ve Finder Digital Asset’in geçen yıl sonu itibarıyla yaklaşık 473,10 milyon adet Ripple(XRP) tuttuğu ortaya çıktı. ‘XRP hazinesi’(şirketlerin belirli bir coini büyük miktarda bilançolarında tutması) kavramının ilk kez bu kadar net biçimde resmi belgelerde yer alması, piyasada dikkatleri üzerine çekti.
S-4 dosyasında sadece eldeki XRP miktarı değil, bu pozisyonun nasıl oluşturulduğu da nispeten ayrıntılı şekilde anlatıldı. Evernorth, 214,10 milyon dolar (yaklaşık 3.214 milyar won) nakit kullanarak 84,40 milyon adet XRP satın aldığını açıkladı. Bu alımların ortalama maliyeti token başına 2,54 dolar (yaklaşık 3.813 won) seviyesinde. Bu rakam, XRP’nin mevcut 1,45 dolarlık (yaklaşık 2.177 won) fiyatıyla kıyaslandığında yaklaşık yüzde 35 daha yüksek bir maliyete işaret ediyor.
Dosya, muhasebe tarafındaki yükü de gözler önüne serdi. ABD muhasebe standartlarına göre 2025 yılı için dijital varlıklar kaynaklı değer düşüklüğü zararının 233,70 milyon dolar (yaklaşık 3.507 milyar won) seviyesine ulaştığı belirtildi. Açıklamaya göre, alım maliyeti ile raporlama tarihindeki düşük piyasa fiyatı arasındaki fark bu ‘değer düşüklüğü zararı’ olarak yansıtıldı. Bu durum, şirketlerin kripto paraları büyük ölçekli biçimde bilançolarında tuttuğunda, fiyat oynaklığının doğrudan finansal tablolara sert dalgalanmalar olarak geçebileceğini gösteriyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise bu XRP hazinesinin sadece ‘piyasa alımı’ ile oluşmamış olması. Dosyada, XRP ekosisteminin merkezindeki şirket Ripple’ın, katkı sözleşmesi(contribution agreement) kapsamında Finder Digital Asset tarafına 126,80 milyon adet XRP sağladığı belirtildi. Buna ek olarak, sponsorun işlemle bağlantılı Seri C aboneliği(Series C subscription) modeli üzerinden 211,30 milyon adet XRP’yi ayrıca sermaye olarak koyduğu bilgisi verildi. Sonuçta Evernorth’un elinde oluşan dev XRP pozisyonu; satın alma, sermaye koyma ve katkı şeklinde üçlü bir yapı üzerinden şekillenmiş görünüyor.
Evernorth, XRP’yi sadece elde tutup fiyat artışını bekleyen pasif bir strateji yerine, ‘aktif yönetim’ odaklı bir yaklaşım benimsiyor. S-4 dosyasına göre şirket, Ripple’ın stabil kripto parası RLUSD’yi kullanarak XRP tabanlı merkeziyetsiz finans(DeFi) aktivitelerine katılmayı planlıyor. Özellikle RLUSD/XRP likidite havuzuna likidite sağlama seçeneği öne çıkarılıyor.
Şirketin planı bununla sınırlı değil. XRP borç verme(lending), AMM(otomatik piyasa yapıcı) likidite sağlama, ayrıca covered call ve cash-secured put gibi opsiyon stratejileri üzerinden bu hazineyi ek gelir kaynağına dönüştürme hedefi de paylaşıldı. Böylece sadece spot pozisyona değil, türev ürünler ve likidite stratejilerine dayalı daha karmaşık bir yapı kurulması öngörülüyor. Bu yaklaşım, geleneksel finans dünyasındaki portföy yönetimi çerçevesinin ‘XRP hazinesi’ üzerine taşınması girişimi olarak değerlendirilebilir.
Ancak bu model, gelir imkanlarıyla birlikte riskleri de büyütüyor. DeFi protokollerine katılım; akıllı kontrat zafiyetleri, likidite koşullarındaki ani değişimler ve piyasa sert hareket ettiğinde kayıpların hızla büyümesi gibi riskler taşıyor. Opsiyon stratejileri ise yüksek oynaklık barındıran kripto piyasalarında kâr/zarar dengesinin çok daha keskin dalgalanmasına neden olabiliyor. S-4 dosyasının ortaya koyduğu bu tablo, Evernorth’un halka arz sürecinde yatırımcıların sadece ‘XRP hazinesi’nin büyüklüğüne değil, nasıl yönetildiğine ve hangi risk yönetimi çerçevesiyle desteklendiğine de yakından odaklanmasına yol açacak gibi görünüyor.
Yorum 0