Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Aave’den New York’ta 300 Milyon Dolarlık Ethereum(ETH) Savaşı: Kelp DAO Hack’i DeFi’de ‘Mülkiyet’ Davasına Dönüştü

Aave’den New York’ta 300 Milyon Dolarlık Ethereum(ETH) Savaşı: Kelp DAO Hack’i DeFi’de ‘Mülkiyet’ Davasına Dönüştü / Tokenpost

300 milyon dolar teminat talebi, 30.766 Ethereum(ETH) için verilen hukuk mücadelesinin merkezine yerleşti. Nisan’da gerçekleşen Kelp DAO hack’i sonrası kilitlenen varlıklar konusunda Aave, New York mahkemesine acil başvuru yaparak süreci resmen mahkeme gündemine taşıdı. Artık bu ETH’lerin ‘hak sahiplerine iade’ mi edileceği yoksa mevcut durumda ‘dondurulmuş’ şekilde mi kalacağı, mahkemenin vereceği karara bağlı.

13’ünde (yerel saatle), Cointelegraph’a göre Aave, pazartesi günü New York federal mahkemesine acil bir talepte bulunarak, Arbitrum DAO’nun dondurulan Ethereum(ETH) varlıklarını hareket ettirmesini engelleyen ‘restraining notice’un derhal iptalini istedi. Aave, mahkemenin hemen karar vermemesi durumunda, bu tedbiri sürdürmek isteyen hukuk bürosu Justin Horrow LLP’nin 300 milyon dolar tutarında teminat yatırmaya zorunlu olması gerektiğini savundu. Şu an için duruşma tarihi belirlenmiş değil ve yargıç da henüz bir karar açıklamadı.

Söz konusu ‘dondurma bildirimi’ geçen cuma Justin Horrow LLP tarafından tebliğ edildi. Büro, Kuzey Kore aleyhine aldığı 877 milyon doların üzerindeki *default* (gıyabi) mahkeme kararına dayanarak, Kelp DAO hack’inin arkasında ‘Kuzey Kore bağlantılı hackerlar’ bulunduğunu iddia ediyor. Bu argümana göre, dondurulan bu varlıklar üzerindeki hak, hack mağdurlarından çok bürosunun temsil ettiği müvekkillere ait.

Aave ise bu tezi doğrudan reddediyor. ‘Hırsızın çaldığı malın mülkiyetini kazanamayacağı’ temel hukuk ilkesine vurgu yaparak, bu varlıkların meşru sahiplerinin Kelp DAO ekosistemindeki kullanıcılar olduğunu savunuyor. Ayrıca, saldırı faillerinin Kuzey Kore bağlantılı olduğu iddiasının, yalnızca internet ortamındaki paylaşımlara dayanan bir ‘tahmin’ olduğunu, henüz kanıtlanmış bir olgu olarak kabul edilemeyeceğini belirtiyor. ‘Kimin, hack’lenen varlıklar üzerinde nihai mülkiyet hakkına sahip olduğu’ sorusu, bu dava ile beraber doğrudan masaya yatırılmış durumda.

Kelp DAO hack’i 18 Nisan 2026’da meydana geldi ve zararın yaklaşık 292 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Sonraki süreçte Arbitrum DAO, rsETH sahiplerinin zararını telafi etmek ve token teminat yapısını güçlendirmek için dondurulan ETH’lerin DeFi United’a devredilmesini içeren bir planı gündemine aldı. Bu önerinin oylaması 7 Mayıs’ta sona erecek.

Ancak Justin Horrow LLP’nin dondurma bildirimi, bu oylamanın bitimine çok kısa süre kala devreye girdi ve fiilen DAO’nun söz konusu varlıkları hareket ettirmesini engelledi. Topluluk oylamaya devam etse bile, fonların taşınması halinde ‘mahkemeye itaatsizlik (court contempt)’ riskinin doğacağı değerlendiriliyor. Aave, bu gecikmenin artık yalnızca prosedürel bir aksaklık değil, aynı zamanda varlıkların piyasa değerine ve DeFi ekosisteminin genel güvenine zarar veren bir unsur haline geldiğini vurguluyor.

Mahkemeye sunulan belgelerde Aave, dondurmanın uzun sürmesi halinde daha geniş DeFi piyasasında da zincirleme sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Diğer platformlarda teminat olarak kullanılan bu tür varlıklar geri alınamazsa, bazı kullanıcıların yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği ve zorunlu tasfiyelerle karşılaşabileceği ifade edildi. *Yorum: Bu durum, tekil bir hack vakasının, çok katmanlı DeFi protokollerine nasıl sistemik risk yaratabildiğini gösteriyor.* Sonuç olarak, Kelp DAO mağdurlarının tazmini meselesi, DeFi’de hack’lenen varlıkların mülkiyeti ve hukuki öncelik sıralamasının nasıl belirleneceğine dair bir tür ‘ilk ciddi sınav’a dönüşmüş durumda.

Justin Horrow LLP’nin, Kuzey Kore bağlantılı hack iddialarını temel alarak varlık dondurma hamlesi yapması ise yeni değil. Büro, 2023’teki Heco Bridge hack’i ve 2025’teki Bybit hack’i sonrasında da benzer girişimlerde bulunarak, Kuzey Koreli hackerlarla ilişkili olduğu öne sürülen dondurulmuş kripto varlıkların, doğrudan o platformların kullanıcılarına değil, kendi müvekkillerine aktarılması gerektiğini savundu. *Yorum: Eğer mahkeme bu argümanları kabul ederse, ulus-devlet kaynaklı olduğu iddia edilen saldırılarda, küresel kullanıcılar ile devlet destekli tazminat talep eden alacaklılar arasında yeni bir çatışma alanı oluşabilir.*

Bugünkü dava, sadece bir ‘varlık dondurma’ çekişmesi olmaktan çıkmış durumda. DeFi ekosisteminde, hack mağdurlarının zararlarının nasıl telafi edileceği ile harici alacaklıların (örneğin devlet kararıyla tazminat hakkı elde etmiş kişiler veya kurumlar) iddiaları çakıştığında, hangi ilkenin öncelikli olacağına dair önemli bir örnek oluşturabilir. Son tahlilde, 30.766 Ethereum(ETH)’un kimin elinde kalacağına New York mahkemesi karar verecek ve bu karar, benzer davalar için de uzun süre referans noktası olarak anılabilir.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1