ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası(Digital Asset Market Clarity Act) taslağını kamuoyuna açıklayarak ülkenin ‘kripto para’ düzenlemelerine dair en net çerçeveyi ilk kez ortaya koydu. Taslak metin, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) için kalıcı ‘menkul kıymet değil’ statüsü tanımlarken, ‘staking’ yapısına açık koruma getiriyor ve bankaların ‘kripto varlık’ hizmetlerine girişini ciddi ölçüde kolaylaştırıyor.
13’ünde (yerel saatle), CoinDesk’e göre ABD Senatosu Bankacılık Komitesi 309 sayfalık taslak metni salı sabahı yayımladı. Senatörler çarşamba mesai bitimine kadar değişiklik önergelerini sunabilecek. Taslağın komiteden geçip geçmeyeceğini belirleyecek ‘markup’ oylaması ise perşembe günü saat 10.30’da (ABD doğu saatiyle) yapılacak.
Taslağın en kritik bölümü, başlıca ‘kripto para’ların hukuki statüsünün netleştirilmesi oldu. 1 Ocak 2026 itibarıyla spot borsa yatırım ürünü(ETP) olarak listelenen token’lar, kalıcı şekilde ‘menkul kıymet olmayan’ varlıklar olarak sınıflandırılacak. Bu düzenleme ile Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH), ileride ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ya da Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) yönetiminde yaşanabilecek değişimlerden bağımsız biçimde, ‘menkul kıymet’ kategorisine geri taşınamayacak. Uzun süredir sektörün talep ettiği ‘düzenleyici netlik’, ilk kez yasa metninin içine doğrudan yazılmış oldu. ‘Kripto varlık’ piyasası şimdiye kadar her bir token’ın ayrı ayrı ‘menkul kıymet’ sayılıp sayılmayacağı belirsizliğiyle boğuşurken, bu taslak ilgili tartışmanın önemli bölümünü kesmeyi hedefliyor.
‘Staking’ faaliyetleri de taslakta ayrı bir koruma alanına alınmış durumda. Kişilerin kendi varlıklarıyla direkt katıldığı ‘staking’, üçüncü taraf node operatörleri üzerinden yürütülen ‘non-custodial’ modeller, likit staking çözümleri ve borsaların sunduğu ‘custodial staking’ hizmetleri, taslakta idari ve operasyonel faaliyet olarak tanımlanıyor. Böylece bu yapılar, doğrudan ‘menkul kıymet’ testinin alanı dışına itilmiş oluyor. Token’lara bağlı yönetişim(governance) haklarının da tek başına bu ‘menkul kıymet değil’ statüsünü bozmasına izin verilmiyor.
Bankacılık tarafında ise giriş bariyerleri belirgin şekilde aşağı çekiliyor. Taslağın 401’inci bölümü; ulusal bankaların, eyalet bankalarının ve kredi birliklerinin, ek bir ön onaya ihtiyaç duymadan ‘dijital varlık’ saklama, staking, kredi verme, ödeme hizmetleri, piyasa yapıcılığı ve aracılık/ihraç (underwriting) faaliyetleri yürütebilmesinin önünü açıyor. Bu madde, ABD finans sektörü ile ‘kripto varlık’ ekosistemi arasındaki kurumsal köprünün çok daha hızlı kurulabileceği ‘kelime’ gelişme olarak öne çıkıyor.
Taslak, en hassas başlıklardan biri olan ‘stablecoin’ gelir modellerinde ise sert bir çizgi çekiyor. Borsaların ve platformların, sadece stablecoin bakiyesi tutan kullanıcılara faiz ya da getiri sunması yasaklanıyor. Banka mevduatına ekonomik olarak benzeyen ödüller de yine bu kapsamda yasaklar listesinde. Buna karşılık, staking gelirleri, yönetişim süreçlerine katılım teşvikleri, ödül programları ve platform kullanımına doğrudan bağlı teşvikler taslakta korunuyor. ‘Yorum’ Bu yapı, bankaların uzun süredir dile getirdiği “mevduat ikamesi” ürünlerin sınırlandırılması talebi ile, kripto platformlarının kullanım ve katılım temelli ödüllerini ayıran bir orta yol arayışı olarak yorumlanabilir. ‘yorum’ Mevcut durumda stablecoin bakiyelerine getiri sunan büyük borsaların ise iş modellerini buna göre yeniden şekillendirmesi gerekecek.
Önümüzdeki süreçte senatörler çarşamba gününe kadar değişiklik tekliflerini sunacak, perşembe yapılacak ‘markup’ oturumunda ise tasarının Komite’den geçip geçmeyeceği netleşecek. Ardından tasarı Senato Genel Kurulu’ndaki oylamaya, sonrasında ise Temsilciler Meclisi ile uzlaşma sürecine taşınacak. Nihai metnin yürürlüğe girmesi için son aşamada Başkan Trump’ın imzası gerekecek. Beyaz Saray, 4 Temmuz öncesinde son imza sürecini tamamlamayı hedefliyor.
Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası taslağı, bugüne kadar ABD’nin ‘kripto para’ regülasyonlarının hangi yöne evrileceğini en somut biçimde ortaya koyan belge olarak öne çıkıyor. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) için kalıcı hukuki zemin, ‘staking’ modellerine koruma, bankalara geniş kapsamlı ‘kripto varlık’ faaliyeti izni ve ‘stablecoin’ getirilerine yönelik katı sınırlamalar aynı metinde birleşirken, piyasa artık ‘düzenleme kolaylığı’ ile ‘ihtiyatlı denetim’in birlikte var olduğu yeni bir çerçeveyle karşı karşıya kalmış durumda.
Yorum 0