Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

İran, Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerini Bitcoin(BTC) ve stabil kripto paralarla almaya başladı

İran, Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerini Bitcoin(BTC) ve stabil kripto paralarla almaya başladı / Tokenpost

İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinden artık ‘Bitcoin(BTC)’ ve diğer ‘kripto paralar’ ile geçiş ücreti almaya başladı. Küresel petrol ve LNG taşımacılığının kalbinde yer alan bu boğazda atılan adım, ‘yaptırım’ baskısı altındaki Tahran yönetiminin ‘kripto para’ temelli alternatif ödeme sistemlerini ticari ölçekte devreye soktuğunu gösteriyor.

İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği sözcüsü, kısa süre önce yaptığı açıklamada “geçiş ücreti için ödeme aracı olarak Bitcoin(BTC) kabul ettiklerini” resmen doğruladı. Önceki bazı haberlerde, belirli tankerler için dolara endeksli ‘stabil kripto para’ (stablecoin) ile ödemenin de mümkün olduğu aktarılmıştı. Geçiş ücreti varil başına ‘1 dolar’ seviyesinde. Bu da, yaklaşık 2 milyon varil taşıyan büyük bir süper tanker için 2 milyon dolara kadar çıkabilen bir maliyet anlamına geliyor.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG taşımacılığının yaklaşık ‘beşte birinin’ geçtiği stratejik bir geçit. Bu koridorda ‘kripto para ile ödeme’ modelinin fiilen devreye alınması, basit bir deneme olmaktan çıkıp küresel enerji lojistiğinde yakından izlenen bir değişken haline geldi. *yorum: Hürmüz gibi dar boğazlarda uygulanan her yeni ücret politikası, sigorta, navlun ve nihai enerji fiyatları üzerinde zincirleme baskı yaratma potansiyeline sahip.*

Blokzincir analiz şirketi Chainalysis verilerine göre İran, özellikle de İran Devrim Muhafızları Ordusu(IRGC), son birkaç yıldır ‘kripto paralar’ üzerinden işleyen sınır ötesi ticaret ağını adım adım büyütüyor. Ulusal güvenlik istihbarat uzmanı Andrew Fierman, “Boğaz geçiş ücretinin kripto para ile alınması beni şaşırtmadı” diyerek, bu hamlenin uzun süredir devam eden bir stratejinin parçası olduğuna dikkat çekti.

Bu ağın ‘ticari ölçeğe’ ulaştığını gösteren somut örnekler de mevcut. 2024 yılı Aralık ayında, ABD yaptırımı altındaki IRGC bağlantılı bir finans sorumlusunun, Yemen’deki Husilerle iş birliği yaparak yaklaşık ‘178 milyon dolar’ tutarındaki İran menşeli petrol satışını ‘kripto para’ üzerinden yürüttüğü tespit edildi. 2025 yılı Nisan’ında ise Husilere ait bir finans ağı, Rusya’dan silah ve lojistik malzeme alımlarını finanse ederken ‘1 milyar dolar’ ölçeğinde kripto para işlemiyle yaptırım listelerine takıldı. *yorum: Bu rakamlar, kripto para kullanımının marjinal bir deneme olmaktan çıkıp, düzenli bir ödeme hattına dönüştüğünü gösteriyor.*

İran, 1979’dan bu yana neredeyse tüm bankacılık sisteminin ABD ve müttefiklerinin yaptırım listesinde yer alması nedeniyle ‘dolar’ merkezli küresel finans altyapısına erişemiyor. Yerel para birimleri ‘rial’ ve ‘tümen’ ise yüksek enflasyon ve dalgalı kur nedeniyle uluslararası ticarette güvenilir bir ‘değer birimi’ olarak kabul görmüyor. Bu tabloda, ABD dolarına 1:1 endeksli ‘stabil kripto paralar’ pratikte bir ‘alternatif ödeme altyapısı’ rolü üstleniyor.

Fierman, stabil kripto paralar için “yeterli likidite olduğu için, merkezi borsaya bile ihtiyaç duymadan doğrudan cüzdandan cüzdana ödeme yapılabiliyor. Bu da geleneksel finans sistemini bütünüyle bypass eden bir yapı yaratıyor” değerlendirmesini yaptı. İngiltere merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü(RUSI) uzmanı Tom Keatinge de “Batı düzenleyicilerinin bu alana müdahale ihtimali her zaman var, ancak şu an operasyonların pratik risk seviyesi düşük görünüyor” yorumunu paylaştı.

Duke Üniversitesi’nden Lee Reiners ise İran’ın, ‘stabil kripto para’ ekosisteminde belirli projelerin kullanımını stratejik olarak teşvik edebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Reiners, Başkan Trump ile bağlantılı World Liberty Financial tarafından çıkarılan ‘USD1’ adlı stabil kripto parayı örnek vererek, “Böyle bir tercih, hem siyasi hem finansal çıkarları aynı anda harekete geçirebilir” ifadesini kullandı. *yorum: Bu senaryoda, yaptırım altındaki aktörler belirli bir stabil kripto parayı faktik olarak “petrol ticaretinin gayriresmi standardı” haline getirmeye çalışabilir.*

İran’ın destek verdiği Yemenli Husiler, Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni bağlayan Babülmendep Boğazı’nda da benzer bir kontrol mekanizması kurma sinyalleri veriyor. Hürmüz Boğazı’na ek olarak Babülmendep’te de fiili bir ‘deniz geçidi tıkanması’ (chokepoint) oluşması, küresel enerji arz zinciri ve navlun piyasasında çarpan etkisi yaratabilir. Sigorta primlerindeki artış, daha uzun rota tercihleri ve olası arz kesintileri, petrol ve LNG fiyatlarında yeni oynaklık dalgalarını tetikleyebilir.

Sonuç olarak İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ‘kripto para’ ile geçiş ücreti tahsil etmeye başlaması, yalnızca bir ‘ödeme yöntemi’ değişikliği olarak değil, ‘kripto para’ tabanlı yeni bir yaptırım kaçış ticaret düzeninin genişleme sinyali olarak okunuyor. Geleneksel uluslararası bankacılık sisteminin tamamen dışında işleyen bu modelin, önümüzdeki dönemde ne kadar hızlı yayılacağı ve hangi ‘stabil kripto para’ projelerini öne çıkaracağı, hem enerji piyasaları hem de küresel finans düzeni açısından kritik bir takip başlığı haline gelmiş durumda.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1