ABD dijital varlık piyasasının düzenleyici çerçevesini doğrudan etkileyebilecek CLARITY Act yeniden gündemin merkezine yerleşti. 24’ünde yayımlanan Exilist raporuna göre, tasarının önündeki asıl darboğaz Senato Genel Kurulu değil, Senato Bankacılık Komitesi. Rapora göre mevcut takvim içinde en olası ilerleme dönemi 2026 Temmuz’u. Süreci belirleyecek başlıca başlıklar ise ‘stablecoin’ ödül düzenlemeleri, Demokratlardan yeterli destek bulunması, çıkar çatışması tartışmaları ve ‘DeFi’ ile ilgili ifadelerin nasıl şekilleneceği.
Exilist’in 24 Nisan 2026 tarihli analizinde Temsilciler Meclisi, Senato, Beyaz Saray, komite takvimi ve siyasi ortam birlikte değerlendirildi. Resmi adı Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası olan CLARITY Act, 17 Temmuz 2025’te ABD Temsilciler Meclisi’nde 294’e karşı 134 oyla kabul edildi. Tasarı 18 Eylül 2025’te Senato’ya gönderildi ve Senato Bankacılık Komitesi’ne sevk edildi. Buradaki temel amaç, dijital varlıkları hangi kurumun, hangi hukuki çerçeve altında denetleyeceğini netleştirmek.
Meclis aşamasında tasarının ana omurgasının büyük ölçüde şekillendiği düşünülüyor. Metin, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) arasındaki yetki sınırlarını ayırıyor. Ayrıca dijital varlık borsaları, brokerlar ve dealerlar için kayıt sistemi oluşturuyor. Yatırımcıya yönelik açıklama yükümlülükleri ile müşteri varlıklarının ayrı tutulması ilkesi de bu çerçevede yer alıyor. Buna ek olarak ‘self-custody’ hakkının tanınması, CFTC için hızlandırılmış kayıt süreci ve SEC ile CFTC’nin ortak kural yazımı gibi maddeler de tasarıyı ABD’nin kripto piyasa yapısına ilişkin bir tür ‘temel yasa’ haline getiriyor.
Rapora göre Temsilciler Meclisi’ndeki 294 oy sadece teknik bir kabul anlamına gelmiyor. Cumhuriyetçilerin yanı sıra bazı Demokratların da destek vermesi, CLARITY Act’in yalnızca tek bir siyasi kampın sanayi yanlısı girişimi olarak görülmediğine işaret ediyor. Exilist, bu nedenle Senato’nun sıfırdan yeni bir model üretmekten çok, Meclis’ten geçen çerçeveyi değiştirip tamamlamaya yönelebileceğini belirtiyor.
Senato Tarım Komitesi’nin attığı adım da bu görüşü destekliyor. 29 Ocak 2026’da komite, dijital emtia aracılarını kapsayan ayrı bir tasarıyı kabul etti. Söz konusu metinde CFTC’nin dijital emtia spot piyasası üzerindeki gözetim yetkisi, müşteri varlıklarının ayrıştırılması, çıkar çatışmasının önlenmesi, müşteri bilgilendirmesi, kayıt sistemi, SEC-CFTC iş birliği ve yazılım geliştiricilere yönelik koruma başlıkları yer aldı. Exilist, bu tasarıyı Meclis’ten geçen yaklaşımın devamı olarak görüyor ve aynı zamanda Demokratlarla yürütülen müzakerelerin izlerini taşıdığını söylüyor.
Buna karşın Tarım Komitesi’ndeki onayın, tasarının Senato Genel Kurulu’ndan da rahat geçeceği anlamına gelmediği vurgulanıyor. Oylamanın büyük ölçüde partizan bir çizgide gerçekleştiği, genel kurulda ilerleme sağlanması için yaklaşık yedi Demokrat senatörün desteğinin gerekebileceği ifade ediliyor. Demokrat Senatör Cory Booker, metnin neredeyse uzlaşı noktasına ulaştığını ancak ‘DeFi’ tartışmalarının yeterince yansıtılmadığını söylemişti. Bu da Senato’daki anlaşmazlığın sadece destek ya da karşı çıkıştan ibaret olmadığını, doğrudan metindeki ifadeler ve sorumluluk sınırları etrafında şekillendiğini gösteriyor.
Şu aşamada en belirgin tıkanma noktası Senato Bankacılık Komitesi olarak öne çıkıyor. Komite, 15 Ocak 2026’da CLARITY Act için bir ‘markup’ oturumu yapmayı planlıyordu. Ancak Komite Başkanı Tim Scott, bir gün önce iki partili görüşmelerin sürdüğünü belirterek toplantıyı erteledi. 24 Nisan itibarıyla yeni bir resmi tarih açıklanmadı. Bu dönemde komitenin gündemi büyük ölçüde Kevin Warsh’ın Fed başkanlığı adaylığına ilişkin oturumlarla doldu. Exilist’e göre piyasaların dikkat etmesi gereken asıl konu, Senato genelindeki hava değil, Bankacılık Komitesi içindeki pazarlığın hangi aşamada olduğudur.
Masanın en hassas başlıklarından biri ‘stablecoin’ ödül mekanizması. Buradaki tartışma sadece ‘stablecoin’ sahiplerine faiz benzeri getiri verilip verilemeyeceğiyle sınırlı değil. Asıl mesele, ödeme amaçlı ‘stablecoin’lerin banka mevduatına benzeyen bir finansal ürün olarak kabul edilip edilmeyeceği. Habere göre Senato Bankacılık Komitesi’nde konuşulan uzlaşı modeli, sırf elde tutmaya dayalı mevduat benzeri faizleri sınırlandırırken; likidite sağlama, teminat verme, yönetişim katılımı, doğrulama ve staking gibi faaliyet temelli ödüllere belli ölçüde izin verilmesini içeriyor. Aynı zamanda bu ürünlerin mevduat, FDIC sigortası veya risksiz getiri gibi pazarlanması da yasaklanmak isteniyor.
Sorun şu ki bu ara formül ne bankacılık sektörünü ne de kripto şirketlerini tam olarak tatmin etmiş görünüyor. Bankalar, mevduat çıkışı ve kredi verme kapasitesinin zayıflaması riskine dikkat çekiyor. Kripto sektörü ise tam bir yasağın yeniliği ve kullanıcı teşviklerini baltalayacağını savunuyor. Exilist, bu anlaşmazlığın sadece iki sektör arasındaki bir çıkar çatışması olmadığını, tüm CLARITY Act takviminin hızını belirleyen ‘kritik madde pazarlığı’ haline geldiğini söylüyor. Başka bir ifadeyle, ‘stablecoin’lerin banka mevduatına ne kadar yaklaşabileceğine dair çizgi nerede çekilirse, yasa süreci de ona göre şekillenecek.
İkinci büyük değişken Demokrat oyları. Demokratlar içindeki çekinceler tek bir başlık altında toplanmıyor. Bir grup tüketici koruması ve menkul kıymet düzenlemelerinin zayıflayabileceğinden endişe ediyor. Başka bir grup ‘DeFi’ ifadelerinin yetersiz olduğunu düşünüyor. Bir diğer kesim ise kara para aklamayla mücadele, yaptırım uyumu ve ulusal güvenlik standartlarının daha güçlü yazılmasını talep ediyor. Cumhuriyetçiler ise CLARITY Act’in Kongre’de şimdiye dek ele alınan dijital varlık tasarıları içinde yasa dışı finansla mücadele bakımından en sert metinlerden biri olduğunu savunuyor. Bu nedenle esas tartışma, piyasayı düzenleyip düzenlememek değil; hangi faaliyetin merkezi aracı hizmet sayılacağı ve hangi alanın yazılım ile kod çerçevesinde bırakılacağı.
Üçüncü başlık çıkar çatışması tartışmaları. Senatör Elizabeth Warren, Trump ailesiyle bağlantılı World Liberty Financial’ın banka lisansı başvurusu ile kripto piyasa yapısına ilişkin düzenleme çalışmalarının aynı döneme denk gelmesini sert şekilde eleştirdi. Warren, yeterli güvenlik önlemleri eklenmeden herhangi bir kripto piyasa yapısı yasasının geçirilmemesi gerektiğini savunuyor. Exilist ise bu tartışmanın sadece sembolik bir siyasi saldırı olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü tasarının geçmesi için ihtiyaç duyulan Demokrat destek, etik ve çıkar çatışması başlıklarına özellikle duyarlı olabilir.
‘DeFi’ ve yazılım geliştiriciler için öngörülen korumalar da pazarlığın önemli alanlarından biri. Cumhuriyetçi kanat, CLARITY Act’in yazılım geliştiricileri ve bireylerin kendi varlıklarını saklama hakkını korurken, ‘DeFi’ ile temas eden merkezi aracılara risk yönetimi yükümlülüğü getirdiğini söylüyor. Bu yaklaşımın temelinde, ‘kodu cezalandırmak yerine kontrol sahibi aracıları düzenleme’ fikri var. Ancak bazı Demokratlar bu çerçevenin yeterince sıkı olmadığını düşünüyor. Sektör temsilcileri ise tam tersine, bu alanın daha fazla daraltılmaması gereken temel bir ilke olduğunu savunuyor. Exilist’e göre tek bir madde üzerindeki bu kadar geniş görüş ayrılığı, Bankacılık Komitesi’ndeki müzakerelerin uzamasının başlıca nedenlerinden biri.
Siyasi takvim de 2026 Temmuz ihtimalini güçlendiriyor. Trump yönetimi, Ocak 2025’teki başkanlık kararnamesi ve aynı yıl temmuz ayında yayımlanan başkanlık çalışma grubu raporuyla ABD’nin dijital finans teknolojilerinde liderliği ve piyasa yapısı düzenlemesinin gerekliliğini açık biçimde vurgulamıştı. Politika yönü açısından bakıldığında ortam görece olumlu. Buna rağmen yasama süreci, seçim dönemlerinde öncelik listesinin gerisine düşebiliyor. Enflasyon, büyüme, göç ve savaş gibi geleneksel başlıklar ara seçim atmosferinde çok daha güçlü siyasi mobilizasyon sağlıyor.
Exilist, Gallup ve AP-NORC gibi araştırmalara atıfla 2026 ara seçimlerinin ana gündeminin kripto düzenlemesi değil; ekonomi, yaşam maliyeti, enflasyon, enerji, savaş ve göç olacağını aktarıyor. Bu tablo, Cumhuriyetçilerin CLARITY Act’i seçim sonrasına kadar taşımak için güçlü bir siyasi teşvik taşımadığı anlamına da geliyor. Zaman uzadıkça teknik düzenleme mantığından çok siyasi maliyet, etik tartışmalar ve çıkar çatışması çerçevesi öne çıkabilir.
Senato takvimi de temmuz olasılığını daha somut hale getiriyor. Mayıs, haziran ve temmuz ayları arasında yasama dışı dönemler ile kısa çalışma aralıkları bulunuyor. 24 Nisan itibarıyla Bankacılık Komitesi için net bir ‘markup’ tarihi bile açıklanmamışken, nisan sonu ya da mayıs başında sonuç alma senaryosu giderek zayıflıyor. Sonrasında Senato Genel Kurulu aşaması, Meclis versiyonuyla Senato versiyonunun uzlaştırılması ve Beyaz Saray imzası gibi adımlar da hesaba katıldığında, hazirandan çok temmuzun daha gerçekçi bir hedef olduğu değerlendiriliyor.
Buna karşılık ağustos sonrası dönem daha zor bir pencere olarak görülüyor. Exilist’e göre ağustos ortasından eylül başına kadar yoğun bölgesel programlar, ekim başından itibaren ise seçim öncesi saha çalışmaları öne çıkacak. Böyle bir ortamda teknik metinlerin rafine edilmesinden çok siyasi mesaj yönetimi ve karşılıklı suçlamalar gündemi belirleyebilir. Şubatta Beyaz Saray’daki banka-kripto görüşmesinin uzlaşı çıkmadan sona ermesi ve martta bankacılık sektörünün uzlaşma formülünü de reddetmesi dikkate alındığında, sonbahardan önce yaz aylarında bir sonuca ulaşılması daha doğal görünüyor.
Genel tabloya bakıldığında CLARITY Act, Temsilciler Meclisi’nden geçmesi ve Senato Tarım Komitesi’nde ilerleme kaydetmesi sayesinde önemli bir eşik aştı. Ancak tasarının gerçekten yasalaşıp yasalaşmayacağını belirleyecek ana unsur hâlâ Senato Bankacılık Komitesi’ndeki ifade değişiklikleri. ‘Stablecoin’ ödülleri, banka mevduatının aşınması kaygısı, Demokrat desteğinin sağlanması, ‘DeFi’ ve yazılım geliştirici korumalarının kapsamı ile Trump ailesi etrafındaki çıkar çatışması tartışmaları aynı anda masada duruyor. Bu yüzden süreç basit bir hız meselesi değil. Yine de Senato takvimi ve ara seçim riski birlikte düşünüldüğünde, CLARITY Act için en güçlü ihtimalin 2026 Temmuz olmaya devam ettiği anlaşılıyor. ABD kripto düzenlemelerinin yönünü belirleyebilecek kritik dönemeç, bu yaz Senato Bankacılık Komitesi’nde şekillenebilir.
Yorum 0