Hürmüz Boğazı’ndaki krizin gölgesinde kripto dolandırıcılığı: Gemilerden Bitcoin isteniyor
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması etrafında yaşanan *karmaşa*, kripto para odaklı yeni bir ‘dolandırıcılık’ dalgasına zemin hazırladı. İranlı yetkili gibi davranan bazı kişi ve grupların, bölgede mahsur kalan gemilere *güvenli geçiş* vaadiyle Tether(USDT) ve Bitcoin(BTC) talep ettiği ortaya çıktı.
24’ünde (yerel saatle), Reuters’e göre Yunan denizcilik risk yönetim şirketi Marisks(MARISKS), Batı Körfez bölgesinde sıkışıp kalan bazı gemilerin, “geçiş izni” adı altında ‘şüpheli teklif’ aldığını belirterek armatörleri uyardı. Marisks, söz konusu mesajlar için “Bu belirli mesaj, doğrudan *dolandırıcılık*” ifadesini kullandı. Kafa karışıklığını artıran unsur ise İran hükümetinin mart ayında Hürmüz Boğazı’nı kapatmayı ima ederek ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Boğaz’a girmeye çalışan gemileri “yakmakla” tehdit etmesi, ardından 8 Nisan’da İran Petrol İhracatçıları Birliği sözcüsü Hamid Hoseini’nin gemi sahiplerine “Bitcoin ile geçiş ücreti ödenmesi hâlinde geçiş izni verilebileceğini” söylemesiydi.
‘Bitcoin ile anında ve izlenemez ödeme’ iddiası gerçeği yansıtmıyor
Uzmanlara göre sorun, bu açıklamaların *gerçeklikten uzak* olması. Hoseini, Bitcoin ödemelerinin “birkaç saniyede” tamamlandığını iddia ederken, pratikte işlemlerin tamamlanması çoğu zaman ‘birkaç dakikayı’ buluyor. Ayrıca Bitcoin, tasarımı gereği işlem kayıtlarının herkese açık olduğu, görece ‘şeffaf’ bir ağ üzerinde çalışıyor. Yani iddia edildiği gibi “takibi imkânsız” değil; aksine transfer akışlarını izlemek çoğu zaman mümkün.
Öte yandan ABD, İran bağlantılı olduğu tespit edilen çok sayıda Bitcoin cüzdanını zaten ‘yaptırım listesine’ aldı. Bu nedenle Bitcoin(BTC) kullanılarak *yaptırımların kolayca delinebileceği* yönündeki söylem de zayıf kalıyor. yorum Bu tablo, kripto paraların bazen politik söylem ve psikolojik savaş unsuru olarak kullanıldığını, ancak teknik gerçekliklerin çoğu zaman göz ardı edildiğini gösteriyor. yorum
Hürmüz’de aç-kapa trafiği, ateş altında geçiş girişimleri
Hürmüz Boğazı, son haftalarda zaman zaman açılıp kapanarak küresel deniz taşımacılığında *belirsizliği* artırdı. 18 Nisan’da Hindistan bandıralı iki gemi, İran makamlarından onay aldıklarına inanarak Boğaz’dan geçmeye çalıştı. Ancak seyir esnasında İran güçlerinin ‘ateş açması’ sonucu geri dönmek zorunda kaldılar.
Aynı gün Boğaz kısa süreliğine yeniden açıldı, ardından ABD’nin ‘abluka kararları’ sonrasında tekrar kapandı. Bazı yolcu gemilerinin ise bölgeden çıkmaya çalışırken saldırıya uğradığı bildirildi. ABD güçleri, akabinde, ablukayı ‘by-pass’ etmeye çalıştığı iddia edilen bir İran konteyner gemisini de ‘el koyarak’ alıkoydu.
On binlerce gemi sıkıştı, bazı Asya ülkeleri ve Çin göreceli olarak daha rahat
Mevcut tahminlere göre Körfez bölgesinde halihazırda *20 bine yakın* gemi adeta “kilitli” durumda bekliyor. ABD ve İran, geçen hafta yürütülen görüşmelerin ardından “10 günlük bir ateşkes” üzerinde uzlaştı; bu anlaşmanın ise yarın sona ermesi bekleniyor. Tarafların ek müzakerelere gitme ihtimali masada.
Buna karşın, Pakistan, Hindistan, Filipinler gibi bazı Asya ülkelerinin bayrağını taşıyan gemiler ile Çin’e ait gemilerin Boğaz’dan ‘nispeten güvenli bir şekilde’ geçebildiği bildirildi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, deniz yolunun “açık tutulması” çağrısında bulunarak, ticaret akışının korunmasının altını çizdi.
Kripto ile ‘sahte geçiş izni’ ticareti: Risk büyüyor
Sonuç olarak Hürmüz Boğazı’ndaki *askeri gerilim* ve *geçiş belirsizliği*, Bitcoin(BTC) ve Tether(USDT) üzerinden yürütülen yeni bir ‘sahte geçiş izni’ dolandırıcılığını doğurdu. Gemiler, kripto para ile ödeme yaptıkları takdirde güvenli ve hızlı geçiş sağlanacağı yönünde vaatlere maruz kalıyor.
Uzmanlar, deniz taşımacılığı sektöründeki *stres* ve *zaman baskısı* arttıkça bu tür kripto tabanlı dolandırıcılık şemalarının daha da ‘sofistike’ hale gelebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle resmi makamlardan geldiği iddia edilen mesajlarda kripto para cüzdan adresleri, normalden düşük “geçiş ücretleri” veya “acil ödeme” baskısı varsa, bunun ciddi bir ‘uyarı sinyali’ olarak görülmesi gerektiği belirtiliyor.
Hürmüz çevresindeki krizin uzaması, hem küresel enerji tedarik zinciri hem de *kripto paraların suç amaçlı kullanımı* açısından riskleri büyütüyor. Bu nedenle hem armatörlerin hem de kripto yatırımcılarının, sahte yetkili hesaplara ve “kripto ile hızlı çözüm” vaatlerine karşı ekstra dikkatli olması gerekiyor.
Yorum 0