Küresel ‘stablecoin’ düzenleme çalışmalarının son 1 yılda adeta durma noktasına gelmesiyle, ortaya çıkan ‘denetim boşluğu’nun piyasa bölünmesi ve artan riskler yaratabileceği uyarısı yapıldı. Özellikle *küresel stablecoin regülasyonu*, *regülasyon farkları* ve *piyasa riski* başlıklarında endişeler öne çıkıyor.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı ve Finansal İstikrar Kurulu(FSB) Başkanı Andrew Bailey, uluslararası kuralların oluşturulmasına yönelik sürecin pratikte “durdurulduğunu” söyledi. 21’inde (yerel saatle) Japonya’da düzenlenen bir etkinliğe katılan Uluslararası Ödemeler Bankası(BIS) Başkanı Pablo Hernandez de Cos da benzer kaygıları dile getirerek, *küresel iş birliği* ve *ortak standartlar*ın aciliyetine dikkat çekti.
De Cos, ülkelere göre farklılaşan regülasyonların, şirketleri denetimin daha gevşek olduğu bölgelere taşıyan bir *“regülasyon arbitrajı”* etkisi yaratabileceğini belirtti. Buna göre, firmalar sıkı kurallardan kaçmak için yumuşak düzenlemeli ülkelere kayabilir; bu da *denetim boşlukları*nı büyütürken, finansal sistemin genel istikrarını zayıflatabilir. ‘yorum: Özellikle offshore merkezlere kayış, küresel denetimi daha da zorlaştırabilir.’
Şu anda büyük ekonomiler stablecoin’ler için kendi takvim ve yöntemleriyle regülasyon çerçevesi hazırlıyor. Ancak bu yaklaşımlar ortak bir çizgide buluşmazsa, piyasa tek ve net bir küresel standart yerine, parçalara ayrılmış bir *“yamalı düzenleme ortamı”* ile karşı karşıya kalacak. Bu da hem kullanıcılar hem de ihraççılar için belirsizlik anlamına geliyor.
DeFiLlama verilerine göre stablecoin piyasasının büyüklüğü yaklaşık 320 milyar dolar seviyesinde. Türk lirası karşılığıyla yaklaşık 470 trilyon TL hacme ulaşan bu pazarda, Tether’in USDT’si ile Circle’ın USDC’si toplam piyasanın büyük bölümünü oluşturuyor. Hızla büyüyen bu hacim, *piyasa derinliği* kadar *sistemik risk* tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
De Cos, stablecoin yapısının ‘nakit’ten çok *“menkul kıymete benzer”* bir karakter taşıdığı görüşünde. Özellikle itfa (geri ödeme) ve *yeniden fiyatlama* süreçlerinde yaşanacak pürüzlerin, coin fiyatını 1 dolar çıpasından ayırabileceğine dikkat çekiyor. Yani teorik olarak 1:1 dolar bağlı olması gereken bir stablecoin, yüksek stres dönemlerinde 1 doların altına veya üstüne sarkabilir. De Cos’a göre, büyük ölçekli bir *“kaçış”* ya da toplu çekim dalgası yaşanması durumunda, bu şok sadece kripto piyasasıyla sınırlı kalmayıp, geleneksel finans piyasalarına da yayılabilir. ‘yorum: 2022’de bazı algoritmik stablecoin çöküşleri, bu tür bulaşma riskinin ciddiyetini ortaya koymuştu.’
Bu riskleri azaltmak için tartışılan çözümler arasında iki ana başlık öne çıkıyor: Stablecoin’lerin *faiz ödemesine sınırlama getirilmesi* ve ihraççılara *merkez bankası likidite penceresi* açılması ya da *mevduat sigortasına benzer koruma mekanizmalarının* sağlanması. Böylece hem yatırımcıların ani panik satışlarına karşı tampon oluşturulması hem de rezerv yönetiminde daha sıkı bir çerçeve kurulması hedefleniyor.
Politika yapıcılar, bu tür adımların stablecoin’leri *dijital ödeme aracı* olarak işlevsizleştirmeden, aksine daha güvenilir hale getirebileceğini savunuyor. Yani amaç, yeniliği tamamen boğmak değil; *güvenlik ağı* kurarak, yeni finansal altyapının mevcut sistemle daha uyumlu şekilde işlemesini sağlamak.
ABD tarafında ise mevzuat süreci görece daha hızlı ilerliyor. ‘Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası’ (Digital Asset Market Structure Clarity Act) Kongre’de tartışılmaya devam ediyor. Söz konusu yasa teklifi geçen yıl Temsilciler Meclisi’nden geçmiş durumda ve şimdi Senato incelemesini bekliyor. Tasarı; stablecoin ihraççıları, rezerv yapısı, lisanslama süreçleri ve gözetim çerçevesine ilişkin daha net kurallar getirmeyi amaçlıyor.
Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Tim Scott ve Tarım Komitesi Başkanı John Boozman, görüşmeleri yürüten başlıca isimler konumunda. Stablecoin projelerinin *gelir modeli* ve bu gelirlerin nasıl vergilendirilip denetleneceği konusunda belli oranda uzlaşma sağlandığı belirtiliyor. Ancak DeFi(DeFi) ekosisteminin gözetimi ve *çıkar çatışmaları ile etik kurallar* gibi kritik başlıklar masada duruyor. Bu sebeple, nihai bir uzlaşmaya varılması için hâlâ zamana ihtiyaç olduğu değerlendiriliyor. ‘yorum: Özellikle DeFi protokollerinin kime ve nasıl bağlanacağı, küresel ölçekte en zor dosyalardan biri.’
Küresel stablecoin regülasyonunun yerinde saydığı bu dönemde, ülkelerin tek tek attığı adımların *piyasa dengesini bozabileceği* yönündeki kaygılar artıyor. Uzmanlara göre, uluslararası *koordinasyon* ve *ortak çerçeve* sağlanmadıkça, ‘regülasyon farkı’ndan faydalanan sermaye hareketleri hızlanabilir ve potansiyel riskler sessizce birikebilir. Sonuç olarak, *küresel stablecoin piyasası*, düzenleyici netlik sağlanana kadar hem büyümesini sürdürecek hem de giderek daha fazla *sistemik risk* tartışmasının odağında kalacak gibi görünüyor.
Yorum 0