에이브(AAVE), 71 Milyon Dolarlık ETH İçin ABD Mahkemesinden Bloke Kaldırma Talep Etti… DeFi’de Mülkiyet Tartışması Büyüyor
DeFi protokolü ‘Aave(AAVE)’, yaklaşık ‘71 milyon dolar’ değerindeki dondurulmuş Ethereum(ETH) varlıklarının serbest bırakılması için ABD’de mahkemeye acil başvuru yaptı. ‘Hacklenmiş varlıkların iadesi’ süreci, bir yandan ‘mağdur koruması’, diğer yandan ‘harici alacaklı hakları’ ile çakışınca, DeFi fonlarının gerçek sahibinin kim olduğu sorusu daha sert biçimde gündeme geldi.
13’ünde (yerel saatle), yabancı basında yer alan haberlere göre Aave, ABD New York Güney Bölge Mahkemesi’ne başvurarak Arbitrum(ARB) üzerinde uygulanan dondurma kararının iptalini talep etti. Söz konusu fonlar, KelpDAO ile bağlantılı bir ‘exploit’ olayının ardından Arbitrum güvenlik komitesinin 20 Nisan’da toplam ‘37.766 ETH’yi’ bloke etmesiyle gündeme gelmişti. O dönem bu adım, ‘çalınan varlıkların başarıyla geri alınması’ olarak değerlendirilmişti. Ancak 1 Mayıs’ta ABD’de terör bağlantılı saldırı mağduru ailelerin avukatları sürece dahil olunca tablo tamamen değişti.
Bu hukuk ekibi, fonların Kuzey Kore bağlantılı ‘Lazarus Group’ hack faaliyetleriyle ilişkili olduğunu öne sürüyor ve dondurulan kriptonun ‘devlet varlığı’ gibi değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Böylece bu varlıkların, daha önce tahsil edilememiş ‘877 milyon dolarlık’ mahkeme kararının icrasında kullanılması talep ediliyor. ‘yorum: Burada temel çatışma, aynı kaynağa yönelik iki farklı hak iddiasının – hack mağduru kullanıcılar ve terör mağdurlarının tazminat alacakları – karşı karşıya gelmesi.’ Sonuç olarak dosya, ‘hack sonucu kaybolan kullanıcı fonları mı’, yoksa ‘ABD mahkemelerinin tanıdığı diğer alacaklar mı’ önceliklidir sorusuna dönmüş durumda.
Aave, mahkemeye sunduğu 29 sayfalık dilekçede üç temel talep sıraladı: Dondurma kararının kaldırılması, acil duruşma yapılması ve eğer blokaj devam edecekse en az ‘300 milyon dolar’ tutarında nakit teminat şartı getirilmesi. Şirket, bu teminat talebiyle, ‘blokaj uzarsa kullanıcı zararının katlanarak artacağı’ mesajını net vermek istiyor. Aave’nin kurucusu Stani Kulechov, “kelime ‘Hırsız çaldığı mala sahip olamaz’ kelime, bu fonlar mağdur kullanıcılara geri dönmeli” diyerek, DeFi tarafının pozisyonunu özetledi.
Bu dosya, yalnızca taraflar arasındaki bir hukuk çekişmesi değil, aynı zamanda tüm DeFi sektörü için ‘geri alma ve dağıtım’ prensiplerini şekillendirebilecek emsal niteliğinde görülüyor. Bazı platformlar, ‘DeFi United’ benzeri toparlanma mekanizmalarıyla ‘mağdur öncelikli dağıtım’ modelini savunurken, diğer yandan ‘mevcut yargı kararlarının ve devlet destekli alacakların üst sırada yer alması gerektiği’ yönünde yorumlar da güç kazanıyor. Eğer Aave bu davadan lehine bir sonuç alırsa, hacklenen kripto varlıkların ‘önce kullanıcıya iadesi’ ilkesinin küresel DeFi ekosisteminde daha fazla kabul görmesi ve gelecekteki siber saldırı vakalarında standart haline gelmesi bekleniyor.
Yorum 0