Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ABD Kongresi ‘securities tokenization’ için ince ayarlı regülasyon arıyor: Trump ailesinin kripto bağlantılarına çıkar çatışması gölgesi

ABD Kongresi ‘securities tokenization’ için ince ayarlı regülasyon arıyor: Trump ailesinin kripto bağlantılarına çıkar çatışması gölgesi / Tokenpost

ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi, 25’inde (yerel saatle) ‘securities tokenization(증권 토큰화)’ konulu bir oturum düzenleyerek, giderek geleneksel finans sistemine entegre olan dijital menkul kıymet piyasasının nasıl düzenlenmesi gerektiğini masaya yatırdı. Komite üyeleri, teknoloji değişse de ‘yatırımcı koruması’ ve ‘piyasa düzeni’ gibi temel ‘regülasyon koruma şeritlerinin(guardrails)’ aynı şekilde uygulanması gerektiği konusunda büyük ölçüde hemfikir oldu. Ancak görüşmeler sırasında Başkan Trump ve ailesinin kripto girişimleriyle olan bağlantıları defalarca gündeme geldi ve piyasa yapısında planlanan değişikliklere ‘çıkar çatışması’ gölgesi düştü.

Komite başkanı French Hill(French Hill), finansal sistemin “kritik bir dönüşüm noktasında” olduğunu söyledi. Hill, tokenizasyonun yaygınlaşma sürecinde ortaya çıkabilecek düzenleyici boşlukların ve yeni risklerin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Hill’e göre hangi teknoloji tercih edilirse edilsin ‘piyasa bütünlüğü’ mutlaka korunmalı.

Oturum, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) başkanı Paul Atkins(Paul Atkins)’in son açıklamalarıyla da paralel bir çizgide ilerledi. Atkins, SEC’in tokenizasyon gibi alanlarda politikanın ilerletilmesi için ‘resmi taslak düzenleme’ yayımlamaya hazırlandığını açıklamıştı. Bu durum, hem Kongre’nin hem de düzenleyici kurumların ‘securities tokenization(증권 토큰화)’ konusunu artık deneysel bir gelecek senaryosu değil, fiili uygulamayı esas alan bir gündem maddesi olarak ele aldığını gösteriyor.

Tartışmanın odağında ise ‘nasıl’ düzenleme yapılacağı sorusu vardı. İktidar ve muhalefet, denetim yapısının ve mevcut sermaye piyasası altyapısının tokenizasyonla nasıl bir temas noktası kurması gerektiğine dair SEC’ten daha net yanıt istedi. Özellikle Demokratlar, anonim cüzdanların gerçek mülkiyet yapısını ve yurtdışı bağlantıları gizleyebilmesi, müşteri kimlik tespiti(KYC) sorunları ve merkeziyetsiz finans(DeFi) alanında sorumluluğun nasıl tanımlanacağı gibi, geleneksel regülasyon çerçevesiyle yakalanması zor alanlara dikkat çekti.

Demokratların kıdemli üyesi Maxine Waters(Maxine Waters), tokenizasyonun işlemlerin ‘oyunlaştırılmasını(gamification)’ daha da teşvik edebileceği uyarısında bulundu. Waters, komitenin daha önce de bazı işlem uygulamalarının kullanıcı davranışını tasarlayarak yatırım faaliyetlerini oyun benzeri bir deneyime dönüştürdüğünü incelediğini hatırlattı. Waters’a göre tokenizasyon, işlemleri daha hızlı ve 7/24 hale getirirken, buna karşılık ‘regülasyon koruma şeritlerini’ zayıflatma riski taşıyor.

Sektör temsilcileri ise tokenizasyonun temel avantajı olarak hız ve verimliliği öne çıkardı. Blockchain Association(Bağımsız Blokzincir Sektör Birliği) CEO’su Summer Mersinger(Summer Mersinger), saklama yapmayan ve takdir yetkisi olmayan(non-custodial, non-discretionary) DeFi kodlarının, “maliyet yaratan aracılara büyük ölçüde ihtiyaç bırakmaması” sayesinde verimlilik sağladığını belirtti. Mersinger, aracılık fonksiyonunu üstlenen aktörlerle, kullanıcıların kendi işlemlerini yönlendirmesini mümkün kılan altyapı sağlayıcılarının açıkça ayrılması gerektiğini söyledi. Ona göre, saklama, kontrol ve takdir yetkisinin varlığına göre düzenleyici yükümlülüklerin ‘ince ayarla’ belirlenmesi şart. Ayrıca SEC’in tokenizasyon politikalarını hızlıca devreye alabilmesi için ‘tekrarlamalı(iterative) yaklaşım’ benimsemesini önerdi.

Yasama tarafında Senato, Dijital Varlık Piyasası Açıklığı Yasası(Digital Asset Market Clarity Act) üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Bundan bağımsız olarak Atkins, şirketlerin tokenizasyon gibi yeni alanları, mevcut kayıt süreçlerini derhal uygulamak zorunda kalmadan test edebilmeleri için ‘inovasyon muafiyeti(innovation exemption)’ getirilmesine sıcak baktığını açıklamıştı. Düzenleyici çerçeve tam olarak netleşmeden kripto sektörü ile geleneksel finans kurumlarının tokenizasyon platformları kurmaya başlamasının arkasında bu beklenti bulunuyor.

Menkul Kıymetler Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Birliği(SIFMA) CEO’su Ken Bentsen(Ken Bentsen), tokenizasyonu “sadece bir sonraki teknoloji döngüsü” olarak nitelendirdi. Bentsen, yeni giren oyuncular dahil herkesin, hisse senedi piyasasında faaliyet gösteren geleneksel kurumlarla aynı düzenleyici ilkelere ve güvenlik standartlarına tabi olması gerektiğini savundu. Bu yaklaşım, ‘aynı işlev-same activity, aynı regülasyon-same regulation’ ilkesinin tokenizasyon piyasasında da geçerli olması gerektiği mesajı olarak yorumlandı.

Piyasada ise büyük varlık yöneticileri tokenizasyonun gerçek hayattaki kullanımını hızla artırıyor. BlackRock CEO’su Larry Fink(Larry Fink), son yıllık hissedar mektubunda dijital varlıkların ve tokenizasyonun “finansal sistemin boru hattını(plumbing) güncelleyebileceğini” vurguladı. Franklin Templeton(Franklin Templeton)’ın Ondo Finance(Ondo Finance) ile tokenizasyon ortaklığı kurduğu haberi gündeme gelirken, yönetilen varlıkları 2,2 trilyon dolar (yaklaşık 3.301 trilyon 9.800 milyar won) seviyesinde olan Invesco(Invesco)’nun Superstate(Superstate) tarafından oluşturulan 900 milyon dolarlık (yaklaşık 1 trilyon 3.508 milyar won) tokenize ABD Hazine tahvili fonu ‘USTB’nin yönetimini üstlendiği bildirildi.

Buna karşılık Demokratlar, tokenizasyon tartışmalarının ‘siyasi meşruiyet’ boyutunu ön plana çıkardı. Waters, Trump yönetiminin kripto endüstrisini destekleyen çizgisini “açık yolsuzluk” eğilimiyle ilişkilendirdi ve Başkan Trump ailesinin dijital varlık projelerine doğrudan dahil olmasını tipik bir çıkar çatışması örneği olarak gösterdi. Waters, Trump ailesinin kripto işlerinden 1 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 5.009 milyar won) kazanç elde etmiş olabileceği yönündeki tahmini anımsatarak, “Kuralları onaylayan kamu yetkilileri, o kuralların uygulanacağı pazardan kazanç sağlıyorsa, halk kimin çıkarının önceliklendirildiğini sorgular” değerlendirmesinde bulundu.

Tartışmanın merkezindeki örneklerden biri, Trump ailesinin hissedarları arasında yer aldığı iddia edilen World Liberty Financial Inc.(World Liberty Financial Inc.) şirketi oldu. Şirketin geçen ay Securitize(Securitize) ile birlikte, bir otel projesine ilişkin kredi gelirlerini tokenleştirmek üzere anlaşma yaptığını duyurması, çıkar çatışması tartışmalarını daha da alevlendirdi.

Tokenizasyon şirketi Plume(Plume) hukuk direktörü Salman Banaei(Salman Banaei), “Başkan Trump ailesi ile bu sektör arasındaki bağlantılar, ne yazık ki kritik piyasa yapısı yasalarını ilerletme çabalarının üzerinde bir ‘meşruiyet bulutu’ oluşturdu” dedi. Daha önce SEC ve Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) bünyesinde çalışmış olan Banaei’nin uyarıları, pratik düzenleme tecrübesine dayalı bir risk değerlendirmesi olarak da görüldü.

Oturumdan çıkan tablo, ‘securities tokenization(증권 토큰화)’ kavramının geleneksel finansın hız ve maliyet yapısını dönüştürebilecek bir teknoloji olarak ciddiye alındığını gösteriyor. Öte yandan anonimlik, 7/24 işlem imkanı ve DeFi ile entegrasyonun getirdiği risklerin, mevcut piyasalarda olduğu gibi kontrol edilebilir seviyede tutulması gerektiği vurgulanıyor. Politika cephesinde rota, bir yandan düzenleyici boşlukları azaltırken diğer yandan inovasyonun test edilebileceği alanlar yaratılması yönünde şekilleniyor. Ancak çıkar çatışması tartışmaları derinleştikçe, piyasa yapısının yeniden tasarlanmasına dair teknik tartışmaların giderek daha fazla siyasi polemiklerin parçası haline gelmesi olasılığı da güçleniyor.

Securities tokenization(증권 토큰화), Temsilciler Meclisi’ndeki oturumun da gösterdiği üzere artık kaçınılmaz bir gündem maddesi olarak kabul ediliyor. SEC’in hazırladığı taslak düzenlemeler, Senato’nun piyasa açıklığı yasası çalışmaları ve büyük varlık yöneticilerinin reel ürün genişlemesi birleşerek, piyasayı ‘uygulama sonrası kuralların’ netleştirilmesini talep eden bir aşamaya taşıdı. Temel soru, geleneksel menkul kıymet piyasalarıyla aynı düzeyde yatırımcı korumasını sürdürürken, tokenizasyonun sunduğu verimlilik avantajlarını zedelemeyecek kadar ‘ince ayarlı’ bir denetim çerçevesinin kurulup kurulamayacağı.

Demokratların gündeme getirdiği anonim cüzdanlar, KYC süreçleri ve DeFi’de sorumluluk paylaşımı gibi unsurlar, tokenizasyon çağının kritik risk başlıkları olarak öne çıkıyor. Buna Trump ailesinin kripto girişimleriyle kurduğu bağların yarattığı tartışmalar da eklenince, piyasaya egemen olacak ‘yeni kuralların meşruiyeti’ daha da sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde SEC’in ‘inovasyon muafiyeti’ taslağının ve Senato’nun piyasa yapısı düzenlemelerinin hangi dengeyi tercih edeceği, securities tokenization(증권 토큰화)’ın finansal sistemin ‘yeni altyapısı’ haline gelip gelmeyeceğini ya da artan tartışmalarla birlikte bir ‘yavaşlama dönemine’ girip girmeyeceğini büyük ölçüde belirleyecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1